Salı, 18 Ekim 2005 (20 yıl 10 ay önce)
Köleler de bizim gibi yarı açtı ama sahipleri patronlarımız gibi iki de bir kapı önüne koymuyordu onları. Robot olmadığımız için böyle yarı aç, at gibi çalıştırıyorlar. Robot olsaydık yakıtımızı tam vermek zorundaydılar. Peki neyiz biz böyle, robot gibi çalışıp, köle gibi aşağılanan; işten eve evden işe koşturup duran veya işsiz kalıp sadece evde kalan; ömrü çalışmak, televizyon izlemek, kahveye gitmek ve uyumakla geçen; hatta artık 16 saati bulan iş saatleri ile sadece çalışıp yatan; “boşunalık” dehlizlerinde çırpınıp duran...
İlköğretimin matematik derslerinden aklımıza gelen ilk şey, elmaların elmalarla, armutların da armutlarla toplanacağıdır. Bu örneklemede vurgunun yapılması gereken yer, yan yana duruş ve yan yana durması gerekenlerdir. Yani bu matematiksel bilgiyi toplumsal yaşama uyarlayacak olursak ortaya, "yaşamları, dertleri, acıları, özlemleri, çıkarları ortak olanların, bir arada olması, ortak bir saf oluşturması" çıkar.
Tek derdimiz uzun çalışma saatleri ve düşük ücret değil, bunlarla birlikte ve bunları sağlayacak şekilde burjuvazinin yoz kültürü, devletin zor ve baskı aygıtları, sendikal bürokrasi ve ağalık sisteminin kaynağı olan mevcut sendikal yapılanma vs. Tüm bunlara karşı mücadele edip insan gibi yaşayacak bir ücrete, insan gibi yaşayacak vakite nasıl erişeceğiz? İnsan gibi yaşama ulaşmak için önce "Kölece Çalışmaya Kölece Yaşamaya Hayır!" demeliyiz.
Evet, bu bir kampanya... Devrimci Sendikal Birlik ve Şubat ayında yapılacak olan "Söz Alınterinin Kurultayı" aktivistlerinin ortaya attıkları bir kampanya. Onlar ortaya attılar ama onlarla sınırlı kalmamalı, çünkü biz köle de değiliz robot da, biz işçiyiz. "Dağılınca Köle Birleşince Sınıfız". Bir değil, on değil, yüz değil, milyonlarcayız. Koskocaman bir okyanusun, işçi sınıfının parçasıyız. Acılarımız, dertlerimiz hep bir... Sorunlarımız gibi çözümlerimiz de birliğimizden gelecek...
[foto]kid.jpg[/foto]
Kampanyanın Temel Konuları
1-
Ağır, bunaltıcı, giderek tahammül edilemez ve insanlık dışı çalışma koşulları: Sendikasız-sigortasız, asgari ücretle hatta onunda altında bir ücretle çalışma, hızlanan çalışma temposu, iş yoğunlaşması, uzun mesailer, çay-yemek molalarının daraltılması, tuvalet vb. yasakları, haftasonu izinlerinin kaldırılması, hastalık, cenaze için bile izin verilmemesi, ikinci iş, sosyal yaşam diye bir şeyin tanınmaması, çalışma yaşının 6′ya kadar düşmesi ve 70′e kadar çıkması, ne çocukluk, ne emeklilik, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarında yaygınlaşma…
2-
İşyerlerinde maddi-manevi baskı, aşagılanma, küfür, taciz, eziyet, angarya, kameralı gözetlenme, mafya terörü… Bir işçinin dediği gibi: “Patron anana avradına küfretse, başını eğip dudaklarını ısıracaksın, ama çalışmaya devam edeceksin!” Hiçe sayılma, adam yerine konmama. İşçilerin en fazla infial duydukları şeylerden biri de kendilerine hiçbir konuda bilgi verilmemesi, patron ve şeflerinin yüzlerine bile bakmaması, muhatap bile almamasıdır. İşçilerin sürekli atılma gerilimi içinde tutulması, işsizlik tehdidi.
3-
Sadaka kabilinden ücretler, ücretlerin ödenmemesi, geç ve eksik ödenmesi, ücret kesme cezaları, fazla mesailerin ve geleneksel yarı yıl zamlarının verilmemesi, parça başı, kısmi zamanlı çalışmada ekstra düşük ücret, yetersiz beslenme, borçlanma, çocuğunun eğitimine ve sağlığa bile para ayıramama…
4-
Çürüme: Uyuşturucu, alkolizm, fuhuş, kumar, hırsızlık, ruhsal bozukluklar, duyarsızlık, alıklaşma, kişiliksizleşme, robotlaşma, sınıfına ve emekçi karakterine yabancılaşma, bireycilik, çocuklarını üç kuruşa işe vererek “köle tüccarı” haline gelme ve getirdiği paraya göre aileden sayma, kendisinden kötü durumda olanlara dönüp bakmama hatta aşağılama ve haline şükretme.
5-
Karşılanmayan temel ihtiyaçlar: Kanserli hastasını hastaneye yatıramayanlar, çocuğunu okutacak “zorunlu bağışı” veremediği için okulun damından düşüp ölenler, gecekondusu başına yıkıldığı için enkazlarda çöplüklerde yaşayanlar…
Sloganlar:
Kölece Çalışmaya, Kölece Yaşamaya Hayır!
İnsanca YaşanacakÜcret, İnsancaYaşanacak Zaman!
Kahrolsun İşsizlik Düzeni!
İş Yasasına Hayır!
Herkese İş Herkese İş Güvenliği!
Dağılınca Köle Birleşince Sınıfız!
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Ey İşçiler Birleşiniz Yoksa Dünya Mahvoluyor!
Sermaye Büyüdükçe İnsanlık Küçülüyor, İnsanlığı İşçi Sınıfı Kurtaracak!
10 Saat Çalışmaya Hayır!
Küfüre Tacize Aşağılanmaya Hayır!
Robot Değil İşçiyiz!
İşçi-İşsiz, Kadrolu-Taşeron Birleşik Mücadeleye!
Eğitim Sağlık Tatil İnsanca Yaşam!
Kayıtdışı Çalışma: Asgari Ücret Azami Eziyet!
Anadilim Türkçe, Anadilim Kürtçe, Uluslar Eşittir, Halklar Kardeştir!
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği!
Düşmanlık Uluslar Arasında Değil Sınıflar Arasındadır!
Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!
Öncü İşçiler Kurultaya
Taşeron işçileri, Sözleşmeli işçiler, Cad-cam işçileri, Kadın işçiler, Çocuk işçiler, Emekçi memurlar KURULTAYA!
Umutsuzluğa karşı UMUT, örgütsüzlüğe karşı ÖRGÜT, çözülmeye karşı ÇÖZÜM Kurultayına!
Bilinç olarak çözüm, örgütlenme olarak çözüm, eylem olarak çözüm: Söz Alınterinin Kurultayı