Mahkeme sayısız 'tehlike' saydığı kararıyla Akbank greviyle ilgili duyuruları, ilan ve haberleri yasakladı
Alışık olduğumuz “milli güvenliği bozucu” ya da “genel sağlığa zararlı” grev yasağı gerekçelerine “ekonomik ve finansal istikrarı bozucu” gibi yeni bir gerekçe eklenerek yasaklanan Akbank grevi, bu sefer de sendikanın konuya dair yapacağı tüm basın duyurularına, ilanlarına ve yapılacak haberlere mahkeme yasağı getirilerek tam bir ablukaya alındı.
Grevlerle gündeme gelmesine ender rastlanan bankacılık sektöründe Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BANKSİS) ile patron arasında süren Toplu İş Sözleşmesi sürecinde anlaşma sağlanamayınca bazı işyerlerine 20 Mart’ta grev kararı asılmıştı. Karar alınır alınmaz hükümetin hızla yasakladığı grev, esasında bankacılık sektöründe yaşanan yıldırıcı performans baskısına, keyfi işten atmalara karşı gelişecek bir çığlığı ifade ediyordu. Fakat Bakanlar Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin 2007’de ekonomik nedenlerle bankacılık sektöründe grevin yasaklanamayacağına ilişkin aldığı karara rağmen OHAL’in verdiği KHK yetkileri ve keyfiliğiyle böyle bir karar çıkarabildi.
Dahası sadece grev ertelemekle kalınmadı. Burjuva mahkemeler, aynı zamanda BANKSİS’in 2 Mart’ta bankadaki çalışma koşullarını anlattığı tam sayfa ilanlarına karşı açılan davada aldıkları kararlarla da emekçileri kelimenin gerçek anlamıyla soluksuz bırakma yoluna gitti. Bu ilanlara karşı açılan davalardan çıkan karar ve kararın gerekçeleri, burjuvazinin çıkarları söz konusu olunca burjuva devletin tüm kurumlarıyla nasıl bir koordinasyon içinde çalıştığının açık ifadesi oldu.

BANKSİS’in 2 Mart’ta Sabah gazetesine verdiği tam sayfa ilan üzerine Akbank, aynı gün İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurdu.
Mahkeme, ‘ilanın içeriğinde grev kararı sürecinin devam ettiği, ilgili bankanın kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu ve itibarını olumsuz olarak etkilendiğine dair herhangi bir delil ve emare bulunmadığı’ gerekçesiyle başvuruyu 17 Mart’ta reddetti.
20 Mart’ta Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla grev yasaklandı.
Bunun üzerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 22 Mart’ta başsavcılığa bir yazı göndererek ‘grev sürecinin yatırımcı nezdinde dikkate alındığını ve BANKSİS tarafından yapılan ve yapılabilecek kamuoyu açıklamalarının bankanın mali durumunu etkileyebilecek önemli bir olay olarak görüldüğünü, söz konusu ilanın müşteriler nezdinde etkilerinin olabileceğini, Bankacılık Kanunu’nun 74’üncü maddesinde tehlike suçu unsuru olarak düzenlenen ‘itibarın zedelenmesi’ suçunun maddi unsurunun ortaya çıktığını’ iddia etti.
Yazıda, bakanlar kurulunun grevi erteleme kararı aldığı da hatırlatıldı.
İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, Akbank avukatlarının, ilanın ‘bankanın itibarını zedelemeye, servet ve şöhretine zarar vermeyi hedef almış asılsız haber niteliğinde olduğu’ iddiasını kabul etti.
Mahkeme, sendikanın, grev kararıyla ilgili basın yoluyla duyuru yapması ya da ilan vermesini yasakladı.
Kararda, basına da haber yasağı getirildi:
Başkalarının şöhret ve haklarını, toplum sağlığını, milli güvenlik kamu düzeni ve kamu güvenliğini, toprak bütünlüğünün korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacı ile soruşturma tamamlanıncaya kadar soruşturma dosyası kapsamı hakkında yazılı, görsel ve internet medyasında, sosyal medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayın yapılmasının yasaklanması (…)
Karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu’nca bugün gazetelere gönderilen yazıyla duyuruldu.