Akademisyenlerden Nuriye Gülmen’e destek

Akademisyenlerin başlattıkları süreli-dönüşümlü açlık grevini Esra Mungan'la konuştuk

GÜNCEL
Cumartesi, 6 Mayıs 2017 (8 yıl 11 ay önce)

Akademisyenler, KHK’lere karşı Ankara Yüksel Caddesi’nde 180 gündür direnişte olan ve açlık grevinin 58. gününe gelen Nuriye Gülmen’e destek olmak için süreli-dönüşümlü açlık grevine başladılar.



 



Her gün bir akademisyen açlık grevini devralacak. Dün (5 Mayıs) Kadıköy Kalhedon Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla akademisyen Esra Mungan açlık grevine başladı.



 



Saat 11:00’de yapılan basın açıklamasında tüm akademisyenlere destek çağrısı yapılarak bulundukları yerden Ankara’daki direnişe ve açlık grevine destek vermeleri çağrısı yapıldı.



 



Akademisyenlerin başlattıkları süreli-dönüşümlü açlık grevinin ilk gününde Esra Mungan'a destek açlık grevi kararının alınma aşamalarını sorduk:



 



Esra Mungan: Şöyle, Nuriye Gülmen’in 2014’de yaşadıklarını duymuştum. Zaten üniversitelerde mobing gibi bezdirici baskılar o kadar çok oluyor ki... Hepimiz yaşadık. Nuriye Gülmen’in mastırını yaptırmamaları, tezini tamamlatmamaları ve bir gece yarısı binlerce kamu emekçisiyle birlikte işten çıkarılması. KHK kamudan men edilmesi tam tabiriyle korkunç, tam bir OHAL uygulaması.



 



Ve o da gayet haklı olarak direnişe başlayarak sesini çıkardı. Onlarca kez gözaltına alındı, demokratik yolla itirazını ve taleplerini dillendirirken orantısız şiddet uygulamalarıyla gözaltına alındı. Bizler akademisyenler olarak süreci takip ediyorduk. Direniş devam ederken süresiz-dönüşümsüz açlık grevi kararı aldığını ve başlattığını gördük. Talepleri gayet haklı olan talepler.



 



40’lı günlere gelindiğinde bize 2012'de ki tutsakların açlık grevlerini de hatırlattı. 2012 Aralık ayında tutsakların açlık grevlerinin 60. günlerinde akademisyenler bir metinle bir araya gelerek Barış için akademisyenler grubu oluşmuştu. Nuriye Gülmen ile görüştük.



 



Bir grup akademisyen Ankara’ya gittik. Aslında açlık grevini devralmak istemiştik. Kendisiyle görüşmemizde bunu dile getirdik. 'Her gün bir akademisyen sizin taleplerinizle birlikte açlık grevini devralsın' dedik. Ancak Nuriye Gülmen, 'biz süresiz ve dönüşümsüz diye başladık. Devredersek sözümüzde durmamış oluruz' dedi, önerimizi kabul etmediler.



 





 



Tabii süreç ilerledikçe biz ne yapabileceğimizi kendi aramızda tartışıyorduk. Nuriye Gülmen’e başka bir öneriyle gittik. Bu sefer açlık grevine bir süre biz devam edelim. Bu arada sizin vücudunuz da dinlenmiş olur. Çünkü bu ölüm orucu değildi ve bir hastalık esnasında ara verilebilir diye düşünüp ilettik, ancak 'Hayır biz devam edeceğiz' dediler. Bütün bunlardan sonra biz Barış Akademisyenleri olarak destek açlık grevine başlama kararı aldık. Çünkü bugün 58. gündeler.



 



Bu zamana karşı bir yarış; beden müthiş zayıflamış, düşünsel anlamda insan korkuyor. O vitaminler alınıyor ama tam da doktor kontrolünde alınmıyor. Tabii ki direnmek için güçlü de olmak gerekiyor. Bu nedenle biz de başlama kararı alıp 'taleplerini yaygınlaştırmada yardımcı olalım' dedik. Kamu hizmetinden men edilmiş 150 binin üstünde kişi var. Gece yarıları KHK’ler çıkarılmaya devam ediliyor. Bütün bunlara 'hayır' demek ve ses yükseltmek için başladık.



 



Alınteri: Nasıl devam etmeyi planladınız?



Esra Mungan: Her gün birimiz devralacağız. Ağırlıklı olarak kadınlar listeye adını yazdırdı. Kadınlar bir şey yapılacağı zaman önceliği almaya devam ediyor. Umarız bu sesi yükseltebiliriz. Umarız taleplerin karşılanmasında katkımız olur. Umarız talepler yerine gelir. Umarız yaşam devam eder. Yaşamdan yanayız. Ama adalete ve özgürlüğe de açız. Meselenin özeti aslında bu.



 



Alınteri: Esra hanım, sabah 11:00 ile akşam 20:00 arası demişsiniz. Bunu biraz açabilir misiniz?



Esra Mungan: Şöyle, biz deyim yerindeyse amatörce yapıyoruz bunu. Biz akademisyenler bedeni açlığa yatırmadan yana değiliz. Biz bilim üreten insanlarız. Asıl olarak sabah 08:00 ile akşam 20:00 arası diye konuştuk. Buraya saat 11:00’de geleceğiz. Bu süre içinde de burada forum v.s etkinlikler yapabilirsek -çünkü bilim insanının tutkusudur konuşmak, tartışmak, bir şeyler üretmek- bunu da bir taraftan yapmak istiyoruz. O nedenle dönüşümlü ve sembolik bir eylem bu.



 



Bütün kamuoyunun da kafasını buna yormasını istiyoruz. 16 Nisan’da toplumun büyük bir çoğunluğu 'hayır' dedi. Bütün olup bitenler birbiriyle ilintili, birbirinden bağımsız değil. 'Hayır', beni bir gece KHK ile kamu hizmetinden men edemezsin, kamu kamuya aittir. Bir bakan oturduğu yerde bir liste yapamaz. 'Hayır' büyük bir ortak buluşma noktası. Bunu da görünür kılmak istiyoruz.