Biz kazandık!..

Resmi sonuçlar açıklan(a)masa da biz kazandık; sonuç yüzde 50'lerle 'evet' yapılsa da bu gerçek değişmez

GÜNCEL
Pazar, 16 Nisan 2017 (9 yıl 1 hafta önce)

Faşist rejimin egemenlik ve güç yoğunlaşması temelinde tek adam diktatörlüğü biçiminde kendisini tahkim etmesi anlamına gelen başkanlık sisteminin onaya sunulduğu “referandum”, AKP-MHP ittifakının tarihsel yenilgisiyle sonuçlandı. Oldukça eşitsiz koşullarda yürütülen referandum çalışmaları sırasında da aslında bu yenilgi netleşmişti, her şeyden önce de ruhsal olarak…



 



Yöneticisi ve milletvekilleriyle binlerce HDP’linin tutuklandığı, Kürt halkının belediyeleri başta olmak üzere pekçok tarihsel-toplumsal kazanımlarının gaspedildiği, kapatılan TV ve gazetelerle medyanın tek ses haline getirildiği, referandum çalışmalarının sayısız yöntemle engellendiği, tutuklama ve gözaltının rutine bağlandığı, sokaklarda saldırının eksik olmadığı, seçim günü de sayısız ihlalin yaşandığı koşullarda Türkiye’nin en önemli kentlerinde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana…) HAYIR oranı ‘evet’i geçti.



 



Kürdistan her zaman olduğu gibi onuruna ve iradesine sahip çıkarak ezici oranda HAYIR dedi. Özellikle özyönetim direnişinin yaşandığı, bodrumlarda insanların diri diri yakıldığı, haritadan silinircesine yerle bir edilen kentlerde “referandum” sandığını da yeni bir özyönetim direnişine dönüştürerek açık arayla HAYIR dediler. Ki HDP tarafından yapılan açıklamada, yapılan aleni usulsüzlüklerle yüzde 3 oranında bir oyun iç edildiği belirtiliyor.



 



Polis-jandarma-korucu ablukası altında kitleler halinde sandığa gidip “biz bu rejimi istemiyoruz” iradelerini beyan ettiler. Kendilerini anlamamakta ısrar eden, “tek vatan-tek bayrak-tek dil-tek…” şablonunda toplanan tarihsel gericilik kodlarında ısrar edenleri bir kez daha sandığa gömdüler.



 



Bu sonuç, yüzde 60’ı az gören Tayyip Erdoğan ve şürekâsı açısından fena halde bir çöküştür!



 



Sandıklar açıldığında AKP’nin ajansı AA, oranı yüzde 66’yla açarak aslında bu cephenin muradını da deşifre etmiş oldu. Dakikalar ilerledikçe 66 ine ine yüzde 50’lere doğru geriledi. Kitle psikolojisine oynayarak son anda bile bu hilelere başvuran bu gericilik cephesi henüz sonuçlar resmi olarak netleşmiş olmasa bile her halükarda yenildi.



 



Kaldı ki 1 Kasım seçiminde AKP’nin yüzde 49.50, MHP’nin yüzde 11.90 oranında oy aldığını düşünecek olursak, ‘evet’ oyları yüzde 50’de kalsa bile fena halde yenildikleri açık.  



 



Nasıl bir kampanya yürüttüklerini, saldırıların yanı sıra kesenin ağzını nasıl açtıklarını, tüm toplumsal kesimlere rüşvet dağıtmak için nasıl çırpındıklarını, meydanlarda savurdukları tehditlerle ne yapmak istediklerini hep birlikte izledik.



 



Belirttiğimiz gibi kesinleşmiş resmi sonuçlarda ‘evet’ önde çıksa bile kazanan, faşizmin tek adam diktatörlüğü biçimine karşı güçlü bir HAYIR iradesidir.



 



Şimdi mesele açığa çıkan bu toplumsal iradenin daha örgütlü bir toplumsal güce dönüştürülmesi, 1 Mayıs başta olmak üzere önümüzdeki süreci güçlü bir moral ve motivasyonla örmektir. Alanları terk etmemek, alanlardaki varlığımızı referandum çalışmalarında ortaya çıkan birikimi örgütlü bir muhtevaya kavuşturarak ileriye taşımaktır.



 



Sömürü ve zulüm düzeninin temellerine vuracağımız bir balyoza dönüştürmek…