Şişecam da eyleme 'istismar' diyor

Cam işçilerinin 2 haftayı bulan fiili direnişleri Şişecam yönetimine sınıfına uygun bir açıklama yaptırdı

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 5 Haziran 2017 (8 yıl 10 ay önce)

Kristal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Şişecam’a bağlı 9 fabrikada, 5 bin 700 işçiyi kapsayan 25. dönem sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine gidilecek grevin Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmasından sonra fabrikalarda sürdürülen fiili direniş ikinci haftasına girerken Şişecam yönetimi bir açıklama yayınladı.



 



Burjuvazinin o ikiyüzlü “nezaketi” elden bırakılmadan yapılan açıklama Şişecam yönetiminin 24 Mayıs’tan bu yana yarım saatten başlayarak kademeli bir biçimde 2 saate çıkarılan iş bırakma ve işyerini terk etmeme eylemlerinden hayli rahatsız olduğunu gösteriyor.



 



Tehdit ve çarpıtmalarla dolu olan 4 Haziran tarihli açıklama, cam işçileri tarafından “Nasihat değil, çözüm istiyoruz!” sloganında ifade bulan öfkeli bir karşılık buldu.



 



Şişecam 'sendika olma' diyor



 



“Değerli çalışanlarımız” hitabıyla başlayan bu açıklamada, 2003 yılından beri 4 grevleri yasaklanan cam işçilerinin birikmiş tepkisini kontrol altında tutmak dışında bir seçeneği kalmayan Kristal-İş’e dönük saldırgan ifadeler kullanılıyor.



 



Kristal-İş, “işçileri eyleme kışkırtmak”, “baskıyla eyleme zorlamak” gibi ithamlarla hedefe çakılıyor. Kristal-İş’e o eylem kararını aldıranın işçilerin yoğun baskısı olduğu biline biline bu yapılıyor. Hem sendikanın hedefe çakıldığı hem de işçilerin sanki güdülecek koyunlarmış gibi aşağılandığı bu açıklamanın gerçek bir hükmü olmadığı cam işçilerinin günlerdir sergiledikleri tutumla açıkça ortada duruyor.



 



Şişecam yönetimi de bunu biliyor. Fakat açıklama özünde işçinin sendikalı olmasına duyulan açık sınıf düşmanlığının somut bir ifadesi. Sendikaya “sendika olma” buyruğudur!



 



Tayyip Erdoğan’ın MÜSİAD toplantısında greve ve sendikal örgütlülüğe ilişkin söylediği “istismar ediliyor” sözleriyle Şişecam yönetiminin açıklamasındaki öz, aynı noktada buluşuyor. Bu açıdan da her ikisi korporatist bir sınıf “örgütlenmesi” muradı içindedir. Nitekim Şişecam yönetiminin açıklamasında “resmi arabulucu” göndermesi yapması da bunun ifadesidir.



 



İşçi kıyımı tehdidi ve yalanlar



 



Yapılan eylemler yasadışı olarak tanımlanıp, İş Kanu’nun 18. maddesine dayandırılarak “işten atma”, “ücretten kesintiler” gibi yaptırımlarla tehdit ediliyor. Sendikanın bu eylemleri “sendikal eğitim çalışması” olarak tanımlamasının yasalara aykırı olduğu belirtiliyor.



 



İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda sicili hayli kabarık olan Şişecam yönetimi şimdi işçileri düşünüyormuşçasına bu eylemlerin onların sağlığına ve güvenliğine tehlikeli olduğunu söylüyor.  



 



Şişecam’ın TİSK’e bağlı özel sektör iş kolları arasında işçiye en iyi ücret veren şirket olduğu yalanı da işin cabası.



 



3 yıllık sözleşme dayatması Şişecam’ın müşterilerinin belirsizlik istetememesi gibi bir gerekçeye dayandırılıyor.



 



Cam işçisi sendikalarından vurulmaya çalışılıyor



 



Sendikanın yoğun işçi basıncıyla almak zorunda kaldığı bu eylem kararı şimdi tam da ara bir tutum alan sendikanın korkularına seslenilerek sonlandırılmaya çalışılıyor.



 



Öncesi bir yana 2006 yılından beri ücretlerine neredeyse sıfır zamma denk düşen komik oranlarda zamlar yapılan işçiler sendikanın baskı altına alınmasıyla kendi haline terkedilmeye ve eylemleri sönümlendirilerek dayatmaları kabul etmeye zorlanıyor. Şişecam işçileri en zayıf karınlarından, sendikalarının ikircikli tutumlarından vurulmaya çalışılıyor.



 



Fakat metal fırtınanın ve sınıfın son yıllarda aldığı belirli tutumların yarattığı kolektif hafızaya dayanan ve güçlerini buradan alan işçilerin bu tehditlere pabuç bırakmayacakları, sendikayı da bu noktada baskılamaya devam edecekleri açık. Şişecam yönetiminin açıklamasından sonra fabrikalarda yapılan eylemler de bunu açıkça gösteriyor.