3 siyaha 50 kurşun

GÜNCEL
Çarşamba, 13 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Kasım ayının sonlarında Amerika'da Afrika kökenlilere karşı bir katliam daha yaşandı. Polis, silahsız 3 siyahi gencin üzerine tam 50 kurşun sıktı. New York'ta gerçekleşen katliamın haberini alanlar hastanenin önüne koştu. Yüzlerce insan hastene önünü eylem yerine çevirdi.

Sean Bell olay yerinde ölürken, diğer iki siyah ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Hastanenin önünde toplanan kitle “Adalet yoksa barış da yok!” sloganı attı ve “Polis vahşetine son” dövizleri taşıdı. Siyah cemaat önderlerinden Sharpton, “Hepimiz o arabadaydık, bunu iyi anlamalıyız” diye kitleye seslendi.

Düğününden birkaç saat önce öldürülen Bell, 23 yaşındaydı. Nişanlısı Nicole Paultre, “Bunlar katil, katil!” diye haykırıyordu radyodan.

İlk değil

Aynı katiller, daha önce de benzer cinayetlere imza atmışlardı. 1999′da sabıka kaydı olmayan Gineli Amadou Diallo kendi evinde kurşun yağmuruna tutulmuş, 2003′de Burkina Faso’lu Osman Zongo bir müzik aletleri mağazasında öldürülmüşdü.

Her ikisi de kendi halinde yaşayan sıradan insanlardı ama tenleri siyahtı ve “potansiyel suçlu”ydular. O dönemki vali Giuliani’nin umursamazlığı ve olayı kapatma çabası, günlerce süren yürüyüşlere yol açmış, vali siyahların ve Latinlerin haklarını ayaklar altına almakla suçlanmıştı.

Üstü örtülmesin

Bu kez şarjör boşaltan polisler arasında siyahların bulunması, cinayetin bir striptiz kulübünün önünde olması, arabanın silah çeken polislerin üzerine sürülmesi, vb. etkenler, ırkçı motifleri biraz örtmeye ve polisleri aklamaya hizmet edebilir. Ama çok yalın bir gerçek var: Bu insanlar silahsızdı.

Üstelik bir şekilde New York polisinin eline düşmüş ve hayatta kalmış olanlar, bunların birçoğunun seçme ırkçı-şoven olduğunu defalarca dile getirdiler. Dahası, New York yasalarına göre, hareket halindeki bir araca polisin ateş etme yetkisi bulunmuyor. Ama polisin kendi kurallarını takmaması yeni karşılaşılan bir olay değil.