10 Ekim Katliamı'yla ilgili davanın 3. duruşması 2 Mayıs'ta Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi mitingi için pekçok ilden gelenler Ankara Gar'ı önünde buluşup, mitingin yapılacağı Sıhhiye Meydanı’na yürüyeceklerdi. Toplanma anında kitlenin içinde patlayan IŞİD bombalarıyla 101 kişi ölümsüzleşti. Katliamın 2 Mayıs’ta (Salı) görülecek 3. duruşmasına katılım çağrısı yapan aileler, duruşmaların takibinin önem ve anlamını hatırlattılar.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma öncesinde katılım çağrısı yapan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun davanın ikinci duruşmasında, canlı bombaları Ankara’ya getiren ve daha sonra yapılan polis operasyonunda Antep’te kendini patlatan katliam planlayıcısı Halil İbrahim Durgun’un eşi Esin Altıntuğ’un tutuklandığını hatırlatarak, davanın üçüncü duruşmasının da önemli sonuçlara gebe olduğunu belirtti.
Derneğin yaptığı “Önce 1 Mayıs’a sonra Ankara Adliyesi’ne” çağrısını yineleyen Coşgun, şunları söyledi:
Davada yeni bazı önemli detaylar var. İkinci duruşmada tutuklanan Esin Altıntuğ’un diğer sanıklarla yüzleştirilmesini göreceğiz. Bizim açımızdan son derece önem arz ediyor. Yavaş yavaş davayı da yarılamış bulunuyoruz. Devam eden kitlesel duruşun mahkemede kendisini yeniden göstereceğini de biliyoruz. Yalnızca zarar gören ve kaybı olan insanların değil, onlara destek olmak isteyenlerin de bu duruşmaya gelmesi gerekiyor. Bizim çağrımız tüm duyarlı insanlara. 1 Mayıs’ta Ankara Kolej Meydanı’nda 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin pankartı arkasında bir kortej yaparak yürüyeceğiz. Herkesi kortejimize bekliyoruz. Daha sonra ise 3 gün sürecek davamızda hep birlikte olalım.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, katliam davasının 6-10 Şubat 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen duruşmasında verilen ara karar doğrultusunda, katliamda kamu görevlilerinin sorumluluğunun olup olmadığı konusunun araştırılması için hazırladığı müzekkereyi 21 Nisan 2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
Müzekkerede, miting öncesinde önlem alınmaması, canlı bomba saldırısı sonrası alanda bulunan yaralılara gaz sıkılması, kötü muamele yapılması, ambulansların meydana sokulmaması, sağlık hizmetlerinin gereği gibi yapılmaması konularında kamu görevlilerinin sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması istendi. Müşteki ifadelerinin yer aldığı duruşma tutanakları, müşteki vekillerinin 10 Şubat 2017 ve 21 Nisan 2017 tarihlerinde mahkemeye sunduğu dilekçeler de müzekkereye eklendi.
Müşteki vekilleri tarafından 21 Nisan 2017 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, 10 Ekim katliamına ilişkin kamu görevlilerinin ihmalle açıklanamayacak sorumlulukları bulunduğu belirtilerek, bunlar şu şekilde sıralandı:
-“Mitinge yönelik birden fazla canlı bomba eylemi” istihbaratı dikkate alınmamış, hatta deyim yerindeyse gizlenerek mitingle ilgili güvenlik tedbirlerini alan yetkililere ve dolayısıyla tertip komitesine iletilmemiştir.
- Ankara Emniyet Müdürlüğü polise “bütün personelin öncelikle kendilerine yönelik olası ‘canlı bomba’ konusunda duyarlı olmaları” talimatı vermiş, bu açık uyarıya rağmen mitinge katılanların can güvenlikleri konusunda önlem alınmamıştır, hatta başka mitinglerle karşılaştırıldığında daha az güvenlik görevlisi görevlendirilmiştir.
- Katliamı gerçekleştiren sanıklar teknik takip altında olmalarına rağmen yakalanmamışlardır.
- Miting öncesinde, en kritik 24.00 – 09.00 saatleri arasında şehir dışından gelen araçlar ile Ankara’ya gelen yabancıların takip ve aranması uygulamasına ara verilmiştir.
- Soruşturma sırasında ifade veren emniyet mensuplarının “Somut istihbarat yoktu” savunmasının yalan olduğu yine emniyet belgeleriyle açığa çıkmıştır.
- Emniyet mensuplarının ifadeleri, önlemlerin mitinge katılacak insanları korumak için alınmadığı aksine katılımcıları karşı yapılacakların planlanmasına yönelik olduğunu ortaya koymuştur.
- Miting boyunca alınması gereken sağlık önlemleri alınmamış, gaz kullanımı gibi insanlık dışı uygulamalar söz konusu olmuştur.
Dilekçede, isimleri sayılan ve sayılamayan tüm sorumlular hakkında kamu davası açılması için ilgili ara kararın yerine getirilmesi talep edildi.