Çalışma Bakanı esnek ve uzaktan çalışmaya ilişkin yönetmeliğin hazırlandığını "müjdeledi"!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu önceki gün yaptığı açıklamalarda işçi sınıfını daha fazla örgütsüzleştirip, güvencesizliğe-kuralsızlığa mahkum edecek esnek çalışma modellerinin yasal bir nitelik kazanması için hazırladıkları yönetmelikleri kısa süre içinde yayınlayacaklarını müjdeledi! Burjuvazinin üretim maliyetlerini Çin’le yarışırcasına en alt sınıra çekmesini sağlayacak esnek çalışma biçimlerini sendikalar, uzaktan, ev eksenli ve tele çalışma olarak 3 kategoriye ayırıyor.
Müezzinoğlu, sendikaların kayıt dışı çalışmayı yaygınlaştıracak, güvencesizliği-daha fazla örgütsüzleşmeyi teşvik edecek bu modellere karşı tutum almalarını “tutuculuk” olarak değerlendirdiği ve esnek çalışma biçimlerini dünyadaki örneklerle pazarladığı o konuşmasında şunları söyledi:
Esasında bizim sendikalarımız bu anlamda biraz tutucu davranıyor. Artık 21. yüzyılın geldiği çalışma hayatı artık uzaktan çalışma, esnek çalışma, 24 saatin dinamiklerine uygun çalışma, belirli kalıpların içinde kalarak değil, tam aksine 360 derece dönebilen, buralardaki çalışanların haklarını koruyabilen yapı.
O nedenle esnek çalışmayı da uzaktan çalışmayı da, gündeme aldıklarını, bunlarla ilgili bir-iki maddedeki yasal düzenlemeleri de tamamladıklarını anlatan Müezzinoğlu, sendikalardan, esnek çalışmada da, uzaktan çalışmada da çalışanın haklarının nasıl korunacağı, nasıl güvenceye alınacağı konusunda destek beklediklerini dile getirdi.
Almanya’yı örnek veren ve bu ülkede 2,5 milyon kişinin uzaktan çalıştığı bilgisi veren Müezzinoğlu, yasal düzenleme ve yönetmeliği bu yıl sonuna kadar, yönetmeliği önümüzdeki bir ay içinde, destekleyici olanları da Eylül-Ekim’de çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı.
Patronları işletme giderlerinden kurtaracak, işçiyi sosyal güvenceden, örgütlenmeden uzaklaştıracak esnek çalışmanın envai çeşidi Türkiye’de fiilen zaten uygulanıyor. Kadın emeğinin ev eksenli sömürüsünün nasıl bir şey olduğu bize hiç yabancı değil. Sayısız beyaz yakalı işçinin herhangi bir iş güvencesi, sosyal hakkı, örgütlenme zemini olmaksızın evden nasıl çalıştıkları, evin üretim alanı olmakla birlikte nasıl bir hücreye dönüştüğü de öyle… Şimdi yapılmak istenenin bu modelleri genel bir çalışma rejimine dönüştürmektir. Sınıfın gövdesine doğru genişletip derinleştirmektir.
Burjuvazinin ucuz kadın emeğine dönük vahşi iştahıyla kadının evin dışına çıkarak üretime katılmasıyla elde ettiği nispi özgürleşmenin yarattığı toplumsal gerilimin patronlar lehine bu şekilde çözülmüş olması da işin cabasıdır.
Ailenin jandarmalığına soyunmuş, kadını evin duvarlarına zincirleyerek bu kurumun bekçisi kılmaya ant içmiş burjuva devlet, onun ucuz işgücünü de güvencesiz-belirsiz-sosyal haklardan ve örgütlenmeden yoksun bir biçimde, kapitalist üretime bu şekilde dahil ediyor. Kadın emeğini aile bütçesine katkı sınırlarında ele alan, açtığı meslek edindirme kurslarında bile “evden yapılacak üretime" uygun seçeneklerin dışına çıkmayan, onun kapitalist üretimdeki yerini bile toplumsal cinsiyet rollerine göre belirleyen sistem bu düzenlemeyle, kadının toplumsal yaşam içindeki rolleriyle kapitalist üretimin ihtiyaçlarını sentezlemeyi yasal bir kimliğe kavuşturmuş oluyor.