TÜPRAŞ'ta altı maddeyi kapsayan bir görüşme yapıyor, işçiler görüşme bitene kadar üretimi durdurdu, fabrikayı terk etmiyor
Onlarca yıllık sermaye birikimlerinin toplamına tekabül eden TÜPRAŞ’ı yutan Koç’lar, 2017 yılının sadece ilk dört ayında geçen yıldaki toplam kara ulaştıkları halde, işçilerin tüm kazanımlarını gasbedecek bir sözleşme dayatarak bu sömürüyü daha da vahşileştirmekteki kararlılıklarının altını çiziyorlar.
2017-2018 dönemini kapsayan ve 4 rafineride çalışan yaklaşık 4 bin işçiyi etkileyecek olan TİS sürecinde ücretlere zam da dahil 12 kritik maddede uzlaşma sağlanamamış ve süreç arabulucu evresi de tamamlanarak Yüksek Hakem Kurulu’na doğru evrilmişti. Bu arada en son 3 Mayıs’ta sendikayla bir görüşme yapılmış fakat Koç’lar tutumlarında herhangi bir değişikliğe gitmemişlerdi.
Bu süreç böyle işlerken sendika da işçilerin birikmiş tepkilerini de gözeten fakat süreci daha ileri bir noktaya sıçratmaktan da geri duran bir tutum izleyerek 24 Nisan'dan beri birkaç saatlik, yarım günlük ve en son da 1 günlük iş durdurma eylemleri gerçekleştirmişti.
TÜPRAŞ patronu Koç’lar işletmelerde temsilcileri aracılığıyla toplantılar yapıp işçilerin kendi iç örgütlülüklerini çözmeye çalışırlarken bu arada cumartesi günü (13 Mayıs) sendikayla yeni bir görüşme talebinde bulundukları öğrenildi.
Bugün sabah saat 10.00’da başlayan görüşmede patron tarafının mazeret izinlerini ve çalışma sistemini ilgilendiren altı maddeyi masaya yatıracağı öğrenildi. İşçiler bu görüşmede masaya yatırılacak maddelerin kendileri için kritik önem taşıdıklarını, taviz verilmemesi gerektiğini, son birkaç sözleşmede komik oranda zam yapıldığını, bu sözleşmede en az yüzde 20 zam yapılması gerektiğini düşünüyorlar.
Görüşme başlamadan önce işletme önünde toplanan işçiler daha sonra yürüyüş yaparak içeriye girdiler. İşçilerin görüşmenin sonucunu fabrikada bekleyecekleri, bu sırada iş müsaadesi verilmeyeceği, karadan dolumların (satışlar) durdurulduğu, denizden sürdürüldüğü öğrenildi.
Koç’lar işçilere düşük ücretler dışında 3 yıllık sözleşme, esnek ve güvencesi çalışmaya tekabül eden bir çalışma rejimi dayatıyorlar. Patronların kolektif tutumu olan bu dayatmalara karşı TÜPRAŞ gibi önemli bir işletmede alınacak tutum sınıfın bütününü ilgilendirecek nitelikler taşıyor.
Fakat Petrol-İş’in nasıl bir duruş sergileyeceği konusunda en başta da işçilerin kafasında sayısız soru işareti olduğu kaydediliyor. Sendikanın gerek Star Rafineri’de süreci işçilere danışmaksızın adeta oldubittiye getirerek sonuç itibariyle patronların istediği temelde hareket etmesi gerekse bu süreçte daha net ve güçlü tutumlar sergilememesi bu soru işaretlerinin nesnel bir karşılığı olduğunu gösteriyor.