AKP’nin taşerona kadro vaadi, yılan hikayesine dönmüşken gerek Başbakan gerekse Cumhurbaşkanı esas baklayı ağzından çıkardı
1 Kasım 2015 itibariyle taşeron bünyesinde kamu kuruluşlarında çalışan 750 bin taşeron işçinin kadroya alınacağı vaadinin üzerinden neredeyse 1 buçuk yıl geçti. Bu seçim vaadinin ne anlama geldiğine dair söylenen en somut şey Tayyip Erdoğan’ın son “referandumdan sonra gerçekleşecek kamu reformunu bekleyin” sözleri oldu. Yine bir TV programına katılan Başbakan Binali Yıldırım’ın söylediği, “çok zor ve sıkıntılı bir durum” sözleriyse vaatle planlanan gerçek arasında kalmanın sıkışmışlığı anlatıyordu açıkça. Ne de olsa referandum günlerindeyiz. “Yok yapmayacağız” demek de olmaz, “hemen yapıyoruz” demek de…
Planlanan gerçek Tayyip Erdoğan’ın yukarıya aldığımız sözlerinde özetleniyor. Bahsettiği o “kamu reformunun” nasıl bir şey olduğunu, daha önce defalarca yapılan açıklamalardan biliyoruz. Kamudaki iş güvencesini tümüyle tasfiye etmek, tüm çalışanları sözleşmeli statüsünde toplamak ve performans denilen tırpanı temel ölçüt haline getirmektir bunun özeti.
Gerek Tayyip Erdoğan’ın gerekse Binali Yıldırım’ın ağzından çıkan sözler “taşerona kadro vaadinin aslında iş güvencesine dair son kırıntıların da temizlenerek, tüm çalışanların sözleşmeli hale getirilmesinin basamaklarından biri olarak kullanılacağını açıkça gösteriyor.
Bu gerçeğe tutum almanın ilk basamağının referandumda alınacak tutum olduğunu hatırlatmaya gerek yok…