'33 bin öğretmen eksikle karne'

KHK’larla ihraç edilen bir öğretmenin karneden bir gün önce kaleme aldığı sarsıcı satırları paylaşıyoruz

GÜNCEL
Cuma, 9 Haziran 2017 (8 yıl 10 ay önce)

KHK’larla ihraç edilen bir öğretmenin karneden bir gün önce "anlam dünyanıza dokunabilir miyim?" diye sorarak kaleme aldığı sarsıcı satırları paylaşıyoruz:



 




Bu satırları yazıp yazmamayı düşündüm... Günlerdir elim klavyeye gitmiyor, içimden yazmak gelmiyor. Bu yüzden burayı içimden tekrar gelene kadar, askıya almaya karar verdim.





7 Şubat’tan bu yana 122.gün...

 



İhraç edilmemizin üzerinden 4 ay geçti.

 



2. dönem bir gün derse girebildim ve bir dönem bensiz kapanıyor yarın. Bizsiz... Bu yıl 33 bin öğretmen eksikle karne veriyor eğitim camiası.



 



Yarın karne verilecek. Ben 1.5 yıl boyunca bi dolu yerde fotolarını çektiğim sınıfım 8/A’ya bir slayt gösterimi hazırlayıp öyle uğurlayacaktım onları. 8/E’lerle sarılıp ağlaşacaktık. Bol bol çocuk öpüp güzel dileklerle yollayacaktım onları, geçen yıllardaki gibi 'Ben bu okulun demirbaşıyım, beni görmeye gelin, unutmayın!' diyecektim. Bunların hiçbiri olamıyor. Olsun.



 



Hepsinden geçtim bunların, işe iade istediği için, açlık grevi yaptıkları için tutuklanan iki güzel eğitimci var: Nuriye ve Semih. Onlara kalıcı bi zarar gelebileceğinin düşüncesi bana çok ağır geliyor... Hepimiz için oldukça ağır bir bedel ödediler/ödüyorlar... Onları unutmayın...



 



Üzgün ya da kızgın ifadesine tıklamak, beğenmek ya da paylaşmak, yorum yazmak, tartışmak şu an içimden gelmiyor, çünkü anlam dünyamda silikleşti bunların değeri...



 



Yarın karne günü.

 



Dedim ya, bu yazıyı yazıp yazmamayı düşündüm... Sizin anlam dünyanıza dokunur mu bilmiyorum. Tek bir isteğim var listemdeki öğrenci, öğretmen ve velilerden. Yarın bu ülkenin herhangi bir okuluna uğrayacak olanlardan tek bir isteğim var: Bişey yapın.



 



Ne yapacağınız size kalmış...



 



33 bin öğretmen işinden edilmişken, hiçbişey yokmuş gibi, alalede bi yılmış gibi verip almayın karneleri.



 



Her şeyin bu kadar normal olması tuhaf değil mi?



 



Bir sosyal cinayet işlendi huzurlarınızda. Bir kıyıma tanık oldunuz. Hepiniz oradaydınız ama görmemiş gibi yapıyorsunuz. ‘Cinayeti kör bir balıkçı gördü, ben gördüm, hiçbiriniz orada yoktunuz’ diyor ya şarkı. Öyle.



 



Öğretmen arkadaşlarım; takdirlerden teşekkürlerden, 90 üstü ortalamalardan çok; iyi insanlara ihtiyaç olduğunu söyleyin çocuklara yarın. Eşitliğe, özgürlüğe, adalete inanan çocuklar...



 



Sevgili veliler; paranın kaybedilince tekrar kazanılabileceğini ama insanın değerlerini kaybetmemesi gerektiğini öğretin çocuklara.

 



Ve siz sevgili çocuklar; size her sarılıp öptüğümde, kendi çocukluğumun yaralarını sardım ben... Bende ne eksikse çocukken onu vermeye çabaladım size... Ne kadar başardım bilmiyorum...

 



İnsan olayları çok sonradan anlamlandırır bazen... Ortaokulda bizim kasabaya, Gümüldür'e, İzmir’den gelen bi matematik hocamız vardı. Recai’nin sesi güzeldi. Dersin son dakikalarında Livaneli'den 'Güneş topla benim için'i isterdi hep.



 



Anlamını kavramıyorduk hep birlikte eşlik ediyorduk sadece. Öğretmenimiz derin derin düşünüyordu, gözlerinin daldığı yerin sessizliğine saygı duyuyorduk. Yıllar sonra onu düşündüğümde onu solcu bir öğretmen olarak anlatıyordum arkadaşlarıma... Umarım sevgili öğrencilerim siz de beni iyi hatırlarsınız gelecekte 'sosyalistti, o zamanlar anlamıyorduk ama hak, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük dilinden düşmezdi' dersiniz...

 



Yarın bi yazı yazın bi kağıda. Hep birlikte bi türkü söyleyin. 'Bugün karne günü ve khk ile atılan öğretmenler için yazacak, yapacak bişey bulamadım' diyin mesela.





Kedi köpek besleyin. Kuşlara ekmek kırıntısı koyun cam önüne.



 



İhraç kurultayına gitmiştik Ankara'ya orda ihraç olan 30 yıllık bi sınıf öğretmeni 'Evim okulun dibinde ve ben bir ay boyunca her zil çaldığında ağladım' demişti, aklımdan çıkmıyor.



 



Ben üzgün olmaktansa öfkeli olmayı tercih ettim. lakin bugün için mesele işten atanlarla, atılanlar arasında olmaktan çıktı, bu durum sizin sessizlikle mühürlenmiş onayınızla devam ediyor.

 



Mesele sadece geçinmek, para kazanmak değil. Amiriniz, patronunuz, iş arkadaşınız size haksızlık yaptığında günlerce bunun için söylenmiyor musunuz? 4 aydır ilçe milli eğitimden, valilikten, mahkemelerden gelecek bi ses. Yok. Mesele aleni yapılan bu haksızlık. Bu kıyım. Bu hukuksuzluk.

 



Yarın karneyi verip/alıp gitmeyin her yılki gibi. Dönün birine diyinki 'khk zulümdür. Kime yapılırsa yapılsın.' Çok düşündüm bu yazıyı yazmak için halen daha silsem mi yayınlasam mı diyorum içimden...



 



Kafam dağınık ya, çok uzattım. Buraya kadar okudunuzsa sağolun. Yarın bunu dersiniz belki...

 



Hayatım boyunca umutsuz olmadım, yine değilim. Siz de olmayın. Kitaplara, müziğe sarılın, bulursanız yanınızdakilere de...

 



Şuraya umutlu bi foto bırakalım.

Asla bir veda değil, şimdilik hoşçakalın, umutla kalın✌Emriye DEMİRKİR

#nuriyevesemihyaşasın 

#direnkhklı 

#öğretmenimedokunma 

#khklargidecekbizkalacağız