7 milyon işsiz...

DİSK-AR son bir yılda 676 kişinin işsizler ordusuna katıldığını, gerçek işsiz sayısının 7 milyona ulaştığını kaydetti

GÜNCEL
Pazartesi, 15 Mayıs 2017 (8 yıl 11 ay önce)


Bir yılda 676 kişi işsizler ordusuna katıldı



Geniş tanımlı (gerçek) işsiz sayısı 7 Milyon



715 bin işsiz iş bulma ümidini kaybetti



Teşviklere rağmen sanayi istihdamı artmıyor



Sanayi istihdamı son üç ayda 30 bin kişi azaldı



Resmi işsiz sayısı 3,9 milyon



Resmi işsizlik oranı yüzde 12,6, gerçek işsizlik oranı yüzde 20,9



Tarım dışı işsizlik yüzde 14,8'e yükseldi



Tarım dışı (kentsel) genç işsizliği yüzde 26'ya yaklaştı



Ne eğitimde ne istihdamda olan genç oranı yüzde 23,9



Tarım dışı (kentsel) kadın işsizliği yüzde 30,7



 




DİSK-AR Şubat ayı işsizlik ve istihdam raporunu yayınladı. Raporda, yoğun istihdam teşviklerine ve “seferberliğine” rağmen işsizliğin hız kesmediği, sanayi istihdamındaki gerilemenin de devam ettiği belirtildi. Buna göre son bir yılda 676 kişi işsizler ordusuna katıldı, gerçek işsiz sayısı 7 milyona ulaştı, işsizlik yaşa ve cinsiyete göre ciddi farklılıklar gösteren bir grafik izledi.



 



TÜİK’in işsizlik ve istihdam raporlarının işsizlik türlerini, uzun süreli işsizlikleri dikkate almadan belirlendiği, pekçok açıdan gerçeği yansıtmadığı belirtilen raporda, Şubat 2017 döneminde bütün işsizlik türlerinde artışın devam ettiği kaydedildi.



 



İşsizlik türlerinin yüzde 12,6 ile yüzde 30,7 arasında büyük değişiklikler gösterdiği kaydedilen raporda, kadın işsizliğinin yüzde 14,8'e yükseldiği, genç işsizliğin yüzde 23,3 olarak gerçekleştiği vurgulandı.



 



Tarım dışı işsizlik oranlarının genel işsizlik oranlarına çok daha yüksek seyrettiği vurgulanan raporda, bunun cinslere-yaşlara göre de değişiklik gösterdiği irdelenerek gösterildi.



 



Buna göre tarım dışı işsizlik yüzde 14,8 olurken, tarım dışı kadın işsizliğinin yüzde 18,9'a, tarım dışı genç işsizliğin ise yüzde 25,9'a yükseldiği belirtildi. Bu oranın genç kadın işsizliğinde yüzde 30,7'ye yükseldiğine dikkat çekildi.  



 



Son bir yılda işsizlik oranlarının artmaya devam ettiği ve en yüksek artışın tarım dışı genç ve tarım dışı genç kadın işsizliğinde yaşandığı dile getirildi.



 



Teşviklere rağmen istihdam artmıyor, sanayi büyümüyor



 



Raporda, TÜİK ve SGK verilerinin karşılaştırılmasıyla istihdam ve sanayideki durum arasındaki ilişki irdelenerek, bu sağlıksız verilerin bile sanayide kayda değer bir istihdam gelişiminin yaşanmadığı söylendi.



 



Rapor şu karşılaştırmalarla devam etti:



 




Ekonomi Şubat 2016-Şubat 2017 arasında sadece 500 bin yeni istihdam yaratabilirken, işsiz sayısı 676 bin arttı. Ekonominin iş yaratma kapasitesi işsizliği azaltmaya yetmedi.



 



TÜİK'e göre Aralık 2016'da 26 milyon 669 bin olan toplam istihdam, Şubat 2017'de 287 bin artarak 26 milyon 956 bine yükseldi.



 



Ancak bu istihdam artışı SGK verileri tarafından desteklenmediği gibi büyük bölümünü tarımsal istihdam artışı ve sosyal hizmetlerdeki artış oluşturuyor.



 



Tarımda 121 bin kişilik bir artış yaşanırken, imalat sanayiinde 29 bin, madencilikte 11 bin ve inşaat sektöründe 42 bin kişilik bir azalma yaşandı. Hizmet sektöründe en yüksek istihdam artışı ise 93 bin kişi ile insan sağlığı ve sosyal hizmetler alanında gerçekleşti. Bu alanda yaşanan istihdam artışı büyük ölçüde evde engelli bakım hizmeti ve toplum yararına çalışmaya dayanıyor. İstihdam seferberliğinin özellikle sanayiinde artışa yol açmadığı görülüyor.



 



Öte yandan TÜİK verileri ile SGK verileri arasında ciddi bir çelişki yaşanıyor. SGK resmi internet sitesinde kısa bir süre yer alan ve bir süredir ulaşılamayan SGK verilerine göre toplam sigortalı istihdamda Aralık 2016-Şubat 2017 arasında 257 bin kişilik azalma yaşandı (Tablo 2).



 



SGK verileri istihdamda artışı teyit etmezken, TÜİK verileri tarımsal istihdamda ve İŞKUR destekli hizmet sektörü istihdamında artış olduğunu, sanayi istihdamında ise gerileme yaşandığını ortaya koyuyor.



 



Öte yandan istihdam seferberliği kapsamında yaşanan istihdam artışına ilişkin İŞKUR verileri ise Mart 2017'den bu yana yayınlanmıyor.



 



Gerek TÜİK verileri ve gerekse SGK verileri istihdam seferberliği kapsamında gerçek bir istihdam artışını teyit etmiyor.




 



Rapor, genişletilmiş işsiz sayısının 7 milyon gibi rekor bir sayıya ulaştığı bu koşullarda sorunun “istihdam seferberliğiyle” değil, kimi yapısal düzenlemelerle ele alınması gerektiği vurgulandı. “Herkesin çalışabilmesi için herkesin daha az çalışması gerektiği” yaklaşımıyla hareket etmenin bunun başta gelen koşulu olduğu ifade edilerek şu önerilerde bulunuldu:  



 




"Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.



·  Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.



·  İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.



·  Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.



·  Uluslararası Çalışma Örgütü ILO'nun "insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.



·  Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.



·  Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.



·  Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.



·  İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.



·  İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmeli, işverenlere teşvik adı altında işsizlik fonundan kaynak aktarılmamalıdır.



·  Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.