691 sayılı OHAL KHK'sı mimarinin de askerliğin de savaş politikalarına göre düzenlenmesini içeriyor
OHAL kapsamında çıkarılan 691 sayılı yeni Kanun Hükmünde Kararname (KHK), toplumsal yaşamın ve mimarinin militarist ihtiyaçlara göre düzenlenmesini içeriyor. Hem Kürt halkına hem de genel olarak bölgeye dönük savaş politikalarının yansıması olan KHK ile askere alımlarla ilgili bütün inisiyatif Savunma Bakanlığı’na veriliyor. Kentlerdeki yükseltilerin (bina-köprü vs.) askeri uçuşlara uygun olmasının düzenlenmesi için bildirim zorunluluğu getiriliyor.
KHK’nın en çarpıcı maddelerinden biri askerlik kanununda yapılan düzenleme. 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu”na eklenen yeni madde genel olarak sol güçlerle şu ya da bu şekilde ilişkili olan tüm şahısların zorla silah altına alınmasını içeriyor.
Kararnamede, "Askerlik Kanunu'na eklenen madde kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve askerliğe elverişli oldukları anlaşılan yükümlülerden, yoklama kaçağı ve bakayalar dahil, kanunda yazılı geçerli mazereti olmayanlar, Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek celp ve sevk esaslarına göre silah altına alınacak" ifadelerine yer veriliyor.
Bu ifadeler, öncesi bir yana sadece OHAL’den sonra son derece keyfi soruşturmalarla karşı karşıya kalan on binlerce insanın hatta legal gazete-dernek ve kurumlarla ilişkili olan herkesin zorla silahaltına alınması anlamına geliyor. Çünkü düzenlemede kullanılan “iltisak” kavramı, mesela “terör örgütü” olarak tabir edilen bir gücün düzenlediği herhangi bir törene katılmış olmayı bile “birlikte hareket etme” kategorisine koyacak bir belirsizliği ifade ediyor.
Savaş politikalarının tırmandırıldığı böylesi bir dönemde devrimci-demokrat-ilerici güçlere dönük bu saldırı kararı özünde onlar üzerinden tüm toplumsal kesimlere verilmiş bir gözdağını ifade ediyor.
KHK’da dikkat çeken diğer bir nokta da düşen askeri helikopterlere atıfta bulunularak yapılan “mimari” düzenleme. Buna göre22/4/1925 tarihli ve 657 sayılı Harita Genel Komutanlığı Kanununa aşağıdaki şu ek madde eklendi:
“Düşey engel bilgileri
EK MADDE 5 – Uçuş emniyetini etkileyebilecek nitelikte ülke sınırları içinde yapılmış, yapılacak ve/veya kaldırılacak olan yapı, tesis ve benzeri tüm düşey engellere dair bilgiler; bu yapı ve tesisleri yapan, yaptıran, kaldıran, yapımına veya kaldırılmasına izin veren kurum ve kuruluşlar tarafından doğruluğu teyit edilerek Harita Genel Komutanlığına gönderilir. Bu kurum ve kuruluşlar, kendilerine ait bilgilerin güncelliğinin sağlanmasından ve Harita Genel Komutanlığına gönderilmesinden sorumludur. Harita Genel Komutanlığı bu bilgileri elektronik ortamda yayınlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.”
KHK’yla ayrıca mahkeme tarafından mallarına el konulan kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin ardından malların kişilere geri iade edilmesi için gereken azami süre bir yıldan iki yıla çıkarıldı. Devasa bir sermaye transferinin yaşandığı böylesi bir dönemde zaten tümüyle denetim altında alınmış hukuk sisteminin ola ki mallarına el konulanlar lehine karar vermesi durumunda, o sermayenin kullanımını 1 yıl daha uzatmayı garantileyen bu madde krizle birlikte düşünüldüğünde son derece manidar.