Emaar Square’de 5. gün taleplerini kararlı duruşlarıyla kabul ettirerek kazanan işçilerle konuştuk
Emaar Square’de 5 gün süren ve beşinci gün taleplerini kararlı duruşlarıyla kabul ettirerek direnişi kazanımla bitiren İnşaat-İş üyesi işçilerle direniş öncesi süreç üzerine konuştuk. İşçilerin çoğunun İnşaat-İş Sendikası'na direniş sürecinde üye olduklarını öğrendik. Direnişten önce bu dayanışmanın nasıl oluştuğunu, neler yaşadıklarını ve sendikayla nasıl iletişim kurduklarını sorduk.
Alınteri: Beş gündür birlikteyiz. Direnişi kazanımla bitirdiniz. Ne hissediyorsunuz?
Emaar direnişçisi: Öncelikle mutluyuz. Burada bu kazanımla diğer inşaat işçilerine örnek olduğumuzu düşünüyoruz. Ayrıca bizi çok önemsemeyen patronlara da öyle kolay kolay hakkımızı gasp ettirmeyeceğimizi gösterdiğimizi sanıyoruz. Bundan sonra senin hakkın bu kadar derken bin kere düşünmeleri gerekecek. Bu açıdan çok mutluyuz.
Alınteri: Bize biraz direniş öncesi süreci anlatır mısınız? Bu dayanışmayı nasıl sağladınız? Sizi bir araya getiren neydi?
Emaar direnişçisi: Emaar’da işler bitmek üzere biliyorsunuz. Çalışan işçi sayısı da gittikçe azalıyor. Çünkü parça parça işten çıkarmalar başladı. Bizim çalıştığımız bölümde de işler nerdeyse bitmek üzere en fazla belki bir iki ay daha çalışabiliriz. Bizden de işten çıkarmaların başlayacağını birkaç aydır kendi aramızda konuşuyorduk. Ama hakkımızın kalmasını da istemiyorduk. Eğer birkaçımızı çıkarmaya kalkarlarsa hiçbirimiz çalışmama kararı almıştık.
Önce 10 kişi sonra 20 daha sonra bu sayı 40 kişiye kadar çıktı. Ama dikkatli olmalıydık. Taşeron bunu anlamamalıydı. On gün önce aramızdan iki kişiyi kısa süre içinde işten çıkaracaklarını anladık. Ama kimler olacağını çok kestiremiyorduk. O nedenle önceden konuştuğumuz gibi işten çıkarılacak olan arkadaşı kimler kesinlikle sahiplenecek onu netleştirmek için isim isim liste hazırladık. Biz liste hazırlamaya başladığımızda taşeron gelip işlerin azaldığını birkaç kişiyi işten çıkarmaları gerektiğini söyledi. Hiç sesimizi çıkarmadık. Ne zaman çıkaracaklarını ise hala söylemiyorlardı. Biz liste hazırlamaya devam ettik. Sonunda liste tam olarak kırk kişiyi buldu.
Bir iki gün sonra gelip aramızdan bize öncülük yapan iki arkadaşı işten çıkardıklarını diğer arkadaşların ise iş bakmalarını, iş bulmakta zorlanacak olanları bir hafta daha idare edebileceklerini söylediler. Biz o zaman anladık ki ihbar tazminatı vermemek için bunu yapıyorlar. İşten çıkarılacağı belli olan arkadaşlardan biri, “Kaç senedir çalışıyoruz, bizim haklarımız ne olacak” deyince o arkadaşa, “Sen dışarı çık, milletin aklını bulandırma dedi. Arkadaş dışarı çıktı.
Yanımdaki arkadaş 'ne yapacağız' diye sordu. Ben de, “Biz arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız. Onu dışarı çıkarıyorsa biz de çıkacağız” dedim, dışarı çıkarılan arkadaşın yanına gittik. Bize, “İşinizin başına gidin” denilmesine rağmen dinlemedik. O gün öyle geçti. Biz şuna kanaat getirmiştik. Bizim hiçbir şey düşünemeyeceğimizi ve ihbar, kıdem tazminatlarımızı gerçek ücretlerimiz üzerinden almak için çaba göstermeyeceğimizi düşündüler ama nasıl bir belaya çattıklarını da ertesi sabah anladılar.
Alınteri: Nasıl yani, ne yaptınız ki?
Emaar direnişçisi: Biz bunları konuşur liste hazırlarken bir arkadaşımız İnşaat-İş Sendikası’ndan bahsetti, listeleri hazırladığımızda sendikayla iletişime geçip durumu anlattık. İki arkadaşımızı işten çıkaracaklarını ve 35 arkadaşın sabah listeyi içeriye vererek iş bırakacağımızı söyledik. “Bu arkadaşlarımıza sahip çıkmazsak bizde hiçbir hakkımızı alamayacağımızı biliyoruz. Sendikanın da yanımızda olmasını istiyoruz” dedik. Ertesi sabah, yani direnişin birinci günü sabah saat 07:00’de sendika temsilcileri şantiye önüne geldiler. Biz saat 07:30’da, işe başlayacağımız saatte listeyi verip sendikadan arkadaşların yanına hep birlikte çıktık. Ve direniş böylece başladı.

Alınteri: Bu beş gün içinde direnişten ayrılan arkadaşlarınız oldu mu? Ayrılan arkadaşlarınız olduğunda ne hissettiniz?
Emaar direnişçisi: Direnişe 40 arkadaşla başladık. Çok temkinli konuştuğum iki arkadaş vardı aynı koğuşta kaldığımız. O arkadaşlar direnişin ilk iki günü bizimle birlikte direnişe katıldılar. Pazar günü tatil, burada kimse olmazdı o nedenle direşe çıkmadık. Pazartesi sabah direnişe devam ettik. O iki arkadaş Pazartesi öğlene kadar buradaydılar. Bir baktık öğleden sonra yoklar. Sonra öğrendik ki çalışıyorlar. Telefon ettim; “Siz bize ihanet ettiniz, bizi, buradaki tüm arkadaşları sattınız. Sizinle artık arkadaş falan değilim” dedim. Çünkü bu küçük de olsa bir kırılmaydı ve arkasının gelmesinden çok endişelendim. Şükür ki öyle bir şey olmadı.
Sonra arkadaşlar araya girdi. Barıştık ama öylesine... eskisi gibi olmayacak arkadaşlığımız. Selam selam o kadar. Zaten patronlar hakkımızı vermek istemiyorlar bir de o arkadaşlarımızın onların ekmeğine yağ sürmesi affedilir bir şey değil. Bundan sonra hakkını aramak için nasıl yüzü olacak. Patronlar bile bu durumu kendisine karşı kullanacaklar, bundan eminim.
Alınteri: Bildiğim kadarıyla birçok işçi arkadaş direniş süreci içinde sendikaya üye oldu. Hatta direnişte olmayan işçiler bile üye olmak için geliyorlar. Bu konuda ne söyleyebilirsiniz?
Emaar direnişçisi: Direnişe başlamadan önce aramızda sendikayı bilen ve üye olan arkadaşımız azdı ama direniş başladıktan sonra İnşaat-İş Sendikası'nın gerçekten işçi sendikası olduğunu gördük. Bize “Şunu yapacağız” demiyorlar. Bizimle konuşuyorlar, bizim görüşlerimizi alıyorlar, bizim kararlarımızı önemsiyorlar, bizim aldığımız kararlar yanlış ise neden yanlış olduğunu bazen defalarca anlatıyorlar. Neyi, ne kadar, nasıl yaparsak daha iyi olacağını söylüyorlar ama sonuçta kararı bize bırakıyorlar.
Görüşmelere hiç işçi temsilcisi olmadan girmediler. Görüşmelerde ne konuşulduysa bize aktarıp “Kararı birlikte vereceğiz” dediler. Başka büyük sendikalara baktığımızda böyle sendika kalmadı, göremiyoruz açıkçası. Bu nedenle hem direnişteki arkadaşlar hem de direnişte olmayan birçok işçi arkadaşımız bu süreç içinde sendikaya üye olmak istediğini söyledi ve üye oldu. Çünkü hiçbir çıkar gözetmeden bize sahip çıktılar. Hakkımızı almak için bizimle, hatta bizden çok mücadele ettiler. Açıkçası İnşaat-İş Sendikası olmasaydı biz hakkımızı alamazdık. İnşaat-İş Sendikası'na bütün arkadaşlarım adına teşekkür ederiz.
Alınteri: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Emaar direnişçisi: Size de çok teşekkür ederiz. Bizim yanımızda olup destek verdiğiniz için... Ayrıca tüm inşaat işçisi arkadaşlarım şunu bu direniş sayesinde gördü. Biz istersek, birlikte olursak, hakkımızı aramakta kararlı olursak her şeyi başarabiliriz. Bu direniş sürecinde bizi sendikadan uzaklaştırmak için çok uğraştılar. Ama başaramadılar. İnşaat işçisi arkadaşlara İnşaat İşçileri Sendikası'na üye olmaları çağrısını yapıyorum. Çünkü bu şantiyede iş biter başka bir şantiyede çalışırız. Başka şantiyelerde de burada olduğu gibi birçok sorun ve hak gaspıyla karşılaşacağız. Hakkımızı sendikayla birlikte aradığımızda daha güçlü oluyoruz. Bunu bilmelerini ve İnşaat İşçileri Sendikası'na üye olmaları tavsiye ediyorum.