Cam işçilerinin direnişi, burjuva devlet ve uzlaşmacı sendika eliyle sönümlendirilmeye çalışılıyor
Zehra Çaldağ
Bugün, Şişecam fabrikalarında cam işçilerinin grev yasaklarına karşı başlattıkları fili direnişin 16. günü olacaktı. Ama direniş 13. gün burjuvazi-devlet-ve uzlaşmacı sendikayla sönümlendirilmeye çalışılıyor.
Şişecam fabrikalarında 13 gün önce fili direniş kararı alan tabanın tepkilerini üzerine çekmek istemeyen sendika, “işçinin kararının yanındayız” diyerek vardiya değişim saatlerinde bir saat üretimi durdurma ve fabrikaları 24 saat terk etmeme kararı almak zorunda kaldı.
Kristal-İş yönetimi ve Genel Başkanı’nın iki hafta boyunca ne kadar terlediğini, ne kadar zor durumda kaldıklarını 2006’dan beri her sözleşmede ortaya koyduğu uzlaşmacı tutumundan biliyoruz.
Bu seferkinin Kristal-İş için hiç kolay bir dönem olmadığı çok açık ve netti. Çünkü cam işçisi kararlıydı. 24 Mayıs’ta çıkılacak grev yasaklarına karşı işçiler direniş kararıyla bastırıyordu. Eğer 24 Mayıs’ta Kristal-İş, “Yasalar böyle diyor, hukuksal olarak hakkımızı aramalıyız, yapacak başka bir şey yok” deseydi cam işçilerinin tepkileri çok farklı olurdu. Kristal-İş Sendikası bunu göze alamazdı. “Tabanın kararının yanındayız” demek zorunda kaldı.
Peki neden? Bu işçi sınıfı ve cam işçisi için çok önemli bir soru. Çünkü, eğer Kristal-İş Sendika yönetimi bunu göze alabilseydi, cam işçisinin tavrı sermaye-devlet ve işbirlikçi, uzlaşmacı sendikal anlayışlara sınıfsal bir ders verme yönünde olacaktı. Cam işçisi diğer sektörlerde çalışan işçi bölüklerinin de gelip tıkandığı ve sınıfsal olarak hala aşılamamış bir eşiği aşmış, devletin sermayeyi destekleyen yasalarına karşı net bir duruş sergileyerek yapılması gerekeni fiili olarak göstermiş olacaktı; ki birçok sektörde OHAL bahane edilerek birçok sektörde grev yasaklamaları devam ediyordu.
Ayrıca kiralık işçilik, esnek çalışma gibi işçileri tam anlamıyla köleleştirmenin, bunların sınıfın hayatının orta yerine oturtulmaya çalışıldığı bir süreçteyiz. Üstelik Kıdem tazminatı gaspı hala gündemden düşmedi ve canalıcı bir noktada duruyor. İşçi sınıfının sadece iş güvencesi değil, aynı zamanda emekliliği de kıdem tazminatı gaspıyla patronlara peşkeş çekme saldırısı gündemde. Zorunlu BES’in de dayatıldığı günlerde işçi sınıfının gözü kulağı cam direnişindeyken sınıfsal çıkarlar için yapılması gerekeni cam işçi yapmış olacaktı. Burjuvazi ve uzlaşmacı-işbirlikçi sendikalar yine kendine yaraşır bir oyun sergilemeliydiler ki cam işçisinin sınıfsal kinini ve öfkesini bir şekilde frenlesinler.
Bu iki hafta içinde Şişecam'da cam işçisinin direngenliği ve kararlılığı, sınıfın ve emek dostlarının gözünün kulağının odaklandığı destek ve dayanışmanın büyütüldüğü bir direniş oldu. Aynı zamanda burjuva devlet ve uzlaşmacı-işbirlikçi sendikal anlayışın da gözü kulağı, 'nasıl yaparız da frenleriz' çabalarının da yoğunlaştığı bir evreydi bu.
Tayyip Erdoğan'ın MÜSİAD Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma bütün bunlara yön verici, ön açıcı ve tercüman oldu. Burjuvazi ve işbirlikçi, uzlaşmacı sendikal anlayış kıvranmaktan kurtulmuştu. Çünkü Erdoğan’ın bu konuşmasından sonra Şişecam patronları, şimdiye kadar kendisiyle uzlaşan ama bu sefer işçi iradesini kıramayarak grev yasağına karşı 'işçinin direniş kararının yanındayız' demesine de gönderme yaparak sendikayı karalamayı da içine alan ve burjuvaziye uygun bir açıklama yaptı. Ardından da 3 gün önce toplusözleşme sürecinde tıkanan görüşmeleri yeniden başlattılar. Kristal-İş için bulunmaz fırsattı bu.
Ne yaptı Kristal-İş? Görüşmeler yeniden başlayınca, işbirlikçiliği ve uzlaşmacı yüzünü ortaya koyarak görüşmeleri bahane edip vardiya değişimlerinde bir saatten başlayıp iki saate kadar çıkarılan iş bırakma eylemlerini durdurma ve fabrikalarda bekleyişi bitirme kararı alarak işçileri fabrikalardan uzaklaştırdı. Görüşmeler 3 gündür devam ediyor. Bugün görüşmelerde her angi bir uzlaşma çıkmazsa yarın arabulucu devreye sokularak işçilerin direngenliklerini sönümlendirme işi devreye girecek.
Şişecam fabrikalarındaki işçiler ne yapıyor? Üç gündür görüştüğümüz işçiler, arabulucu istemediklerini direniş kararlılığını sönümlendirme çabalarına karşı çıkacaklarını belirtiyorlar. Burjuvazinin dayattıklarının kabul edilmemesini istiyorlar. Bahanelere, oyalamalara girmeden Kristal-İş'in tabanından gelen irade doğrultusunda karar alarak direnişe devam ve tabii ŞALTER İNDİRME KARARINI ALMASINI İSTİYORLAR. Cam işçileri sosyal medya hesapları üzerinden öfkelerini ve sınıfsal kararlılıkları şöyle ifade ediyorlar:

Eskişehir’den cam işçisi: İşverende sendikacılarda bu sayfayı takip ediyorlarmış. O halde soruyorum 6000 kişinin kaçının maaşına icra geldi kaçı çocuğunu üniversite okutabiliyor. kaçı isinde huzurla çalışabiliyor ve kaçı kartı bastığında yüzü tebessüm edebiliyor. Bizlere çocuklarımızı okutabileceğimiz maaş verin bırakın ülke Şartlarını ülke şartlarını göz önüne alırsak, ilk önce o koltuklardan siz kalkın. Gün geçtikçe geriliyoruz ve biliyor musunuz? Ne isimizde ne evimizde huzur kalmadı! Selde, yangında bu biz işçiler fabrikalarımızı sahiplenerek nasıl kendini feda ettiyse, sizde ATATURK un kurduğu fabrikadaki insanlara hakkini verin.
Bir başka cam işçisi: Cam İşçileri Olarak Son Sözümüzü En Başta Söyledik. Ancak Hatırlatmakta Fayda Var Diye Düşünüyorum..
Bizler Cam İşçileri Olarak Taslağımızdan Asla ve Asla Taviz Verilmesini İstemiyoruz. Hep Söyledik Yine Söylüyoruz; Biz Bu Yola Baş Koyduk Ölmek Var Dönmek Yok.. Bunu Herkes Böyle Bilsin..
Görünen o ki cam işçisinin birliğine, bütünlüğüne fiyat biçilmeye çalışılıyor !!! O hesabı yapacak hesap makinası daha icat edilmedi...
OTOCAM'I VERMEYİZ. ALINTERİMİZİN KARŞILIĞINI DA SÖKE SÖKE ALIRIZ.
Bursa’dan cam işçisi: Yeter artık. İyi niyet iyi niyet indir su şalteri başka yolu yok yeterr!!!
Başka bir cam işçisi: Demedi demeyin bu adamlar bizleri oyalıyor.
Trakya Lüleburgaz’dan bir cam işçisi: Bugün yapılan TİS görüşmesi sona ermiş, idari maddeler ile ilgili 32 Md haricinde uzlaşı sağlanmış görüşmelere yarin erken saatlerde devam edilecektir. Bu yukarıdaki mesaj dün geldi.
Buda bu gün
Bugün yapılan görüşmelerde herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır. İşverenin Otacamı ayırma ve 32. Maddeyle ilgili geri adim atmaması sebebiyle mütarekeler bugün sonlanmıştır. Yarın son bir görüşme yapılacak. Uzlaşma sağlanmazsa perşembe günü yapılacak olan arabulucu toplantısı beklenecektir. B002
Evet kristal iş üyesi arkadaşlarım bundan ne çıkardınız, birileri bizimle dalgamı geçiyor yoksa birileri onlarla mı dalga geçiyor Tam her şey yoluna, girerken cam işçisi her zamanki birlikteliğini göstermeye başlarken neden korktunuz? Soruyorum sizlere çam işçisinin direnişinden mi? Yoksa kamuoyu oluşmasından mı? yoksa senaryo istediğiniz gibi gitmemesinden mi? Ama cam işçisi sandığımız gibi değil her şeyin farkında ya tabana dön istediklerini yap bir kere olsun şu muhalefet dediğin insanları dinle yada gereğini yap sakın adamlarının fabrikalarda yaydığı şartlarda bu sözleşmeye imza atma bizden söylemesi.
Bir başka cam işçisi: Sözleşme süresince sosyal medya üzerinden hiçbir yorum yapmama kararı aldım kendi adıma ama maalesef ki taşı çatlatırsınız Hey sen Şişecam yönetimi el birliğiyle fabrikaları ücret bazında tekstil fabrikalarına çevirdiniz ve çevirmeye devam ediyorsunuz işçilerin olarak bizim kayıplarımız ortada sizler zaten İş bankası hesaplarımızdan kredi ve kredi kartı borçlarımızı görüyorsunuz bizlerde basında şirketin ne kadar kar yaptığını görüyoruz asla bizleri ortak yap demiyoruz sadece insanca geçinecek bir ücret talep ediyoruz üniversitede bir çocuk okutmanın aylık masrafı ne kadar? sayın patronum bizlerin, geçineceğimiz ve çocuklarımızı verdiğiniz ücretlerle nasıl okutabileceğimiz konusunda biraz empati yapın. Ne olursunuz çevrenizdeki ufak çaplı işletmelere bakın ne ücret veriyorlar ve Avrupa 1. veya Dünya 3. Değiller. Siz sendikamızın genel başkanı artık biraz da işverene gösterdiğin iyi niyeti tabanına göster artık taslakta dahi hiç kimse genel merkez yönetiminin almış olduğu karara karşı çıkmadı ve masaya sizin istediğiniz şartlarda oturdunuz bizim beklentilerimiz yüksekti hadi kabul etmediniz en azından bunun arkasında durun ve asla ve asla 3. Yılı kabul etmiyoruz taban olarak bizler 2. yıllarda zaten kaybediyoruz çünkü bu hükümet olduğu sürece enflasyon çıkarılmıyor 11 yıllık işçiyim maalesef ki benim hatırladığım 4 tane 2.yıl zammı 50 kuruş 60 kuruşlar bizleri ücretlerde erimeye yol açtı. Ayrılmaya gelince Birleşirsek TOK oluruz Ayrılırsak YOK oluruz başkanım bu nettir fazla kelime yazmak istemiyorum. Ha bu arada nasıl geçtiğimiz sözleşmede grev esnasında tomaların karşısına geçtiysek yine geçeriz Çocuklarımızın ekmeği ve geleceği için ölüm pahasına her şeye varım çünkü bizler zaten onlar için çalışıyor onlar için yaşıyoruz. Saygılar sunuyorum.

Sadece bunlar yeterli mi? Yani tepkilerin ifade edilmesi, sendika yönetimine iletilmesi ve sözle söylenmesi yeterli mi? Tabii ki hayır! İşçi sınıfının ve Şişecam fabrikalarında grev yasaklarını tanımayan ve sınıfsal bir direngenlik göstereren cam işçileri işçi sınıfının uzun yıllardan beri aşamadığı bir eşiği aşamadığı sürece, tarih yine tekerrür edecek.
Böyle giderse, işçi sınıfı, işbirlikçi ve uzlaşmacı sendikal anlayış tarafından burjuvaziye -artık gümüş mü olur altın mı olur- bir tepsiyle teslim edilecek. Tarihin böyle tekerrür etmesi gerekmiyor. Bu eşik, “Hak verilemez alınır. Zafer sokakta kazanılır!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Greve uzanan eller kırılsın!”, “Cam işçisi direnişin simgesi!”, “Grev yoksa üretim de yok!”, “Grev yoksa direniş var!” gibi sınıfsal direniş ve kazanımlardan doğmuş sloganları, cam işçisi ne zaman fiili olarak hayata geçirecek, o zaman aşılır.
Bundan sonraki süreçteki gelişmeler biraz da cam işçisinin iradesine bakar. Sendikasına da emeğine de alınterine de çocuğunun geleceğine de sahip çıkmak nasıl olur; cam işçisi bunu eylemiyle göstermeli. 13 gün fabrikaları terketmeyen onurlu cam işçisi arabulucu oyununa gelmemeli! “Şalter inecek bu iş bitecek!” sloganını fiilen hayata geçirmeli ki, işçi sınıfını itaatkar kölelere çevirmeye çalışanlar işçiyle oyun oynanmayacağını anlamalı!
Görüşmeler olumsuz sonuçlanırsa ve eğer sendika işçinin sendikasıysa eylem kararı alıp, fabrikalarda şalter indirmelidir! Sendika karar almıyor, arabulucuya havale edilmesine ses çıkarmıyor ve İşçiyi ikna etmeye kalıyorsa o zaman cam işçisi bu kararı alma iradesini göstermelidir! “Eleştiri ve tartışma zamanı değil” derse, “şimdi sendikamızın arkasında durup aldığı karara ses çıkarmayalım” derse, o zaman 13 gün neden direniş yaptınız ki diye sorar herkes; arabulucu başta da devreye girerdi. İşçi varsa sendika var yoksa sendika diye bir şey yok.
Bilek başkan bir konuşmasında "Siz bizim oksijenimizsiniz" demişti, doğru. “O zaman ya isçinin istediği kararı al şalter indir de yoksa oksijen sana zarar verir” demek gerekir.