Şakran'da zorla tıbbi müdahale gündemde

ÖHP Şakran Cezaevi idaresinin 60. güne giren açlık grevine zorla tıbbi müdahalede bulunabileceğini duyurdu

GÜNCEL
Cumartesi, 15 Nisan 2017 (9 yıl 1 hafta önce)

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), Şakran Cezaevi yönetiminin pazartesi günü açlık grevleri 60. güne giren tutsaklara zorla tıbbi müdahalede bulunabileceğini duyurdu.



 



Cezaevinin T2 ve T3 bölümlerinde kalan açlık grevindeki iki tutsak ailelerini arayarak, cezaevi yönetiminin pazartesi günü kendilerine müdahalede bulunacakları bilgisini verdi. Müdahaleyi İzmir ÖHP, Twitter hesabında şu şekilde duyurdu:



 




Şakran Hapishanesi’nde yönetim, açlık grevinin 60. gününde olan müvekkillerimize pazartesi zorla tıbbi müdahalede bulunacaklarını belirtmiş. Müvekkillerimiz taleplerinin kabul edilene kadar süresiz, dönüşümsüz, açlık grevine devam edeceklerini ve müdahaleyi kabul etmeyeceklerini belirtmiştir.




 



‘Zorla müdahale etik dışıdır’



 



Pazartesi günü ÖHP üyesi avukatlar cezaevine giderek olası hak ihlaline engel olmaya çalışacakken, Platformun sözcülerinden Avukat Mecit Yıldırım “Açlık grevindeki bir kişiye zorla müdahale bulunulması, etik kurallarına aykırıdır ve kişinin iradesine saygısızlıktır. Zorla bir tedavi uygulanmaması gerekiyor. Bilincini yitirmek üzere olanların revire alınması olabilir ama ailesini arayan tutukluların belirttiği gibi bütün tutukluların revire götürülerek müdahale edilmesi kabul edilecek bir şey değil, saldırıdır” dedi.



 



59 tutsak daha katıldı



 



Dün itibariyle Türkiye cezaevlerinde 231 tutuklunun sürdürdüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevine, Kürkçüler F Tipi, Osmaniye T2 Tipi, Bafra T Tipi, Antalya L Tipi cezaevlerinden de tutuklular eyleme dahil oldu. Yeni katılımlarla birlikte açlık grevindeki tutukluların sayısı 290’a yükseldi.



 



Süresiz dönüşümsüz açlık grevine 15 Şubat’ta başlayan Şakran Cezaevi’nde 13 tutsağın sürdürdüğü açlık grevi ise 60. gününe girdi.



 



Tutsakların talepleri



 




Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması.



Cezaevlerindeki insani koşullarının iyileştirilmesi.



Düşünceleri ve siyasal çalışmaları nedeni ile aralıksız olarak sürdürülen gözaltı ve tutuklamaların sona erdirilmesi, halka yönelik askeri ve siyasi baskının sona erdirilmesi.