Salı, 12 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)
Yok, zehirlenenler tarafındaysanız, bu devlet nezdinde kanserden ölüm oranlarında istatistiki bir rakamdan başka bir şey değilsiniz.
Tuzla'nın Orhanlı beldesinde halkın piknik, çocukların oyun alanına gömülen 640 tehlikeli atık variliyle ilgili bugün Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 7 sanık -Unifar Genel Müdürü Mehmet Ferhat İlhan, Arıtma Sorumlusu kimya mühendisi Emine Özbek ile Üretim Şefi Hüseyin Hilmi Özdal, hafriyatçı Ali Ayvenli, kamyon şoförü Mehmet Suiçmez, bekçi Turan Yılmaz ile varillerin nakledilmesinde kullanılan kamyonu sağlayan Şerafettin Eyüboğlu- beraat ettirildi.
Beraat kararı 2 gerekçeye dayandılırdı:
1
Suçu oluşturan fiilin suç tarihi itibariyle (Nisan 2006)
suç olmaması. Sanıklar hakkında en az 5'er yıl hapis cezası istenen "
çevreyi kasten kirletmek" fiili, yeni Türk Ceza Yasası'nın 181. maddesiyle suç kapsamına alınmıştı fakat, "
belediyelerin ve işletmelerin arıtma tesisi yapmalarına imkan tanımak" gerekçesiyle maddenin yürürlüğe giriş tarihi 2 yıl ertelenmişti.
2
Halk ve doğa katliamcıları birden fazla: Bu gerekçenin kendisi ceza vermek için yeterlilik oluştursa da burjuva hukukta işleyiş farklı. Savcılık, atıkların bulunduğu bölgeki variller ve çuvalların niceliklerine ve olay yerini inceleme sonuçlarına göre, bu bölgeye birden fazla kişi ya da kurum tarafından bu tip atıkların bırakıldığının görüldüğünü, dolayısıyla failler hakkında "fail" sıfatı anlamında kesin ve net bir saptama yapma olanağı bulunmadığını belirtti.
Mahkeme heyeti, sanıkların beraatı dışında, delillerin karartılmasını da karar altına aldı: Numunelerin karar kesinleştikten sonra imha edilmesi hükme bağlandı.
Bu habere ne yorum yapsak acaba? Hangisini teşhir etsek: Emekçi halk ve doğa katliamında burjuvazi ve devletinin işbirliğini mi -ki haberin sonunda alt alta dizilen başlıkların tümü buna istinadendir-; yoksa aynı Ağır Ceza Mahkemesi'nin Beşiktaş şubesinde dün 15 devrimcinin komployla tecrit hücrelerine atılmasını mı?
En iyisi
17 Nisan 2006'da yayınladığımız
Varilden devlet çıktı yazısından alıntı yapalım:
Yalnızca ülkemiz sanayinin artıklarıyla değil Avrupa ve hatta dünyanın atıklarına çöplük haline getirilen bu topraklarda yaşayan emekçiler olarak çözümü tüm varoluş amacı ücret köleliği sistemini korumak ve kollamak olan devletten beklediğimiz sürece cesetlerimize basarak daha çok fabrika bacaları tüttürülür, daha çok kasalar dolar, sefaletimiz üzerinden daha çok sefahatlar sürülür.
Özcesi tetikçi burjuvazi ve devlet olabilir ama sorumlusu bizleriz: Kendi kendimizin katiliyiz.