Mersin Üniversitesi, bu defa da ihraç edilen arkadaşlarını uğurlayan akademisyenlere soruşturma açtı
Kamu emekçilerine dönük kapsamlı saldırılar devam ediyor. Bir taraftan nispi iş güvencesi sağlayan 657 değiştirilerek güvenceli çalışmanın tasfiye edilme hazırlıkları yapılıyor; diğer taraftan da daha bu gerçekleşmeden referandum sonrasında 300 bin kamu emekçisinin tasfiye edileceğine dair iddialar sözkonusu… Tüm bunlarla birlikte soruşturmalar devam ediyor.
En son Barış İçin Akademisyenler’in “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıkları için 14 akademisyenin işine son veren Mersin Üniversitesi, destek veren meslektaşlarına ve öğrencilere de soruşturma açtı.
Cumhuriyet’teki habere göre akademisyen Esra Ergüzeloğlu Kilim’i şarkılarla uğurlayan akademisyenlere ve öğrencilere soruşturma açan rektörlük, uğurlama etkinliğini “izinsiz gösteri ve basın açıklaması” olarak niteledi ve savunma istedi.
Esra Ergüzeloğlu Kilim, yazılı bir açıklama yaparak rektörlüğün tutumunu kınadı. Kilim, “Üniversite yönetimi bu küçük veda törenini ‘izinsiz gösteri ve basın açıklaması’ kapsamında sınıflandırmış ve sadece bana veda etmek isteyenler üzerine yersiz, zamansız, hangi amaca hizmet ettiği anlaşılamayan bir suçlama, korkutma ve yıldırma politikası izlemekte bir sakınca görmemiştir” dedi.
Mersin Üniversitesi’nden neden çıkarıldığının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Kilim, “Sağlığım, barınma hakkım gibi temel hak ve özgürlüklerimi kaybetmeme sebep olan bu idari işlemin gerekçesi nedir? Rektörlük hangi hak ve hukuka dayanarak işlem yaptığını açıklamak zorundadır. Olağanüstü Hal Yönetimi koşullarında yargı süreçlerinin yavaş işlemesi yetkilerin kötüye kullanılması için gerekçe oluşturamaz. Adalet yerini bulana kadar geçen süreçte kişilik haklarımın, onurumun zedelenmesini, adımın lekelenmesini kabul etmiyorum. Her koşul ve durumda rektörlüğü keyfi davranışlardan vazgeçmeye çağırmaktan vazgeçmeyeceğimi bildirmek isterim” diye konuştu.