TDİ yaptığı basın açıklamasında hapishanelerdeki baskı ve işkence politikalarına, yayın yasaklarına dikkat çekti
Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), hapishanelerde uygulanan tecrit, baskı ve işkence politikalarının; kitap ve yayınların verilmemesiyle birleşerek katmerlendiğine dikkat çekmek için İHD İstanbul Şubesi’nde bir basın toplantısı düzenledi.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra baskı ve şiddetin, keyfi hak gasplarının, disiplin cezaları ve sürgün politikalarının daha da tırmandığını vurgulayan TDİ, bunlara sessiz kalmayacağını belirtti.
TDİ, siyasi tutsaklara uygulanan kitap ve yayın yasaklarına dikkat çekerek, kamuoyunu hapishanelerde yaşananlar karşısında duyarlılık göstermeye davet etti.
Saat 12:00’de gerçekleşen basın toplantısında TDİ adına Şafak Özer’in okuduğu basın açıklamasında hapishanelerin dün olduğu gibi bugün de devletin açık yüzü oldukları belirtilerek, OHAL ve KHK’larla işkencehanelere dönüştürüldüğü ifade edildi.
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
Havalandırmaların üstlerine tel çekilmesi, sohbet ve görüş saatlerinin kısaltılması, hatta bazı hapishanelerde sohbet ve görüşlerin tamamen kaldırılması açık tecrit politikalarıdır. F Tipi Hapishanelerin kendisi açık tecrit amaçlı olmalarına rağmen, tecrit içinde yeni tecrit uygulamaları güncel hale getirilmiştir.
Birçok uygulamanın yanı sıra kitap alımları ya yasaklanmış ya da sınırlandırılmıştır. Biz aileleri, arkadaşları olarak hapishanelere görüşlerde kitap yatırmak istediğimizde kabul edilmiyor. Keza koli ile kitap gönderdiğimizde koliler iade ediliyor. Özgür bilgiye düşman olan iktidar, bu yüzünü hapishanelerde de kitap yasağı getirerek göstermiştir. Bu durum, özgür düşüncenin yaratıcı ve yıkıcı gücünden korkma, toplumun bu güce yönelmesini engelleme gayretidir. Hapishanelerdeki tecrit koşullarının arttırılması, kitap yakmalar ve kitap yasakları tesadüfü bir durum değildir.
Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki zalimler yenildiler ve yine yenilecekler çünkü gücümüzü devrimci düşüncelerden, bu düşüncelerle ortaya çıkan pratiklerden alıyoruz ve sizler bu gücün önünde duramayacaksınız, dünyayı açık hapishanelere dönüştürmeyi sürdüremeyeceksiniz!
Hapishanelerdeki tecrit vicdanlarımıza vurulmuş bir hançerdir. Biz tutsak aileleri ve dostları olarak, içerdeki bu baskıları kabul etmeyeceğiz ve tutsakların sesi olmaya devam edeceğiz. Sistemin baskı ve zulmüne karşı duyarlı her toplumsal kesimi tutsaklarla dayanışmaya çağırıyoruz.
Biliyoruz ki dışarıda ses olmazsak içerdeki ses boğulur, sizleri tutsakların sesine ortak ses olmaya davet ediyoruz.