20:00 Tutuklama talebi reddedildi, duruşma 6 Temmuz 2017 günü saat 10:00’a ertelendi
20:00
Duruşma, müşteki avukatlarının soru ve talepleriyle devam etti. Avukatlar, Berkin’in vurulduğu anlarda o sokakta bulunan işyerlerine de gaz bombası atan polislerin işyeri sahiplerince çekilen görüntülerindeki ekibin 5. Birlik’te yer aldıklarını ve bu görüntülerdeki polislerin de dava kapsamında dinlenmesini talep ettiler. Berkin’in ailesinin mahkemeye sunduğu yeni görüntüler izlendi (Berkin’in vurulduğu anlara ilişkin ve aynı sokakta) ve o görüntülerde katil polis açık yüzüyle görülüyor.
Müşteki avukatları başka taleplerle birlikte sanığın tutuklanmasını, 5. Bilik’teki polislerin dinlenmesini, şüphelendikleri üç polisin kendilerinden gizlenen telsiz kayıtlarının açılmasını istediler.
Verilen aranın ardından mahkeme başkanı tutuklama talebini reddetti ve duruşmaya 6 Temmuz 2017 günü saat 10:00’da devam edilmek üzere ara verdi.
17:45
Duruşmaya SEGBİS’le katılan katil polis peruğu ve gözlüğüyle Ethem yoldaşın katili Ahmet Şahbaz’ı hatırlattı. Hakimin nezaket ve şevkatle sorduğu “Van’da mı burada mı yargılanmak istersin” sorusuna, can güvenliği ve eşinin hamile oluşunu gerekçe göstererek Van’dan, SEGBİS’le katılmak istediğini söyledi. Bu talebi mahkemece itirazsız kabul gördü. Aynı mahkeme, duruşmanın ilerleyen saatlerinde müşteki avukatlarının “olay yeri incelemesi” talebini de “masraf çıkarmayalım” gerekçesiyle reddetti!
Sanık polisin hemen her şeyi reddedip, hatırlamadığını belirtmesinden ibaret olan ifadesinden sonra Berkin’in annesi Gülsüm Elvan konuşmaya başladı. Berkin’in vurulduğu günü anlatan ve emri verenlerin de tetiği çekenlerin de yargılanmasını isteyen anne şunları belirtti:
Kimlik tespitlerinin ardından konuşan anne Gülsüm Elvan, olay gününü şöyle anlattı:
Oğlumun mezuniyet töreni vardı. Alışveriş yaptık. Oğluma kıyafet aldık. Eve geçtik. Oğlum pazara gelmedi. Pazardan döndük, yemek hazırladık. Oğlum 'karnım tok' dedi. Sonra dışarıda yürüyüş olduğunu duyduk, biz de katıldık. Benim ayağım önceden kırık olduğu için hala tam yürüyemiyordum, eve döndüm. Berkin mahalledeydi. Ayağım şişmişti, Berkin bana kızdı. Sakat ayağımla yürüdüğüm için. Polis aniden saldırdı. Molotof atılması, taş, sopa, vesaire yoktu. Polis azdı zaten. İnsanlar daha kalabalıktı. Herkes evine çekilmeye başladı, Okmeydanı'nda. Biz de eve çekildik. Eşim zaten evden hiç çıkmamıştı. Sonra olaylar sakinleşti. Biz yemek sofrasını hazırladık. Ekmek olmadığını fark ettim. Herkes işinde gücündeydi. Berkin koşarak ekmek almaya gitti. Dışarıdan ses geldi ama çok da anlayamadım. Ortada bir olay yoktu. Bir kargaşa olsa, ben oğlumu ekmek almaya gonderir miydim? Zil çaldı, 'Berkin'in kafası kırıldı' dediler. Konduramadım, düştü sandım. Komşum sarıldı ağlamaya başladı. Vurdular yetmiyormuş gibi çocuğumun kurtulma şansını elinden aldılar. Götürmemize izin vermediler. 5 dakika uzaktayken hastaneden, 25 dakikada götürdük hastaneye. Çocuğumu ekmeğe gönderdim, kanını döktüler, çocuğumu bekliyorum ekmeğiyle gelecek diye. Hala gidemiyorum o fırına.
Anne Gülsüm Elvan, Berkin’in diplomasını daha alamadıklarını, bir gün önce mezuniyet için aldıkları kıyafetleri giydiremediğini belirterek “O daha çocuk, çocuk” sözleriyle isyan etti. Berkin’i alanların şimdi de kızlarını tehdit ettiklerini belirten anne, “Hala tehdit ediyorlar. İki kızım kaldı elimde. Bu ülke adalet olmadığı sürece daha çok Berkinler ölür, daha çok Miray bebekler ölür, daha çok evlere girer öldürürler"
Gülsüm Elvan sözlerini daha fazla sürdüremeyip fenalık geçirince duruşmaya kısa bir süre ara verildi.
Aranın hemen ardından konuşan baba Sami Elvan yaptığı konuşmada, "Eşim de, ben de tekstil işçisiyiz. Oğlumun Pazartesi günü mezuniyeti vardı. Çocuklarla çıkıp alışveriş yaptık. Ben uyuyordum, kızım geldi, 'Berkin'in kafası kırılmış' dedi. Ben konduramadım küçük bir şey var sandım. Daha uzaktaki hastaneye gittik. Kimse bize bilgi vermedi. Hemen ameliyata alındı ve uzun süren ameliyattan sonra hemen yogun bakıma alındı. Oğlumu vuran polis bellidir, görüntüler çok açık. Benim oğlum küçücük çocuktu, onu terörize etmelerini kabul etmiyorum. Ufacıktı" diyerek acısını, isyanını ifade etti.
Berkin’in ablası Gamze Elvan polislerin kendisini tehdit ettiğini belirterek, “Kardeşin gibi tüm teröristleri temizleyeceğiz dediler. Mahalleli kurtardı beni" ifadesini kullandı. Annesinin söylediklerine katıldığını belirten Gamze Elvan’ın ifadesinden sonra tanıkların dinlenmesine geçildi.
Berkin’in vurulduğu anlarda kendi işyerlerine de gaz fişeği atılan iki kişi bu nedenle polisle tartıştıklarını ve o an orda olan polisleri de bu sırada fotoğrafladıklarını belirttiler. Sanıklar ifadelerinde şunları anlattılar:
İlk tanık, Berkin Elvan'ın vurulması ile ilgili "O dönemde Gezi Parkı olayları vardı. Polisler çok sert müdahalede bulundular, çalıştığımız yere gaz attılar. Biz "içeri atmayın" dedik, ancak polisler dönüp bize hakaret ettiler. Ben de o anda fotoğraflarını çektim" ifadelerini kullandı.
İkinci tanık ise, "Gezi parkı dolayısıyla dışarı çıkamadık. Sabaha doğru gaz fişekleri ile saldırdı polisler. Oranın klinik olduğu belliydi ama gaz attılar camlara. Biz uyardık polisleri ama bize küfür ettiler. Fotoğraflarını çektik polislerin 19:05'teydi. Zaten Berkin bu saatten sonra vuruldu. Polisler Berkin'in vurulduğu yere doğru hızlıca gittiler. İlk başta 'hiç polis yok' demişlerdi. Benim kliniğim olay yerine 4 dakika. Fotoğraftaki polisler Berkin'in vurulduğu yere yönelmişti" dedi.
İkinci tanığın dinlenmesinin ardından, söz isteyen sanık avukatı "ZET silahının kullanımı ile ilgili bilgili bir kişinin dinlenilmesini talep ediyoruz. Olası kast ile müvekkilin Berkin'i vurduğunu kabul etmiyoruz" dedi.
Sanık avukatının ardından söz alan Elvan Ailesi'nin avukatı, sanığın sorgusunun bitmediğini hatırlatarak, "Deliller henüz toplamamıştır. Sanığın duruşmadan bağışık tutulmamasını talep ederiz" ifadelerini kullandı.
14:00
Ara verilen Berkin Elvan duruşması başladı. Segbis’le ifadesi alınan polis “o dönemki sayın Cumhurbaşkanımız geçeceği için bize talimat geldi ‘o yol asla kapanmayacak (E5 karayolu)’ diyerek ‘benim hiçbir suçum yok. Olayın benimle ilgisi yok. Ben görevimi yaptım. Cumhurbaşkanının emrinde çalışıyorum’ dedi.
12:30
Duruşmanın özeti:
- Mahkeme heyeti BerkinElvan'ın ailesi ve avukatları dışında kimseyi salona almamaya çalıştı, başaramadı.
- 11 ilin Barosu katılım talebinde bulundu, reddettiler.
-Sanık polis duruşmaya Van'dan Segbis sistemi ile takma bıyıklı ve gözlüklü katılarak hem mahkemeden kaçırıldı, hem mahkemeden saklandı.
- Ailenin avukatları mahkeme salonlarındaki masaların karşılıklı konulmasının bir nedeni olduğunu, yüzleşilmesi gerektiğini söyleyerek itiraz etti.
-Hakim katil polise Van'da mı İstanbulda mı katılmak istersin evladım duruşmaya diye şefkatle sordu.
- Katil polis bir çocuğu öldürdükten 3 sene sonra hamile bıraktığı karısını ve can güvenliğini öne sürerek Van'da katılmak istediğini beyan etti.
- Bu arada aşağıda Cumhuriyet gazetesi tutsakları için avukatların tuttuğu adalet nöbetine polis saldırdı. Avukatları tekme tokat adliyeden atmaya çalıştı. Bazı avukatların gözaltına alındı.
Duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi.

12:20
Polis tarafından dövülerek adliye dışına atılan avukatların Cumhuriyet Gazetesi tutsakları için adalet nöbeti tutan avukatlar olduğu öğrenildi.
Berkin Elvan davasında duruşmaya 13:30'a kadar ara verildi
12:00
Avukatlar tekme tokat dışarı çıkarılarak gözaltına alındı. Kitle sloganlarla protesto ediyor. Çevik kuvvet ve TOMA hareketlendi, ellerinde silahlarla adliye girişine konuşlandılar. Destek veren kitleye her an saldırı girişimi olabilir.
***
Haziran İsyanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurulan ve 269 gün komada kaldıktan sonra ölümsüzleşen 14 yaşındaki Belkin Elvan’ın uzun uğraşlar sonucu açılan davasının ilk duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülüyor. Berkin ailesi bu davanın öldürülen, şiddete ve istismara uğrayan tüm çocukların davası olduğunu söyleyerek, peşini asla bırakmayacağını söylüyor.
Berkin için hazırlanan iddianame 7 Aralık’ta tamamlanmış, 20 Aralık’ta kabul edilmişti. Onun ölümsüzleşmesinden 3 yıl sonra tamamlanan iddianamede, altı savcı değiştirildi ve tek sanık var. Oysaki daha önce isimlerine, görüntülerine ulaşılan başka polisler de vardı. Fakat bunlar daha sonra iddianameden çıkarılmışlardı. Bugünkü duruşmada davanın tek sanığı olan polis F.D ise SEGBİS’le ifade verecek.

Duruşma öncesinde Adliye önünde toplanan Taksim Dayanışması bileşenleri, avukatlar ve aile açıklamalar yaparak davanın peşinin bırakılmayacağını vurguladılar. Baba Sami Elvan, "Çocuklarımızın hakkını, geleceğimizi savunmak için bugün burada adalet arayacağız. Biliyoruz ki Berkin geri gelmeyecek. Fakat bu davanın başka örneklerde emsal olmasını istiyoruz" derken, failler ve onlara emirleri verenlerin yargılanmasını istediklerini, sorunun kişisel bir sorun olmadığını, adalet beklentisinin de toplumsal bir beklenti olduğunu vurguladı.

Taksim Dayanışması adına konuşma yapan mimar Mücella Yapıcı da, “Çok demokratik, çok hukuki, barışçıl ve insancıl bir taleple ortaya çıkmıştık Dünyaya örnek olacak bir direniş sergiledik” diyerek başladığı konuşmasında; böyle bir direnişin gençlerin katledilmesiyle sonuçlandığını, katillerin 14 yaşındaki Berkin’i katlettiklerini, Ali İsmail davası için dünkü kararda da olduğu gibi onları katledenleri adeta ödüllendirdiklerini belirtti. “Bütün bu hukuksuzluklar bitene kadar ülkemizin her yanındaki parklar ormanlar oradaki çocuklar özgür kalana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diyen Yapıcı, “Bütün bu katiller ve azmettiricileri adil yargının önüne çıkana kadar biz bu işin peşindeyiz ve verdiğimiz sözden dönmeyeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Anne Gülsüm Elvan da Adliye’ye gelirken, “Davamızın peşini asla bırakmayacağız yargılanana kadar asla” diyerek öfkesini, kararlılığını dile getirdi. Annenin bu sözleri, “Berkin olup geleceğiz!” sloganlarıyla karşılandı.
Açıklamalardan sonra Adliye’ye girildi. Duruşma salonuna avukatlar ve aile dışında kimsenin alınmadığı, bu tutum üzerine gerilim yaşandığı öğrenildi.
