Köln’de yüzlerce kişi, Türk devletinin Rojava ve Şengal’e yönelik saldırılarını protesto etti
Avrupa kentlerinden Japonya’ya oradan Rojava ve Şengal’in yiğit kadınlarının başını çektiği Ortadoğu kentlerine kadar dünyanın birçok yerinde Türk devletinin emperyalistlerin sessizlik fesadıyla göz yumduğu saldırılarını lanetleme eylemleri vardı.
Eylemlerden biri de Almanya‘nın Köln kentindeydi. Polisin yürüyüşe izin vermemesi emperyalist ülkelerin Ortadoğu’daki ikiyüzlülüğünün prototipi gibiydi.
Almanya devleti hemen Newroz öncesi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, JPG ve YPJ bayrakları da dahil yasaklamıştı.
Köln Ebertplatz’da Şengal ve Rojava saldırılarını lanetleyen konuşmalardan sonra kitlenin yürüyüşe geçeceği sırada “Yasak, bayraklar var” gerekçesiyle önü kesildi. Konuşmalarda ve atılan sloganlarda saldırılara duyulan öfke zaten vardı. Fakat bu dayatmadan sonra elinde yasaklı bayrak olmayanlar da o bayraklardan aldı. Öfke daha bir yükseldi.
Polisle yapılan görüşmeler sonuç vermedi. Fakat yasaklı bayraklar da indirilmedi. Özellikle gençlerin polisle görüşmeler yapan kendi eylem komitesindeki yoldaşlarına “Sakın geri adım atmayın. O bayraklar inmeyecek” diye seslenmeleri eylem alanındaki enstantanelerden birisiydi. Zafer işareti yapan eller çoğaldı, sloganlar daha gür atılmaya başlandı. Herkes, “Bütün yurtseverler, sosyalistler demokrat ve devrimciler Ebertplatz’a” çağrılarını çevresine ulaştırmaya başladı.

Polisin yer yer kasklarını yeleklerini giyerek saldırmaya hazırlanıyor pozisyonu alması da umursanmadı. Saatler süren bekleyişte alanda Alman devletinin ikiyüzlülüğünü teşhir eden konuşmalar yapılmaya, coşkulu halaylar çekilmeye devam edildi. Alınteri ve Yaşanacak Dünya okurlarının da alanda olduğu eylem polisin baskısıyla değil kendi insiyatifiyle yasaklı denilen semboller indirilmeden bitirildi.