Desan Tersanesi'nde kıyım ve baskı

Desan Tersanesi'nde patron işbirlikçi sendikaya üyeliği zorluyor, karşı çıkan işçiler işten atılıyor, tehdit ediliyor

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 3 Haziran 2017 (8 yıl 10 ay önce)

Desan Tersanesi patronu, bünyesinde çalışan işçileri direkt olmasa da dolaylı yollardan kendisiyle işbirliği içinde olan Dok Gemi İş Sendikası’na üye olmaya zorluyor.



 



Desan Tersane yönetimi kendisiyle işbirliği içindeki sendikaya üye olan işçilere ücretlerini zamanında öderken, üye olmayan ya da olmak istemeyenlereyse her zaman ya geç ödeme yapıyor ya da bir sıkıntı çıkarıp sendikaya üye olmaya zorluyor. Ayrıca yakacak yardımında verilmediği anlatılıyor.



 



Desan Tersanesi’nde oldukça ağır koşullarda çalışan (hafta sonları da dahil uzun saatler çalışma, keyfi işten atmalar, gemi işinin ağırlığı…) işçiler tersane yönetiminin bu tutumuna karşı dün kazan kaldırdılar.



 



Tersanedeki olumsuz koşullara müdahale eden ve işyerinde Limter-İş Sendikası’na üyelik çalışmaları yapan arkadaşlarının işten atılmaları işçiler için bardağı taşıran son nokta oldu.



 



Desan Tersanesi işçileri kölece çalışma koşullarına sesini çıkarmayan hatta işbirliği içinde olan Dok Gemi İş Sendikası’na karşı tutumlarını belirlemek ve işten çıkarılmalara karşı ne yapabileceklerini konuşmak için dün yemekhanede toplantı yapmak istediler. Toplantı, Tersane Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Divan’ın baskın yapması ile engellendi.



 



Tersane Yönetin Kurulu Başkanı Muhsin Divan, toplantı yapmak isteyen işçileri azarlayıp, yaptıklarının “yasa dışı eylem”, “toplu gösteri” olduğunu söyleyerek, “OHAL var, yasak var” sözleriyle tehdit etti. Bu tehditlerle toplantının yapılmasını engelleyen patron aynı zamanda OHAL’in patronlar için nasıl bir fırsat olduğunu da bir kez daha göstermiş oldu.



 



Muhsin Divan, işten çıkarılan işçiyle yalnız konuşmak istediğini belirterek diğer işçilerin yemekhaneyi boşaltmalarını buyurdu.



 



Sonrasında da yapılamayan toplantı için yemekhanede hazır bulunan işçilerden savunma istendi. Dahası Desa Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Divan tarafından işçilere, mevcut koşullardan memnun olmayanların işten ayrılabilecekleri, ayrılan işçilerin tüm haklarının verileceği iletildi.



 



Sonradan da işçilerin çok sevip, saydıkları şeflerinin de işine son verildi.



 



Desan Tersanesi’ndeki bu tutum, OHAL’in patronlar tarafından işçilerin örgütlüğünün dağıtılması için nasıl bir fırsata dönüştürüldüğünü açıkça gösteriyor.



 



Tuzla’daki Desan Tersanesi’nde çalışan bir işçi yaşadıklarını gazetemize bir mektupla aktardı.



 



Çalışma koşullarını, işbirlikçi sendikacılığı, OHAL’in nasıl bir fırsata dönüştürüldüğünü teşhir eden bu mektubu yayınlıyoruz:



 




Maaşlarımızı geç almaya başladık. Mesailer birikti, dört mesai oldu. Maaşın yarısını veriyor. İşçiler ekonomik olarak çöktü. Patron işçilere “referandumdan sonra düzelteceğim durumları maaşınızı gününde alacaksınız” dediği hâlde bu düzeltmedi. (işçileri bu koşullara zorlayan sınıf bilinci değil, ekonomik zorluklardır )



 



Sendika başkanı işçiden yana olmadı. Patronlardan yana tavır takındı. Biz de işçiler olarak 60 kişi toplantı yaptık yemek saatinde. Yönetim kurulu başkanı toplantıyı bastı, ileri geri konuştu. İşten atılan arkadaş da muhatap olmak zorunda kaldı.



 



Biz de çıktık. Sendikadan çıkma kararımız yarım kaldı.



 



Biz işten atılan arkadaşın yanında durduk diye savunma istiyorlar.



 



Bugün de bir arkadaşımızı daha çıkardılar ve daha da çıkartacaklar. Bu, örgütlülüğü tavsiye edene kadar sürecek.



 



Ağır çalışma koşullarına rağmen aldığımız ücretler 1400-2500 aralığında seyrediyor.



 



Çalışma koşulları işin durumuna gemilerinin yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen normal çalışma, bazen geceden sabahlamalar, bazen sabah erken gelmeler, cumartesi pazar dâhi çalışmalar devam ediyor.



 



Huzursuzluklar devam edecek. Saygı duyulan ve sevilen arkadaşları da çıkardılar.



 



Ben sendikadan istifa edeceğim ve onlara güzel bir savunma vereceğim.



 



Toparlanmamız çok zaman alacak. Bu durum bizi geriye attı, tek yapacağımız su ara sendikadan hepimizin istifa etmesi olmalı.