Taksim'de ısrar işçi sınıfı için onur sorunudur

İnşaat-İş, işçi ve emekçileri Taksim için birlikte dövüşmeye çağırdı

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 27 Nisan 2017 (8 yıl 11 ay önce)


Her türlü kuralsızlığın hüküm sürdüğü, bırakalım iş güvencemizi ücret hakkımızın bile gasp edildiği inşaat işkolunda örgütlenen bir sendikayız. İşçi sağlığı ve güvenliği koşullarının esamesinin okunmadığı, denetimlerin “yandaşlığın” gölgesinde kaldığı bir işkolu bu… O devasa binaların hemen hepsinin temellerine işçi arkadaşlarımızın kanı karışmıştır ve hesabı da sorulmamıştır.





Bizim terimiz ve kanımız üzerinden palazlanan, doğanın-kentlerin talanında önlerinde hiçbir engel bulunmayan inşaat baronlarının bu sömürü cenneti, bir taşeron ağıyla sarmalanmış hücre gibidir bizim için.





Kıdem tazminatı, sigorta, emeklilik hakkı, genel olarak sosyal güvence; inşaat işçisi için düştür sadece… Gelecek planları yapmak bir yana yarınımız bile belli değildir.





Farklı farklı illerden gelerek karın tokluğuna çalıştığımız, çoğunlukla ücretlerimizi bile düzenli alamadığımız bu sektörde; kölelik koşullarını aratmayan yerlerde barınırız. Isınmak için yaktığımız sobadan tutuşan çadırlarımız mezarımız olur, o zaman gündem oluruz. Ya da Torunlar’da topluca öldüğümüzde… Kanımızla semiren yeni çağ baronu o müteahhitler, cezasızlıkla bizi öldürmekte daha bir özgür olurlar.





Kürttür çoğumuz, Karadenizlidir… İşsizlik-yoksulluk kırbacıyla evlerimizi-çocuklarımızı-yakınlarımızı bırakarak geldiğimiz uzak kentlerde sadece barınma açısından değil, pekçok konuda bin bir zorlukla karşılaşırız. Baskı görürüz, dışlanırız bazen… Bir köle kampı olan 3. Havalimanı şantiyesinde kışkırtılan gericilikle birbirimize düşman haline getiriliriz. Aynı sınıfın parçalarıyken biz; sırf Kürt olduğu için diri diri yakılan arkadaşlarımız olur.





İş cinayetlerinde bazen cesedimiz bile kaybedilir, inşaattaki molozların arasında tesadüfen bulunuruz.




 




İnşa ettiğimiz o kentlerin meydanları bize yasaklanamaz!





Sözün kısası ücretli kölelik sisteminin en fazla kırbaçladığı bir işkoludur inşaat. Örgütsüzlüğün acısını her an, her konuda yaşayan bir işçiler ordusunu barındırır. Biz böyle bir işkolunda örgütlenmeye, mücadeleyi büyütmeye çalışıyoruz.





Her anın sınıf kinimizi bilediği bu kölelik koşullarında inşa ettiğimiz o kentlerin meydanlarının bize yasaklanmasını tanımıyoruz!





O meydanların her putrelinde terimiz ve kanımız varsa, o meydanların birileri tarafından bize kapatılmasına izin vermemek de en meşru hakkımızdır.





Kanımız-terimizle yükselen bu düzenin bize dayattığı tüm o kölece koşulları kabul etmediğimiz gibi, kentlerin dışına sürülmemize de asla izin vermeyeceğiz.





Sınıf kardeşlerimizin kanıyla kazanılmış bayramımızı insanca kutlamamıza izin verilmemesine asla boyun eğmeyeceğiz!






 




Taksim sınıfımızın kolektif mücadele hafızasıdır





İşçi sınıfının en güvencesiz-en örgütsüz-en çok kan akıtan bölüklerinden biri olarak, sınıfımızın kolektif mücadele hafızası olan Taksim’deki yasağın bizim için hiçbir anlamı ve meşruluğunun olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz.





Biz meşruluğumuzu üretimden gelen gücümüzden alıyoruz. Kimse bize inşa ettiğimiz kentlerin meydanlarını yasaklayamaz. Sınıf bilincimiz ve fiili-meşru mücadele kültürümüzle 1 Mayıs’ta Taksim için dövüşmekteki ısrarımızı sürdüreceğiz. Geçen yıl olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da sınıfımızın ve işkolumuzun taleplerini haykırarak Taksim’e döndüreceğiz yönümüzü!




 




Taksim için dövüşmek işçi sınıfı için onur sorunudur





Ücretli kölelik son buluncaya kadar bu fiili-meşru mücadele anlayışımızla yürüyeceğiz yolumuzu. Bayramımız olan 1 Mayıs’ı bir sınıf olarak istediğimiz yerde kutlamamıza izin verilmiyorsa; biz de, 'kimseden izin almamıza gerek yok, o meydanlar bizim' netliğiyle Taksim için dövüşmeyi bir onur sorunu olarak görüp, Taksim’e yürüyeceğiz!





Sömürünün, zulmün, savaşların, çalışırken ölmenin olmadığı bir dünya özlemimizi haykıracağız! İşçi sınıfının ekmekten çok onura ihtiyacı olduğunu bilerek atacağız adımlarımızı. Taksim’de ısrarın onurlu bir sınıfsal duruşta ısrar olduğunun bilinciyle…




 




Taksim için birlikte dövüşelim





Başta inşaat işçisi kardeşlerimiz olmak üzere tüm işçi ve emekçileri Taksim için birlikte dövüşmeye davet ediyoruz. Bugün Taksim’de ısrar etmenin onurumuzu korumak kadar, yarın dizginsizleşecek ekonomik-siyasal saldırılara karşı bir barikat oluşturmak anlamına geldiği bilinciyle…




 




Tarih: 1 Mayıs





Saat: Daha sonra açıklanacak





Yer: Zincirlikuyu Metrobüs durağı




 



İNŞAAT-İŞ