Adana'da tacizci Suriyeli olunca tepki de ırkçı-gerici kodlarla erkek egemen kültürün sentezi oldu
Her gün sayısız kadının tacize uğradığı, her 4 saatte bir kadının tecavüze maruz kaldığı bir ülke burası. Kadınlar toplu taşıma araçlarında alenen tacize uğradıklarında, giydikleri şortlar nedeniyle şiddete maruz kaldıklarında doğru düzgün bir toplumsal tepkinin gösterilmediği bir ülke…
Fakat ne hikmetse tacizci mesela bir Suriyeli olduğunda bir 'dedektif gibi' çalışılarak o tacizci bulunur. Hem de tarihsel gericiliğin mide bulandırıcı kodlarıyla linç edilmeye çalışılır. Üstüne bir de “Tüm Türkiye’den özür diliyorum. Türk kızlarından özür diliyorum” dedirtilir!
Böyle bir olay Adana’da yaşandı.
Adana’nın Seyhan İlçesi Merkez Park’ta meydana gelen olayda, Suriye uyruklu Muhammet Dimo, buradaki kadınları taciz etmeye başladı. O anların görüntülerini arkadaşlarına çektiren Dimo, bunları daha sonra sosyal medya adresinden paylaştı.
Kısa sürede büyük tepki toplayan görüntüler, Dimo’nun kimliği ve nerede çalıştığını bulmak ise sosyal paylaşım sitesi ‘Facebook’ta kurulan; ‘Adana Çevirme Radar’ adlı topluluğa düştü. Dimo’yu bulup cep telefonuyla görüntüleyen grup, Suriyeli gence “Tüm Türkiye’den özür diliyorum. Türk kızlarından özür diliyorum” dedirtti. Grup daha sonra Dimo’yu dövdü.
İkiyüzlü ahlakın tarihsel gericilikle sentezlenmesi burjuva medyanın tüm renkleri tarafından övgüyle haberleştirildi. Kadınlara dönük taciz, tecavüz, şiddet ve cinayetler konusunda cümlelerini şu ya da bu şekilde kadını hedef gösterecek biçimde seçen medyanın, bu olayda bir “eferim aslanlarım” demediği kaldı. Suriyeli linçinin giderek yaygınlaştığı bu gerici atmosferde ateşe benzin taşıyan bir dille…
Tacizcilerin-tecavüzcülerin toplumsal duyarlılığın hedefi olması anlamlıdır. Fakat linçin yüceltilmesi ya da aynı duyarlılığın ‘Türk erkekleri’ konusunda gösterilmemiş olması da bir o kadar manidardır, mide bulandırıcı bir ikiyüzlülüğün ifadesidir.
Kadın tacizcilerinin, katillerinin iyi hal indirimleriyle adeta ödüllendirildiği, saldırıya uğrayan kadınların şu ya da bu şekilde mahkum edildikleri, devletin tepesinden başlayarak diğer organlarına kadar tüm gözenekleriyle kadın düşmanlığında yarıştıkları, tarikatı-cemaati eliyle bu yaklaşımın derinleştirildiği bir ülke sözkonusu olunca ve bu olup bitenler giderek yaygınlaştığı halde bir o kadar kanıksanınca tacizci Suriyeli olunca gördüğü muamele tek kelimeyle mide bulandırıcı bir ikiyüzlülük dışında bir anlam taşımamaktadır.