Mühürsüz oyların imkansızlığı

Sandıklardan usulsüzlük olmaksızın 2 milyon 600 bin mühürsüz oyun çıkması mümkün değil

GÜNCEL
Pazartesi, 17 Nisan 2017 (9 yıl 6 gün önce)

Ben de sandık görevlisiydim. Sabah saat 06:30'da görevli olduğum sandığın bulunduğu okula gittim; görev yapacağımız sınıfa girip beklemeye başladım.  Diğer sandık kurulu üyeleri de gelmeye başladı. Ardından sandık kurul başkanı, oy  pusulaları, mühürleri, evrakları ve zarfların  olduğu malzemeleri getirdi.



 



Kısa bir süre içinde evrakları çıkararak pusulaların sayımına geçtik. Sayım işi bittikten sonra zarf ve oy pusulalarının mühürlenme işini hallettik. Oy kullanacak kişi sayısı ile oy pusulası ve zarf sayıları karşılaştırıldı. Çünkü, fazlası eksiği olursa kayıt altına alınması gerekiyordu. Ama bizde eksik fazla bir şey yoktu.



 



Bu işlemlere özellikle biz HAYIR’ı örgütleyenlerin özel titizlik göstermesi gerekiyordu. Doğallığında bu bilinçle sandık başındaydık. Şunu biliyorduk ve HAYIR çalışması yaparken de hep söyledik: HAYIR çıkması bize güllük gülistanlık bir ortam sunmayacak. ‘Evet’ de çıksa HAYIR da çıksa bizim için mücadele etmekten başka bir yol yok, bunu örgütlemeliyiz. Bu temelde öncelikle biz birlikte bir güç olabildiğimizi  ve karşı durabileceğimizi toplum olarak görmeliydik, öyle de oldu. Bunu hiç kimse reddedemez. 

 



Dün gün boyunca bazı yerlerde AKP sandık görevlileri,  sandık kurul başkanları hırçınlıklarını oy kullananlara açık bir şekilde gösterdi.  Bazı yerlerde suskundular. Ama akşama doğru gelen 20’şer kişilik çete gövde gösterisi yaptı.  Kimi yerlerde sandığa kan döküldü.  Arbedeler,  yaralanmalar, elektrik kesintileri -ki kediler günler öncesinden trafoya girmeyeceklerini ilan etmişlerdi- falan, aslında hiç biri sürpriz değildi yaşananların. Şahsen ben gün boyunca daha fazlasını yaşayabileceğimize ihtimal veriyordum.

 



Gün bitti. Oy kullanım süresi sona erdi, müşahitler geldi. Sayım yapacağız.  Ne kadar oy kullanıldı?  Kaçı evet, kaçı HAYIR, kaçı geçersiz?  Tabi bunlar yapılırken mühürlü mühürsüz olan var mı, yabancı bir şey konulmuş mu gibi konularda azami dikkat göstererek işimizi yapıyoruz. Tüm müşahitlere ve sandık görevlilerine de tek tek görebilecekleri şekilde göstererek…



 



Tabi bunları yaparken sorunlar da çıkabilirdi. Mühürsüz oy pusulaları olabilirdi. Ne yapmalıydık? Her şeyi göze alıp onların YSK’ya gitmesini engellenmeliydi. 



 



Oy kullanımı bittikten sonra kullanılmayan zarf ve oy pusulalarını iptal edildiğini belirtecek şekilde üzerlerine çarpı işaretiyle çizip kullanılamaz yazdık ve torbaları hazırladık.  



 



2 milyon 600 bin gibi büyük sayıda bir mühürsüz oy pusulası nasıl çıktı? 



 



Birincisi, ya bunlar YSK'da zaten hazırdı. Bu daha akla yatkın 



 



İkincisi, ya sandıkta HDP ve CHP görevlileri yoktu.



 



Üçüncüsü, ya da sadece HDP görevlileri yoktu ve CHP'li görevliler müsamaha gösterdiler; ‘evet’ de olabilir HAYIR da diye saçma bir yanılsamayla hareket ettiler. Ki eğer AKP 2 milyon 600 bin mühürsüz oyun geçerli sayılmasını istiyrsa demek ki o oyların hemen hepsi ‘evet’ oyları… HAYIR’ın olması mümkün değil.





Dördüncüsü, her sandık görevlisi görevini her şeyi göze alarak yaptıysa bu mühürsüz oy pusulalarının seçim yapılan okullarda torbalara konmuş olması mümkün gözükmüyor. 



 



İş, YSK’da bitirildi. Okullardan giden torbalar geç saatlerde bile daha açılmadan bekletilirken, saat 17:00 gibi 2 milyon 600 bin mühürsüz oy pusulasının geçerli sayılacağı açıklandı. Bu okullardan gitmedi. YSK’da hazır bekliyordu. Ki YSK’ya iç yargı yolu kapalıdır. 

 



İşte şimdi o devasa boyutlardaki “Daima millet kararımız evet” pankartlarını okumak gerektiğini görmek gerekiyor. Millet dedikleri bu topraklarda yaşayanların çoğunluğu değil, kendileridir. Biz değiliz yani… 



 



Bir Alınteri okuru