Çarşamba, 19 Ekim 2005 (20 yıl 10 ay önce)
AB ülkelerine irtica etmek isteyen Afrikalı mülteciler, Kuzey Afrika ülkelerinde AB finansörlüğü ile katlediliyor. Fas'ta, 12 Ekim tarihinde yaşanan dram dünya TV’lerinde ibret olarak verilirken göz ardı edilen bir şey vardı. AB’nin finansörlüğünde Fas sınır polisi hem takviye edildi hem de tahsisat olarak modernleştirildi.
Bir grup Mali ve Senegallı mülteci kaçak yollardan İspanya’ya geçmeye çalışırken, Fas jandarması tarafından yakalanıp, sınır dışı edildi ve Cevta-Mellila çöl bölgesine gönderilmek istendi. Karara karşı çıkan kaçak Afrikalılarla jandarma arasında çıkan arbede de 14 mülteci öldürüldü. Öldürülenlerin 8’i jandarmanın açtığı ateş sonucu katledilirken, geri kalan 6 mülteci ise terk edildikleri açlık ve susuzluktan öldü.
Avrupa rüyası
İşsizlik ve geleceksizliğin hüküm sürdüğü Afrika’da umut olarak görülen Avrupa’ya göç, insanların yaşamına mal oluyor. Bir çoğu
“demokrasinin beşiği” olarak gösterilen
AB ülkeleri, komşu ülkelerine sınırları koruma misyonu biçtiği ülkelerden Fas’ın bu katliamına sessizce göz yumdu.
AB ülkelerinde yeniden oluşturulan göçmenlerin sayısının sınırlandırılması ülkeye yeni gelenlerin geri yollanması vb. yasalara denk düşen
göçmenleri geçiş ülkelerinden alı koyma, hatta imha etme çerçevesinde yapılan sınırsız yardımlar bunun ifadesi. Fas devleti son birkaç yılda sınır güvenlik güçlerini 7 binden 11 bine çıkartarak adeta insan avına çıktı.
120 milyonluk dış yardımın ezici çoğunluğunu AB’den koparan Fas yönetimi, sınırlarının aydınlatılması projesini yine AB’ye finanse ettirmeye çalışıyor. Haftada ortalama iki defa özel uçuşlar gerçekleştiren Fas Hava Yollarına ait uçaklar, 500 ile 600 kişiyi zorla geldikleri ülkelere geri gönderiyor.
AB’ye geçişin kanlı koridoru
Orta Afrika ülkelerinin geçiş yolu olarak kullandıkları
Cezayir - Fas sınır hattı, Afrikalılar için geçişin kanlı koridoru oldu. 2003 yılında Fas jandarması tarafından zorla Cezayir çölüne sürülen
binlerce Nijeryalı'dan kaç yüzünün açlık ve susuzluktan öldüğü hala bilinmiyor. Fas’ın kuzey ormanlarının zor koşullarında ölenlerin bilinmeyen sayısı ise cabası! Açlığın, kuraklığın ve bitmeyen iç savaşın etkisiyle ülkelerini terk eden 10 binlerce Afrikalı’nın yaşamı, insan tacirlerinin boş vaatleri ile son buluyor. AB ise her zaman yaptığı gibi Afrikalı göçmenlerin ölüm fermanlarının altına sessizce imza atanlardan. Burada Arap ülkelerin cesaretini bir kısmının da
BM’nin iki yüzlülüğünden geldiğini belirtmek gerek.