18:55 Yüksel Caddesi'ndeki polis barikatları ve zorbalığı halkın ısrarlı çabalarıyla fiilen işlevsizleşti
18:55
Yüksel Caddesi’ni halka kapatan siyasi iktidar ve terör estiren polisi kafe çalışanları ve sahiplerinin de tepkisiyle karşılaştı. Kafe sahipleri ve çalışanları masa ve sandalyelerini kapatılan bariyerlerin önüne, TOMA’nın önüne koyarak çaylarını içip, halay çektiler.
Bir süre sonra yaya kullanımına da açılan sokakta polisler hınçlarını çekim yapmakta olan gönüllü muhabirlerden çıkarmaya başladı.
“Çocuklarımızla sizin çekimleriniz ve yayınlarınız yüzünden aramız bozuldu. Çekim yapamazsınız. Siz çekim yapıyorsunuz diye insanlar alkışlıyorlar. Sizin yüzünüzden insanlar sokağı kullanamıyor” gibi saçma sapan sataşmalarda bulundular.

“Slogan atmayın”, “alkışlamayın”, “gurup halinde yürümeyin”, “bekleme yapmayın” baskılarına karşı yer yer sloganlarla birlikte alkışlar yükseldi.
Bir ara Konur Sokak’tan Yüksel Caddesi’ne yürüyen ve kendisi de KHK’yla ihraç edilen 40 yıllık emekçi Mahmut Konuk “tanı bunları tanıda büyü “ şiirini okudu. Yüksel Caddesi’ni terk etmeyen kitle alkışlarla karşılık verdi.
Polis anonsları, tehditler anlamsızlaştı.
Bugün Yüksel Caddesi’nde polisin “destek verdiklerinizi iyi tanıyın, onlar terör örgütü üyeleri, dikkat edin hepiniz hakkında yasal işlem yaparız” gibi anonsları alkışlarla protesto edildi. “Nuriye ve Semih yalnız değildir!” sloganlarıyla karşılandı.

Saat 18:00’deyse polis barikatı ve engeli, baskısı devam ederken Acun Karadağ, açıklama yaparak eylemlere devam edeceklerini belirtti. Karadağ, “Nuriye ve Semih serbest bırakılana kadar, işlerini alana kadar her gün baskılara, TOMA’lara, ablukalara aldırmadan buraya gelmeye, oturmaya devam edeceğiz” dedikten sonra polis barikatının arkasında bulunan kitleyle kucaklaşarak alandan sloganlarla ayrıldı.
14:50
Karanfil Sokak girişinde oturma eylemi yapan milletvekilleri bir süre sonra, “Türkiye bu hapishaneden kurtulacaktır. Herkesi volta atmaya davet ediyoruz arkadaşlar” diyerek Yüksel Caddesi’nde volta etmaya başladılar.
Milletvekillerinin volta eylemi çevredeki kitle tarafından alkışlarla desteklendi. CHP’li milletvekilleri sosyal medya hesaplarından halkı “volta atmaya” çağırdılar.
***
KHK’yla ihraç edilen akademisyen Nuriye Akman ve öğretmen Semih Özakça’nın “işimi geri istiyorum!” talebiyle sürdürdükleri açlık grevi direnişinin 75. gününde evleri basılarak gözaltına alınmaları ve dün çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmalarına karşı CHP milletvekilleri bugün saat 13:30’da Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması yapacaklarını duyurmuşlardı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın temsiliyetinde TBMM’den yürüyerek Yüksel’e gelen vekillerin önü caddenin Karanfil’le kesişen noktasındaki TOMA ve çevikle barikatıyla karşı karşıya kaldılar.
CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Şeker, Eren Erdem ve Necati Yılmaz'ın aralarında bulunduğu heyet polis engelini aşmaya çalıştı. "Bu sokağa girişimiz yasak. Yapılan şey hukuksuz. Girmememiz için sebep gösterin biz de çekip gidelim” diyerek polisle tartışan heyet, “bizi sizinle karşı karşıya getirmek istiyorlar ama bu oyuna düşmeyeceğiz” diye belirtti.

Polis amirleriyle vekiller arasında bir süre devam eden tartışma sonrasında polis basın da dahil milletvekilleri dışındaki herkesi alandan uzaklaştırdı.
Heyetle polis arasında bir süre devam eden tartışmadan sonra CHP’liler Karanfil Sokak’ta oturma eylemine başladılar. KHK'yla ihraç edilen öğretmen Acun Karadağ ve kamu emekçisi Veli Saçılık da onlarla birlikte oturuyor. Karanfil girişinde yapılan başlayan oturma eylemi sırasında polisle arbede yaşandı.
Bu arada Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın Sincan Cezaevi'ne götürüldükleri ve ailesinin görüşme talebinin reddedildiği öğrenildi.
İşlerini istedikleri için direnme haklarını kullanan bu iki eğitimciyi cezaevine koyarak zorla müdahalenin zeminini yaratmaya çalışan siyasi iktidarın bu politikasını tecrit ve izolasyonu koyulaştırarak sürdüreceği anlaşılıyor. Bu zulme karşı sokaklarda, üretim alanlarında tutum almamak yarınki büyük saldırılara açık çek vermek anlamına geliyor.
