Teknorot direnişi 3. gününde devlet-patron baskısıyla kırıldı
Türk Metal’in (TM) alışılmış sınıf refleksleriyle Teknorot patronunun dayattığı geri sözleşmeyi işçilere danışma gereği bile duymadan imzalamasına karşı gelişen direniş 3. gününde patron-devlet baskısıyla kırıldı. İşçilerin satış karşısındaki tepkisi TM’nin Düzce Şube Başkanı Murat Ardıç’ı fabrika bahçesinden tekme- tokat döverek kovmak ve tüm fabrikada üretimi durdurmak olmuştu.
Dün yağmur altında bekleyişlerini sürdüren işçilere patron 16:00-00:00 vardiyasının işbaşı yapması mesajı yollamış, işbaşı yapmayanların iş akitlerinin feshedileceğini belirtmişti. İşçiler bu mesajdan sonra da direnişe devam edeceklerini belirtmişler ve şu taleplerini yinelemişlerdi:
1- Sözleşme yenilenecek, işçinin taleplerine uygun olarak yeniden düzenlenecek.
2- Türk Metal gidecek, bundan sonra aidat alınmayacak. Ödenmiş aidatlar geri ödenecek.
3- Fabrika yönetimi Türk Metal temsilcilerini değil işçi temsilcilerini muhatap alacak.
4- Fabrikada eylemden dolayı kimse işinden edilmeyecek.
5- Tüm bunlar yazılı bir protokole bağlanacak.
Evrensel’deki habere göre işçilerin geri adım atmaması üzerine bu kez devreye İŞKUR İl Müdürü girdi. Fabrikaya gelerek işçilere “Sizin yasal süreçle ilgili sorularınıza yanıt vermek için geldim” diye seslenen İŞKUR Müdürü, daha sonra “Çalışmazsanız yasa dışı grev yapmış olursunuz. Şu anda fabrika işgali yapıyorsunuz” dedi. İşçiler bu sözlere tepki gösterdi.
Akşam saatlerinde ise devreye Emniyet Müdürü ve İl Alay Komutanı girdi. Patronla birlikte işçilerin karşısına çıkan Emniyet Müdürü, işçilere seslendikten sonra fabrikaya girerek patronla bir görüşme yaptı. Ardından işçi temsilcileri çağrıldı. Görüşmenin ardından dışarı çıkan temsilciler, patronun “zam yapamayacağını, ancak ileriki aylarda durum uygun olması halinde artış yapabileceğini söylediğini” aktırdı.
Patronun protokol de imzalayamayacağını söylediğini anlatan temsilciler, eylem nedeniyle işçi atılmayacağı sözünün verildiğini dile getirdi. İşçiler bu önerilere itiraz ederken, temsilciler herhangi bir garanti olup olmadığı sorusuna ise “Emniyet müdürümüz ve alay komutanımız şahit” dedi. Temsilciler, bu soruyu patrona da sorduklarını ve “Gelin yeniden eskisi gibi aile olalım. Sözümüze güvenmeyecekseniz aile olmanın anlamı yok” yanıtını aldıklarını söyledi. Temsilciler, patronun 16.00 vardiyasında çalışan işçilerin 20.00’da, 24.00 vardiyası işçilerinin ise 03.00’da işbaşı yapmasını, çalışmasalar bile önlükleriyle tezgahın başında fotoğraf vermelerini istediğini de aktardı.
Yapılan konuşmaların ardından polis işçilere “Çalışan çalışsın, çalışmayan fabrikayı terk etsin” anonsu yaptı. Bunun üzerine işçilerin bir kısmı fabrikaya girerken, bir kısmı ise tepki göstererek dışarı çıktı. Fabrika boşaltılırken, işçilerin direniş sırasında bekledikleri yerlere polis ve jandarma yerleştirildi. Bu gelişmeler nedeniyle işçilerin moralinin bozuk olduğu gözlendi.
Kimi işçiler tepkilerini “Yüzlerce askeri karşımıza dikmişler”, “Patronla devlet bize karşı bir oldu”, “Direnişimiz devlet ve patron işbirliğiyle kırıldı” sözleriyle dile getirdi. Gazetemize konuşan bir işçi, “Deneyimsiz işçileriz. Bir kısmı işbaşı yapalım bir kısmı devam edelim dedi. İşçiyi kırıp birliğimizi bozdular. Ama kimseyi işten attırmadık. Yarından itibaren de birliğimizi güçlendirmek için çaba göstereceğiz” dedi.
Evrensel’e konuşan bir işçi Türk Metal’e üye olmadan önce fabrika yönetiminin her yıl asgari ücrete yapılan zammın üstüne yüzde 1 ila 3 arasında artış yaptığını hatırlattı. İşçi, “Biz istediğimiz zammı alamadığımız için sendikayı tercih ettik. 2015 yılının ocak ayında sendika yetkiyi aldı. İlk sözleşme de kötüydü. Sendika yeni dedik, çok itiraz etmedik. Herkes 2017’yi bekledi. 2017’deki sözleşmeye umut bağladık. Ama sendika bizi sattı” dedi.
Türk Metal’in artık kendileri için hiçbir hükmü kalmadığını ifade eden başka bir işçi şunları belirtti:
Sözleşmeye göre yüzde 2.63 zam aldık. Bu net 33 TL’lik zam anlamına geliyor. Böyle bir şey olabilir mi? Artık biz patrondan istiyoruz isteyeceğimizi. Talebimiz patron karşımıza çıksın, bir açıklama yapsın” diye konuştu. Şu an iki önemli talepleri olduğunu söyleyen işçi şöyle devam etti: “Biz imzalanan sözleşmenin iptal edilmesini, bizim taleplerimiz doğrultusunda yeni bir sözleşme imzalanmasını istiyoruz. İkincisi burada hakkı için eylem yapan arkadaşlarımızdan hiçbiri atılmayacak. Yani eğer biz işe başlarsak bunun peşini bırakmazlar. Baskılar artar, tutanak tutarlar bunu biliyoruz. Ama hiç kimsenin bu sebepten dolayı atılmayacağına dair yazılı bir belge istiyoruz.