Cizre'deki kayyım AKP'ye çalışıyor

Cizre'deki Bişeng Halk Sağlık Merkezi işlevsizleştirdikten sonra AKP Kadın Kolları’na devredildi

AGÎRE JÎYAN
Pazar, 23 Nisan 2017 (8 yıl 11 ay önce)

Kürt halkının dişiyle-tırnağıyla kabul ettirdiği toplumsal kazanımlara dönük fütursuz saldırılardan biri de belediyelerin kayyımla gasp edilmesiydi. Bu gaspın nasıl bir stratejiye tekabül ettiğiyse, ilerici-demokratik bir toplumsal dönüşüme hizmet eden tüm kurumların kapatılmasıyla pratikte tercüme ediliyor.



 



Daha önce kadın sığınma evlerini, derneklerini ya da halkın gündelik hayatını anlamlı kılacak, sorunların çözümüne yardım edecek hizmetler sunan kurumları kapatan kayyımlar, bu sefer de Cizre’deki Bişeng Halk Sağlık Merkezi’ni işlevsizleştirdikten sonra AKP Kadın Kolları’na devrettiler.



 



14 Mart 2011 tarihinde halka anadilde sağlık ve eğitim hizmeti vermeye başlayan Bişeng Halk Sağlık Merkezi, günde ortalama 50 hastaya anadilde sağlık hizmeti veriyor ve köylerde sağlık taraması yürütüyordu. Merkez, IŞİD saldırıları sonrasında Şengal’den göç eden Êzidilere de uzun süre hizmet verdi. Kayyum atamasının ardından birçok çalışanı görevden alınan merkezde, sağlık hizmetleri ise son buldu.



 



Anadilde eğitim kursu yerine Kur’an kursu açıldı



 



Dihaber’in haberine göre sağlık hizmetinin yanı sıra binada bulunan 4 sınıfta 80’e yakın çocuğa da anadilde eğitim veriliyordu. Anadilde eğitimin son verildiği merkezin derslikleri, Kur’an kursuna çevrildi. Yine aynı binada bulunan ve kadınların çeşitli sorunlarının çözümüne katkı sağlayan Stiya Zin Kadın Danışma Merkezi de kapatıldı.



 



'AKP Kadın Kolları’nın merkezi yapıldı



 



Sağlık ve eğitim çalışmalarının son verildiği merkez, AKP kadın kolları çalışma mekanına dönüştürüldü. Merkezin kendilerine devredildiğini sosyal medya hesaplarından duyuran “AK Kadınlar”, sık sık toplantılar aldıklarını da paylaştı. Özelikle Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden yardım almak isteyen kadınların yönlendirildiği merkezde, AKP üyelik çalışması yürütülüyor.



 



Kürt halkının kazanımları üzerinde tepinenler, onu kendi gerici-egemen zihniyetleriyle boğmak isteyenler ve bunu en fütursuz biçimlerle gerçekleştirenler bu yaptıklarının sonunun olmadığını er ya da geç göreceklerdir.