Cevahir'in ışıkları bizim karanlığımız

Cevahir Alışveriş Merkezi'nde 16 yaşındaki Burak'tan iki hafta sonra 3.5 yaşındaki Ayşegül beton zemine çakılarak can verdi. Bu ölümün üzerine holding beyleri, kanla işleyen para makinalarının kıyıcılığıyla konuşup kinlerini kustular...

GÜNCEL
Cumartesi, 16 Aralık 2006 (19 yıl 10 ay önce)

Emine Özbaş dün 3.5 yaşındaki kızı Ayşenur ile 1.5 yaşındaki bebeğini alarak İstanbul Şişli'deki Cevahir Alışveriş Merkezi'ne geldi. Bir süre çocuklarıyla birlikte mağazaları dolaşan anne, dördüncü kata çıktı. Emine Özbaş burada kucağındaki bebeğiyle bir banka otururken minik Ayşenur oynamaya başladı. Küçük kız yürüyen merdivenlerin başına geldi. Sağ kolunu merdivenin dönen trabzanına dayadı.

Ancak sürekli dönen trabzan minik yavruyu elbisesinden yakalayıp hızla merdivenin sol tarafı ile balkon korkuluğu arasında bırakılan boşluktan aşağıya savurdu.

Küçük kızın boşluktan düşeceğini fark eden bir tezgahtar hızla koşup yakalamak istemişti. Ancak bir adım kala Ayşenur 4. kattan 6 metre ileriye savrularak, zemine çakıldı.

Kucağındaki 1.5 yaşındaki öteki bebeği ile 3 metre uzaklıktaki bankta olayı izleyen anne büyük bir şoka girdi.

Merdiven ile balkon korkulukları arasına bırakılan boşluktan aşağıya iki hafta önce bir hayat daha kaymıştı.

Fatih Üniversitesi Ekonomi Bölümü'ne bu yıl kayıt yaptıran 16 yaşıdaki Burak Hacıkasımoğlu'nun, İstanbul Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi ablası Meltem Hacıkasımoğlu ile geldiği Cevahir Alışveriş Merkezi'ndeki ölümü polis incelemesine alınan kamera görüntülerine göre şöyle gelişti. Mağazaları dolaşan Burak 3. kata geldiğinde yürüyen merdivenlerin başında ablası ile bir süre sohbet etti. Daha sonra geri yürüyerek yürüyen merdivenin başına gelen Burak, merdivenin tırabzanına dayandı. Aynı anda ablasına da doğru bakan Burak elbisesi merdivenin yürüyen bandına takılınca, o boşluktan zemine düştü. Ağır yaralandı. Avrupa'nın en büyük alış-veriş merkezinde sağlık personeli ve ilk yardım ekibi olmadığı için güvenlik tarafından sedyeye dahi konulamayarak karga tulumba Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırıldı. Kurtarılamadı...

Burak'ın ölümünün ardından iş merkezinde bir ambulans ve sağlık görevlileri tutulmaya başlandı. Ayşenur'a ilk müdahaleyi onlar yaptılar. Ayşenur'un kaldırıldığı Florance Nightingale Hastanesi'nin başhekimi: "Çocuk hastanemize getirildiğinde yaşam belirtisi göstermiyordu. Buna rağmen yaşama döndürmek için 45 dakika boyunca müdahalelerde bulunduk, ama kurtaramadık."

Cevahir Holding Yönetim Kurulu Üyesi Aydoğan Cevahir ise Ayşenur ve Burak'ın cesetlerine basarak şöyle konuştu:

Bu ülke insanının eğitimiyle ilgili bir konu. Geçen defa da bir kişi merdivenden geri yürürken düşmüştü. Burası sirk değil çarşı.
Emekçi kadınlar dev marketlerine girip, bir araba kapıp sanki paraları varmış gibi bastırılan tüm ihtiyaçlarını doldurup
YALAN HABERLER
Burak'ın ölümü basında merdivenden çıkarken tırabzanına oturması üzerine dengesini kaybedip düşmesi şeklinde yer aldı. Ayşenur'un ölümü ise bugünkü Milliyet'te şu şekilde veriliyor: "Anne ve iki kızı yürüyen merdivene bindikten sonra, Ayşenur, bir anda annesinin elinden kurtuldu ve dengesini kaybederek 4. kattan beton zemine düştü."
arabaya sonra bırakıp kaçıyorlar bu ultra mekanlardan...

İşçi emekçi çocukları bayramlarda, haftasonlarında karışıp kalabalığın içine fark edilmeden vitrinlere bakıp çıkıyorlar bu mekanlardan...

Kentlerde bir yandan işçi ve emekçilerin yaşamı dibe doğru bastırılırken, öte yandan daha toprağa ilk delgi değdiğinde büyük panolarında kroki ve maket çizimleri reklamlarıyla meşrulaştırılan ultra alış veriş, eğlence ve konforlu yaşam mekanları yükseliyor.

İnşaatlarıyla dahi somut olarak işçi ve emekçilerin alınteri, emeği, iş riskleri, sefaleti üzerinden inşa ediliyor bu mekanlar. Çakılan her çivi, monte edilen her beton blokta, kendi yaşamsal gerçekliğiyle çelişen bir mekanının yapıcıları tarafından...

İnşaat bittikten sonra inşaat işçilerine kapatılan bu mekanlarda yine işçiler çalışıyor...

Ayşegül'e bir adım kala yaşanmamış bir hayatı tutmak için uzattığı eli boş kalan tezgahtar kız, şimdi gözünün önünde Ayşegül kendi hayatının boşluğunda çalışıyor Cevahir Alışveriş Merkezi'nde...

Cevahir Alışveriş Merkezi, Ayşegül ve Burak'ın asla silinmeyecek kanlarından kaynağını alarak bu yılbaşı daha bir partılı daha bir ışıklı olacak... Özlemlerimiz içinde daha rahat kaybolacak...

Her iki olay da sıradan bir ölüm haberi gibi gözükse de yer Cevahir Alışveriş Merkezi olunca "olmuş bir kaza, alışveriş merkezinin bunda ne sorumluluğu var" denip geçilemiyor işte. Hele holding beyleri kanla işleyen para makinalarının kıyıcılığıyla konuşup kusunca kinini yaşamlarımızın üzerine dişlerimiz daha bir sıkılıyor. "Hesap sormak gerek" diyoruz "bizden çaldıkları hayatlarımızı geri almak için hesap sormak".