Duruşma 18 Eylül'e ertelendi
22.00
Bugünkü duruşmanın son bölümünde Figen Yüksekdağ savunmasını yaptı. 1,5 saat süren savunmasının girişinde,"Bugünkü yargılamanın siyasi ve tarihsel anlamda yargılama olmadığını net biçimde görürüz. Yaşananlar siyasi bir taarruzdur. Bana, şahsıma, temsil ettiğim partiye dönük bir taarruz, bir hücum vardır. Türkiye’de adalet mekanizmasından söz edemediğimiz için, rutin bir yargı mekanizmasından da söz edemiyoruz" diyerek sözlerine başlayan Yüksekdağ, sözlerinin devamında, bugün mahkemeye yapılan müdahalelere ve bunun arkasında yatan nedenlere değindi.
"Ben bugün buraya gelmek istedim, çünkü zulmün gözünün içine bakmak istedim. Biz zulmün gözünün içine bakmaktan hiç korkmadık. Esasen bize bu zulmü yaşatanlar, bizim gözümüzün içine bakamıyorlar. Bizim gözümüzün içine bakamadıkları için, bizi mahkeme salonlarında cezalandırmak istiyorlar. Bizim karşımız çıkamadıkları için, bizim karşımız sizleri çıkarıyorlar" diyerek sözlerine devam eden Yüksekdağ, yargılanmasının gerisinde HDP'nin yükselişinden duyulan korkunun yanı sıra kadın oluşunun da özel bir rolü olduğunu vurguladı.
Savunmanın arkasından Figen Yüksekdağ'ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 18 Eylül tarihine erteledi.
17:15
Figen Yüksekdağ’ı savunacak avukat sayısının 3 avukatla sınırlandırılmasına ilişkin dosyaya dilekçe veren 170 avukatın müdafi olarak katılma isteklerinin kabul edilmesi, aksi takdirde kutsal savunma hakkının yok edilmiş olacağı, dava başlamadan siyasi bir davada baştan tek taraflı karar vermiş olacağı vurgulandı.
Ayrıca Figen Yüksekdağ’ın avukat sınırlamasının kadın olmasına getirilmiş bir sınırlama olarak görüleceği, avukat sınırlamasının da güçler ayrılığının ortadan kalkmasını ifade edeceği belirtildi.
Bu arada yurtdışından gelen 10 kişilik heyetten beşi içeri alındı.
Savcı Yüksekdağ’a atfedilen suçlamaları sıralayarak, savunmanın üç avukatla yapılmasına karar verilmesini istedi. Heyet kendi içinde değerlendirme yapıyor. Heyet üç avukat sınırlamasını kaldırdı.
16:40
Duruşma Yüksekdağ'ın avukatlarının isminin tek tek okunmasıyla başladı. Yurt dışından gelen on kişilik heyetin salona alınacağı, fakat yer sorunu olduğu, bu sorunun da çözüleceği söylendi. İlk söz Yüksekdağ'ın avukatlarına verildi. Salonda onu temsilen onlarca avukat bulunmasına rağmen sadece iki avukata söz hakkı verildi.
***
4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ tutuklu bulunduğu dosyadan bugün ilk kez mahkeme karşısında çıkıyor.
Ankara 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava bir saatlik gecikmeyle başlayacak. Duruşma öncesinde yabancı heyetlerin ve basının salona alınmasına ambargo konuldu. Hukuken heyetlerin girmesinde hiçbir sakınca yokken mahkeme onlara Adalet Bakanlığı’ndan izin alınması dayatması getirdi. Normal prosedürlere göre bu uygulama sadece cezaevi ziyaretleri için sözkonusu oluyor. Dayatma, heyetlerin ve HDP’li yetkililerin yaptığı basın açıklamalarıyla protesto edildi.

Bin avukatla temsil edilecek Yüksekdağ’ın duruşmasından önce HDP’li avukatlar Anayasa Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmak istediler, fakat izin verilmesi. Polis, aralarında yabancı avukatların ve basın mensuplarının bulunduğu grubu da AYM’ye yaklaştırmadı. Daha sonra beş kişilik bir heyet yanlarında polisle içeri girseler de bu sefer de mahkeme başkanının yurt dışında olduğu söylenerek görüşme yapılamadı.
Dava için İstanbul’dan Ankara’ya gelmek isteyen Özgürlükçü Hukukçular Platformu üyesi avukatların otobüsleri de bağlanarak duruşmaya toplu olarak gitmelerine izin verilmedi. Avukatlar bireysel olarak Ankara’ya geldi. Yine Van ve Diyarbakır’dan gelen heyetlerin araçlarının Ankara’ya girmesi de engellendi. Tüm engelleme çabalarına rağmen binlerce insan Ankara Adliyesi’ne ulaştı.
Ankara Adliyesi’nin çevresini ve koridorlarını polis ablukasına alan devlet, duruşma salonuna girişlerde de pek çok konuda sorun çıkardı. Saat 16:00 sıralarında salona girişler başlarken, koridorda oluşturulan polis çemberi ve salona alınacaklara dayatılan ölçütler nedeniyle hayli izdiham yaşandı.
Salona girişler devam ederken Yüksekdağ da salona getirildi. Yüksekdağ’ın salona girişiyle kitle hep bir ağızdan direniş sloganları haykırarak, alkışlarla onu selamladı. Salona jandarma ve polis yığınağı yapıldığı görüldü.
Abluka ve dayatmalar altında başlayan duruşmanın, aynı şekilde devam edeceği anlaşılıyor.