Lice'nin 18 köyünde 5 Mart'ta ilan edilen yasak sürüyor, olup bitenler yeni bir savaş konseptinin uygulandığını gösteriyor
Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı 18 köy kırsalında 5 Mart’ta ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” ve 7 bin civarında asker-polis-korucu ile gerçekleştirilen operasyonlar devam ediyor. Xerabê Bave’de yaşananlardan da bildiğimiz zulüm, 30. kez ilan edilen ‘sokağa çıkma yasağıyla’ şimdi de Lice kırsalında… Katil Ağar’ın gölgesi Soylu’nun basına yansıyan açıklamalarından, bu operasyonların lokal ya da geçici bir çeşit gövde gösterisi olmadığını, kapsamlı bir savaş konseptinin açılan perdesi niteliği taşıdığını anlıyoruz. Tıpkı ‘90’lardaki Çiller-Ağar savaş konseptine benzer stratejik bir süreklilik taşıdıklarını…
Xerabê Bave’yle ilk adımları atılan bu kanlı terör konseptinin o zamanki özel savaş konseptinin güncellenmiş tekrarı olduğu ortada. Nitekim bu konuya dair basına yansıyan ve HDP tarafından Meclis’e taşınan çeşitli bilgiler (‘Üç Hilal Operasyonu’) de bunu doğrulamakta, Çiller-Ağar savaş konseptinin referandum öncesinde Kürt halkını ‘evet’e zorlamak da dahil kapsamlı hedeflerle birlikte en vahşi biçimlerle güncellenerek tekrarlanacağını göstermektedir. Cizre’de bodrumlarda diri diri insan yakmak gibi pratiklerle birleşip güncelleneceğini…
7 bin jandarma, 600 özel harekat polisi, 559 korucu ile başlayan operasyonlarla ilgili burjuva medya her gün ölüm bilançolarını yeniliyor. Bu bilanço bugün 70 olarak açıklandı. Bu arada ‘sokağa çıkma yasağı’ ilan edilen 18 köyde ne olup bittiğine dair sağlıklı haber almak da mümkün değil. Çünkü bölge kırsalında PKK gerillalarına karşı yürütüldüğü söylenen operasyon kapsamında havadan yapılan bombardımanlar nedeniyle elektrik hatları kesildiği için internet ve telefon bağlantısı sağlanamıyor. Köylerde yaşayan halkın dışarıya çıkması engellenirken, geçtiğimiz günlerde bölgeye gitmek isteyen HDP-DBP heyetinin girişine de izin verilmemişti. Bu tutum bile buralarda nasıl bir vahşetin estirildiğinin anlaşılması açısından kafidir…
Süleyman Soylu 9 Mart gecesi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ile birlikte operasyonun yönetildiği karakola geçerek “kararlılıklarının” altını çizecek bir gösteri yapmıştı. Aynı gece Diyarbakır’dan ayrılan Soylu ertesi sabah Aydın’da katıldığı bir toplantıda tehdit üzerine tehdit yağdırmış, tarihsel gericilik birikiminin gönlünü hoş edecek kanlı vaatlerde bulunmuştu: “Bunları buradan silmeye kararlıyız ama daha yeni başladık. Hele önümüzdeki günlerde olanları duydukça başta şehit ailelerimiz olmak üzere bu millete, bu ülkeye zarar verenlerden şu gönlü daralan, sıkışan bütün milletimiz büyük ama büyük bir ferahlık duyacaktır. Kararlıyız, kararlılığımıza aynı şekilde devam edeceğiz."
Ardı ardına yaşanan bu gelişmeler İMP News haber sitesinden Yavuz Özcan’ın haberleştirdiği operasyon genelgesinin hayata geçirildiğini getirmektedir.
9 Mart’ta yayınlanan o haberde İçişleri Bakanlığı’nın 81 ilin valisine referandum içerikli bir genelge gönderdiği, bölgedeki 16 ilin valisine ise Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla bir operasyon genelgesi yollandığı belirtiliyordu.
Deneyimli bir gazetecinin ulaştığı belirtilen o genelgede PKK'nin özellikle 16 ildeki kampları ve gruplarının ‘3 Hilal Operasyonu’yla yok edilmesi, PKK’ye yardım ve yataklık eden kim varsa gözaltına alınarak, mal ve mülklerine el konulmasına hız verilmesi talimatı veriliyor, Bolu, Isparta ve Kayseri’den gönderilmiş olan özel komando birliklerine korucu ve özel timlerin katılacağı vurgulanıyordu.
İlk olarak operasyonların Diyarbakır bölgesi, Dersim, Elazığ’ın bazı ilçeleri ve Bingöl’ün Kiğı ile Karlıova bölgelerinde binlerce askerle başlatılmasının istendiği ifade ediliyordu.
Genelgede, yürütülecek operasyonlarla ilgili kullanılan “5 bin güvenlik gücümüzü feda etmek gerekirse edeceğiz ve terörü söküp atacağız” ifadesine yer verildiğine dikkat çekiliyor ve tedbirler bahsinde şunların söylendiği belirtiliyordu:
- 16 ilde terör örgütü PKK ve yandaşlarına yönelik olarak başlatılacak askeri operasyonlara, dışardan yollanan operasyon birimlerine yerel birimler her türlü kolaylığı sağlayacak, belirlenen yerleşim birimlerinde giriş ve çıkışlar kapatılarak terör örgütüyle olan tüm bağlantılar kontrol altına alınacak, bu sürenin operasyon yapan birliklerin tasarrufunda olacaktır.
- Önceden belirlenen hedefler ayırım yapılmaksızın imha edilecek, lojistik destek sağlayan, haber taşıyan, kuryelik yapan ve operasyon güçlerine yardımda isteksiz davranan unsurlar gözetim altına alınacak, operasyon bölgesinde psikolojik üstünlük sağlanmak için bütün imkanlar kullanılacak ve operasyon bölgelerinde terör örgütünün bir daha yerleşmemesi için bütün tedbirler alınacak.
- Güvenlik güçlerine yardım etmede tereddüt gösterenler daha önce haklarında bilgi sahibi olunanlar, çocukları, yakınları terör örgütü içinde olanlar, terör örgütünün taşeronu olan mevcut partinin destekçileri arasında bulunanlara özel bir özen gösterilmesi.
- Diyarbakır ve Tunceli illerimizde ve Elazığ ve Bingöl illerimizin kesiştiği alanlarda dahil olmak üzere terör örgütünün hiç bir ferdi bir başka alana geçemeyecek ve kaçamayacak şekilde 3 hilal operasyonunun gerektiği şekilde ifa edilmesine, Mart ayı itibarıyla dağlarda bulunan tonlarca karın hava unsurlarıyla atılacak ses bombalarıyla düşmesi sağlanarak boğaz ve kaçış noktalarının kapatılmasına azami özen gösterilmesine.
- Yol kontrol uygulamaları ve istihbari çalışmalara yerel halkın katılmasını sağlamada gereken azami özenin gösterilmesine, terör örgütünün lojistik destek almaması için yapılan planlamalarda yerleşkelerin kuşatılması ve denetlenmesi, ilçe yollarının tümünün belli aralıklarla kapatılması ve geçişlerin kontrollü yapılmasına, yapılan alış ve verişlerin aile fertlerinin sayıları ve kaç günlük olduklarıyla uyumlu olmalarına dikkat edilmesi.
- Enerji dağıtım merkezleri, petrol ve doğalgaz boru hatları öncelikli olarak korunacak. Korucu ve gönüllü koruculardan azami şekilde faydalanılacak ve onların alan tanıma kabiliyetlerinden yararlanılacak.
- Siyasi parti binaları, belediye binaları, umumi meydanlarda vatandaşların toplu olarak bulunmasına, güvenlik personelini engelleme, zorluk çıkartma durumlarına kesinlikle izin verilmeyecek.
- Baskı yoluyla seçmenin kararını değiştirme, engelleme, oy sandıklarını kaçırma ya da yakma gibi faaliyetlere karşı tedbirler üst seviyede alınacak.
- Korucularımız bu operasyonlar boyunca ek bir tazminat alacaklar. Harcırah konusunda korucular da, jandarma ve polisle aynı şekilde ek tazminat alacaklar.
- Korucuların artık silah için harç ödemeyeceklerini ve kesintilerin de bir kararname ile kaldırıldığını, alacakları ek ödemelerle operasyonlarda daha yüksek başarı gösterecekleri ve operasyonlara bunun yansıyacağını beklemekteyiz.
- Operasyonlara katılacak tüm personelin hiç kimseye merhamet duygusu ile yaklaşmaması, gereken şeyin anında yapılması gerektiği bilinciyle hareket etmeleri zaruri bir meseledir.
- Teröristlerin tümden yok edilmesini hedefleyen bu operasyonlar kapsamında yerel kanaat önderleri ve aşiret liderlerinin sunacakları olanak ve desteklerin de en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilinmeli ki terör örgütünün bertaraf edilmesi artık ülke için hayati bir meseledir ve bu uğurda 5 bin güvenlik gücümüzü feda etmek gerekirse edeceğiz ve terörü söküp atacağız.
- Sığınakları, ilişkileri, yardım ve yataklık edenleri bu operasyonlarla söküp atmak siz kahraman evlatlarımızın üstün moral gücü ile yapacağınızı, ülkenin bekası için bunun bu kez başarılması gerektiğini sizlerde biliyorsunuz. Devletiniz her konuda tereddütsüz yanınızda ve arkanızda olduğunun bilinci ve kararlılığıyla tüm personelin harekat edeceğine olan güvenimiz tamdır.