Şahbaz üzerinden bir kez daha

Katil Şahbaz'a verilen ödül gibi "ceza"ya ailenin Yargıtay Başsavcılığı'na yaptığı itiraz da yerinde görülmedi

GÜNCEL
Çarşamba, 14 Haziran 2017 (8 yıl 10 ay önce)

Polisin sınırsız öldürme yetkisi ve bu yetki için oluşturulmuş koruma zırhları her an, her kararla daha da pekiştiriliyor. Haziran İsyanı’nda Ankara’daki eylemlerde katil polis Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunun başına isabet etmesiyle hayatını kaybeden Ethem yoldaşın davasındaki son gelişme de bunun somut ifadesidir.



 



Ethem yoldaşı katleden Ahmet Şahbaz’la ilgili “hukuki” gelişmelerin her biri polisin bu yetkisini korkusuzca kullanması önündeki psikolojik eşiklerin aşılması için bir “laboratuvara” dönüştürüldü. Son gelişme de bu yaklaşımın tipik ifadesi. 



 



Anadolu Ajansı’na yansıyan bilgilere göre Ethem yoldaşın ailesinin mahkemenin en son Şahbaz’a verdiği 10 bin 100 liralık “ceza”ya yaptığı itiraz Yargıtay Başsavcılığı’nca reddedilerek tebliğnamesi Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderildi.



 



Tebliğnamede, katilin avukatlarının “Şahbaz’ın olayda taksirinin dahi bulunmadığı, ceza verilmesine yer olmadığı veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiği yönündeki temyiz itirazlarının” yerinde olmadığı belirtildi. Sarısülük ailesinin, “İktidarın yargıya müdahale ettiği, TRT’nin düzenlediği bilirkişi raporunun taraflı olduğu, olayda meşru müdafaa halinin bulunmadığı, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine” ilişkin itirazları da yerinde görülmedi.



 



Davanın hikayesi Türkiye’nin hikayesi



 



Ethem’i katleden polisle ilgili hukuki gelişmeler Türkiye’deki politik atmosfere ilişkin somut bir grafik özelliği taşıyor. İlk önce Şahbaz hakkında dava açılmasının bile engellenmeye çalışılmasıyla karşılaştık. Daha sonra Ankara 6. Ağır Ceza’da görülen davada katil polise “olası kastla insan öldürmek” suçundan indirimlerle 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi.



 



Hemen ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, cezayı az bularak Şahbaz’a “kasten öldürmek”ten ceza verilmesini istedi ve Yargıtay da kararı usulden bozdu.  Bu arada dava”güvenlik” gerekçesiyle 6. Ağır Ceza’dan alınarak Aksaray’a yollandı. Bu boşluk anında Şahbaz yetkisiz mahkemenin kararıyla yasadışı şekilde tahliye edildi. Aksaray’da yenidne başlayan tiyatro ise 19 Aralık 2016’da katil polis Şahbaz’a 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ve cezanın 10 bin 100 lira para cezasına çevrilmesiyle sonlandı.



 



Karara yeniden itiraz edilmesi üzerine dosyanın tekrar gittiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sefer para cezasını yeterli buldu. Anadolu Ajansı’nın haberine göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, para cezasının onanması yönünde görüş bildirerek, tebliğnamesini Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gönderdi.



 



Dava boyunca gerek Kürt halkına dönük özel savaş politikaları gerek bölgesel kritik gelişmeler gerekse Türkiye cephesindeki toplumsal muhalefetin tümüyle ezilmesi için tırmandırılan devlet terörü ve bunun 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki fiili darbe haliyle pekiştirilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz politik atmosfer birebir mahkemelere yansıdı. Burjuva hukuk sistemi tüm rezilliğiyle rejimin politik ihtiyaçları gereği polisi cesaretlendirecek somut bir çizgi izledi. Şahbaz ya da Ali İsmail’in, Berkin’in, Abdullah Cömert ve diğerlerinin katilleri olan polisler üzerinden tüm polislere mesajlar salındı. Öldürün, en fazla birkaç kuruş para cezası alırsınız, onu da ödemeseniz de olur” mesajıydı bu…