Yüksel'de saldırı ve direniş

Yüksel Caddesi'ndeki ablukayı tanımayan emekçilerin "işimi istiyorum" talebine yine saldırıldı, yine direnildi

GÜNCEL
Cuma, 2 Haziran 2017 (8 yıl 10 ay önce)

KHK’larla ihraç edilen emekçilerin Ankara Yüksel Caddesi’nde sürdürdükleri direnişi amansız bir polis terörüyle ezmeye çalışan devlet, sokakları halka kapatmaya, o karanlık gövdesiyle işgal etmeye devam ediyor.



 



2 haftadır polis tarafından işgal edilen Yüksel Caddesi ve bariyerlerle adeta esir edilen İnsan Hakları Anıtı bugün de saldırı ve direnişe sahne oldu.



 



Her gün Veli Saçılık darp edilip gözaltına alınıyordu, artık sokak ortasında çılgınca işkence ediliyor, plastik mermi yağmuruna tutuluyor. Ama direniyor, kaçmıyor, sokaktan gitmiyor. “Bu sokakları terk edeceksiniz” diyor. Veli Saçılık, KHK ile atıldığı işini geri istiyor. On binlerce kamu emekçisi gibi…



 



Veli Saçılık bugün yine halka yasaklanan Yüksel Caddesi’ne ve caddede devlet tarafından esir alınan İnsan Hakları Anıtı’nın önüne gitti. Yanında Acun Karadağ, Acun Karadağ’ın öğrencisi ve Yüksel yasağını tanımayanlar vardı.



 





 



Her gün öğlen ve akşam saatlerinde yapılan basın açıklamasına bugün yine 2 defa üst üste saldırı gerçekleşti. 



 



Yüksel'de 206. gün öğlen açıklaması



 



Veli Saçılık yaralarıyla, Acun Karadağ öğrencisiyle, Esra ve Sultan Özakça açlıklarıyla oradaydı. “İşimizi Geri istiyoruz!” sloganı atılır atılmaz polis, Veli’yi iteklemeye başladı. Ardından tekme, tokat, gaz, plastik mermi ile yoğun saldırı gerçekleşti bir kez daha.



 



Bu sırada polis yine “Yüksel ve Konur sokakta bekleme yapmayın. Bekleyenlere müdahale yapılacaktır” anonsları yapmaktaki ısrarını sürdürdü. “Bu sokaklar bizim” dercesine, işçi ve emekçilere gözdağı verircesine…



 





 



Saldırı sonrasında polisin Konur ve Yüksel’deki gövde gösterisi her iki sokakta adeta volta atarcasına beklemek biçiminde devam etti.



 



206. gün akşam açıklaması



 



Akşam saat 18:30’da yapılan açıklamada da öğlenki sahneler yinelendi. Bir kez daha alanı terk etmeyeceklerini duruşlarıyla ortaya koyan emekçiler azgın polis saldırısıyla oradan uzaklaştırılmaya çalışıldı. Ama ısrarlı direniş gözaltına alma çabasını boşa düşürdü.



 



Polisler bugün kinle, nefretle Acun Karadağ’ın elindeki “Nuriye ve Semih’i yaşatacağız” dövizini yırtmak için saldırdılar. Ama yırtamadılar. Acun Karadağ, “artık gazdan da etkilenmiyoruz başka bir yol bulmaları gerekecek. Bağışıklık kazandık” sözleriyle saldırı ve direnişin nasıl bir süreklilik kazandığını özetledi.



 



Veli, “Biz işimizi geri alacağız. Nuriye ve Semih’i yaşatacağız. Bütün saldırıları korkmadığımızı bildiklerin, çılgına dönüyorlar adeta diyor. Ve biz işimize geri dönünce orayı yönetenler nereye kaçacaklar asıl bunu düşünsünler” diyerek kararlılıklarının altını çizdi.