Petrol-İş'in örgütlü olduğu Mefar ilaç fabrikasında da grev yasaklandı!
Petrol-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Pendik'te kurulu bulunan Mefar ilaç fabrikasında 18 Mayıs’ta asılan grev kararı da Bakanlar Kurulu tarafından “milli sağlığı bozucu” gerekçesiyle 60 gün ertelendi, yani yasaklandı. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 6356 sayılı 63'üncü maddesine dayandırılan karar Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Başbakan Binali Yıldırım’ın Çankaya Köşkü’nde işçi, patron ve kamu emekçileri sendikalarının temsilcileriyle bir araya geldiği iftarda AKP’ye mahsus o pişkinlikle söylediği grev ve lokavt yasaklarının alanlarını daralttıkları iddiasının üzerinden günler bile geçmeden Mefar grevinin de yasaklanmasıyla AKP’li yıllarda 13. grev yasağı yaşanmış oldu.
Yıldırım insan aklıyla dalga geçercesine grev ve lokavtın alanını daralttıklarını iddia etse de gerçek bir gün sonra Erdoğan’ın sözleriyle dile gelmişti. Grevi “ıvır-zıvır” diye nitelendiren Erdoğan aylar sonra bu sefer de "İşçinin grev tehdidini artık yasalarla engelledik" diyordu. Grevin bir "istismar mekanizması" olduğunu söylüyordu. O konuşmaların üzerinden birkaç gün geçmişken yasaklandı Mefar grevi.
Cam işçilerinin grev yasağının üstüne gelen bu yasak kararı Erdoğan’ın "Öyle ikide bir grev falan... Kusura bakma arkadaş" ifadelerinde olduğu gibi işçi sınıfına dayatılan çalışma rejiminin çarpıcı bir tercümesi oldu.
Patronlara OHAL’i pazarlayan Erdoğan ve avanesinin düşlediği işçi sınıfı ve toplumsal atmosfer, örgütsüz ve emeğin korunmasındaki en önemli araçlardan biri olan grev silahından yoksun bir işçi sınıfıdır.
Örgütlü olmasının tek bir biçimi olabilir onlara göre; o da, korporatist modeldir.
Daha açık ifadeyle parti-devlet özdeşleşmesinin organik parçası olmuş sendikalardır. Grev hakkı olmayan, toplu sözleşmelerde işçiyi daha koyu bir sömürüye rıza göstermek için “ikna eden”, kapitalist sömürü mekanizmasının organik parçası olan sendikalar…
Petrol-İş Sendikası 2 No’lu Şubesi 2014 yılından beri Mefar’da örgütlenmeye çalışıyordu. Sendika düşmanı MEfar patronu bu süre içinde sendikal faaliyet yürüten öncü işçileri işten atmaya başladı. Aralık 2016’da 15 işçi işten atılmış, 70 işçi de baskıyla sendikadan istifa ettirilmişti. Aynı kıyım sendikal örgütlenmenişn başladığı 2014’te de yaşanmıştı.
Oldukça zorlu bir süreçten sonra Mefar patronu fabrikaya sendikanın girmesini engelleyemedi. Yetkiyi alıp, toplu sözleşmeye hak kazanan Petrol-İş’le yapılacak bu ilk sözleşmede anlaşmaya varılamayınca grev kararı alındı.
Sendika bu sırada örgütlenme sırasında yaşanan işten çıkarmaları protesto etmek ve toplu iş sözleşme görüşmelerinin tıkanması nedeniyle bir günlük işyerine kapanma eylemi örgütlemişti (30 Mayıs’ta)