“Yaşam bizim, biz varız!”

GÜNCEL
Pazar, 16 Ekim 2005 (20 yıl 10 ay önce)

Küreselleşme karşıtı hareket bu kez Cenevre’de buluştu. 15 Ekim günü, Dünya Ticaret Örgütü’nde toplantı yapıldığı sırada gerçekleşen yürüyüş, Birleşmiş Milletler binası önünde başladı.

Cenevre’nin merkezi caddelerinden geçen yürüyüşçüler büyük bir ilgiyle karşılandı. Yürüyüş, yol boyunca yeni katılımlarla 3 saat sürdü. Final bölümünde ise tüm katılımcı örgütlülükler birer konuşma gerçekleştirdi. Kore, Arjantin, İtalyan ve Fransız gruplar adına konuşma yapan eylemciler, “Daha fazla güç toplamalıyız, biz bugün burada az olabiliriz. Ama çoğalabiliriz” “Sizi istemiyoruz, bunu bilin!” sloganını attıran Koreli eylemci kitlede büyük bir coşku yarattı. Yürüyüş boyunca döviz ve pankartları; “Tarımdan ve hayatımızdan elinizi çekin, biz yok olduğumuz için siz büyüyorsunuz, yaşam bizim, biz varız, küreselleşmeye hayır, kimyasal tarıma son!” sloganları süslemişti.

Almanya, İngiltere, İtalya başta olmak üzere küreselleşme karşıtı hareketin güçlü olduğu ülkelerden bir katılım olmadı. İtalya iki sendika temsilcisiyle eylemde yer aldı. Fransa’dan ATTAC ağırlıklı olarak katılmıştı. Solidaires Sendikası ve Komünist Parti’den gençler vardı. Türkiye’den sadece TİKB “Ya Barbarlık Ya Sosyalizm - TİKB” pankartı ve bayrağıyla yürüyüşte yerini almıştı. Fransız Komünist Partisi’nden gençler bir süre TİKB pankartını tutarak yürüdüler. Fransa’dan Lyon ve Marseilles bölgesinden gelen küreselleşme karşıtları da TİKB pankartına büyük bir ilgi gösterdiler. TİKB kortejini ziyaret eden eylemciler, TİKB’nin yasal olup olmadığını, ML bir çizgiye sahip olup olmadığı ve silahlı mücadeleyi seçip seçmediği konusunda bilgi edinmek istediler. Bu bilgilenmenin ardından pankartın arkasına geçtiler.

Cenevre daha 4 gün boyunca Küreselleşme Karşıtlarını misafir edecek. 4 gün boyunca önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan Dünya Sosyal Forumu’nun içeriği ve Küreselleşme karşıtı hareketin sorunları yapılacak toplantılarda tartışılacak. 19 Ekim günü bir yürüyüşle toplantılar sonlandırılacak.

2 bin 500 kişinin katıldığı eylem bir önceki eylemlere rağmen katılım olarak düşüktü. Avrupa genelindeki birçok sosyal örgütlülüğün imzasını taşıyan eylemde ağırlığı ATTAC oluşturuyordu. Eylemin yaygın duyurusunun yapılmaması, imzacı olan örgütlülüklerin gücünü taşıma konusunda yeterli bir çaba içerisinde olmadığı açıktı. Bunun asıl nedeni ise DTÖ’nün toplantılarına endeksli yürüyüşlerin hedefsizliği ve bu hareketin “Başka bir dünya”nın nasıl oluşturulacağına dair geleceksizliğinin de büyük bir etkisinin olduğu açık.