Referandum süreci tarihsel bir mücadele eşiğine taşıdı bizi
Ege Deniz
Tek adam rejimi dayatmasının oylandığı referandumun gerçek kazananının "Hayır" olduğu şimdi daha net ortada.
Referandumun açıklanan sonuçlarını Hayır’cıların kabul etmemesi son derece haklı bir tutum. Muhalefet partileri, ilerici kurumlar, demokrasiyi savunanlar her türlü itiraz yollarını zorluyorlar. YSK önünde itiraz kuyrukları oluşuyor. CHP, her zaman yaptığı gibi, işi yasal başvuru sınırlarında tutmaya çalışıyor.
Oysa, özellikle büyük şehirlerde halk ilk geceden itibaren sokakları doldurdu. “Hayır, biz kazandık” dedi.
YSK önündeki eylemler, itiraz dilekçelerinin sunulması yapılması gerekli ve önemli eylem biçimleri olmakla birlikte, yeniden sokakta yankılanan seslerimizi büyütüp bunu sokakta, alanlarda süreklileştirmek.
Referandum süreci, sonuçlarıyla birlikte çok önemli ve tarihsel bir mücadele eşiğine taşıdı bizi. Bu topraklarda, demokrasi ve özgürlük mücadelesini yürütebilecek azımsanmayacak dinamiklerin olduğunu biliyorduk; her şey bir yana, bunu bize bir kez daha Gezi göstermişti.
Meydanlarda açığa çıkan mücadele dinamiklerinin birçoğunu çeşitli nedenlerle geriye çekildiğini, 15 Temmuz dönemecinde ise toplumsal gericilik birikiminin patlatıldığını gördük.
Ama şimdi tam da “Hayır bitmedi, daha yeni başlıyor!” haykırışında somutlanan bir fırsat, yakalanan bir mücadele perspektifi var.
Gezi gibi -bazı yönlerden belki de ondan daha ileri- yeni büyük halk direnişlerinin gelişip serpilebileceği bir eşikte duruyoruz. Ve hemen ekleyelim: Eğer Hayır’ı sahiplenmede açığa çıkan bu dinamik Kürt halkını anlayıp onunla ruhsal duygusal bir birleşmeye doğru adım atarsa, büyütmenin olanakları fazlalaşan olası bir direniş gerçekten de topyekun ve muazzam olabilir.
Bu birkaç günlük süreç bize şunu da bir kez daha hatırlattı ki, Anayasalar sokaklarda yapılıyor! Sokaktaki güçler dengesine, sokağın durumuna, fiili mücadelede ortaya çıkan örgütlü güçlerin tutumuna bağlı olarak gerçekleşiyor.
Bizler, sokakları 1 Kasım'a doğru olan ve sonrasındaki süreçlerde yeterince doldurabilseydik, AKP böyle bir anayasayı gündemleştirebilir miydi? Hayır!
O halde, güçlerimizi sokakta birleştirip derleyelim. Bir yürüyüş eyleyelim tıpkı birleştiğinde sel olup akan nehirler gibi...