Ulucanlar'da, Bergama'da, Burdur'da katlederek, tecavüz ederek, kol kopararak hazırlandılar. "Sahte oruç kanlı iftar" manşetleriyle kan sarhoşu vampirler gibi hayvani sevinç çığlıkları attılar. Mutlak yok etmenin adına utanmazca "Hayata Dönüş" dediler.
Bugün, İstanbul Kadıköy'de yapılan miting ile bir yandan 19 Aralık direnişini yaratan ruh selamlanırken öte yandan tecridin ve hapishanelerdeki keyfi uygulamaların son bulması, TMY ve CİK başta gelmek üzere tüm anti-demokratik yasaların iptal edilmesi ve 19 Aralık katliamının sorumlularının yargılanması istendi. Eylemciler, saat 11:00'den itibaren Tepe Natilus önünde toplanmaya başlarken miting, en önde "Yaşasın 19 Aralık Direnişimiz 19 Aralık Katliamını Unutmadık Unutmayacağız" pankartıyla TUYAB'ın yer aldığı yürüyüş kolundaki tüm kortejlerin alana girmesiyle saat 14:00'de başladı.






19 Aralık katliamına, işbirlikçi egemen sınıflar; Ulucanlar Hapishanesi'nde 10 yiğit devrimciyi katlederek, onlarcasını işkenceden geçirip sürgün ederek başladılar. Burdur Hapishanesi'nde kol koparak, tecavüz ederek, duvarları yıkarak hazırlandılar. Bergama Hapishanesi'nde prova yaparak geldiler."19-22 Aralık 2000 tarihinde 20 hapishaneye aynı anda yapılan saldırılarda 28 devrimci katledildi. Yüzlercesi yaralandı ve sakat kaldı. 19 Aralık'ta katledilen ve Ölüm Oruçları'nda yaşamını yitirenlerin sayısı bugüne dek 122'yi buldu" denilen açıklamada, katliamın sorumlularının görevlerine devam ettikleri hatta, kadınları diri diri yakanların ödüllendirildikleri vurgulandı.
Egemen sınıflar tüm bölükleriyle birleşerek geldiler. F tiplerine karşı meydanlarda yükselen on binlerin sesine kulaklarını tıkayarak geldiler. Anaların çığlıklarını boğarak geldiler. Kamuoyunu aldatarak geldiler. MGK'sı, hükümeti, ordusu, polisi, partileri ve medyasıyla saldırdılar. Televizyon kanallarından, gazete sayfalarından, "Sahte oruç kanlı iftar" manşetleriyle kan sarhoşu vampirler gibi hayvani sevinç çığlıkları attılar. Zulmü ve vahşeti yalanlarla örtmeye çalıştılar. Mutlak yok etmenin, cana kıymanın adına utanmazca "Hayata Dönüş" dediler.
F tipi tecrit terörünün bir yüzü ölüm ve zulüm ise, diğer yüzü teslim olmamaktır, direnmektir. Devrim inancını ve davasını her koşul altında sürdürmektir. 19 Aralık, faşizme karşı büyük bir kahramanlık destanıdır. Topla, tüfekle, bombayla gelenler, devrimci direnişin barikatına çarptılar. Devrimci tutsakları teslim alamadılar. Barikatlarda bedenleri parçaladılar. Ama devrimcilerin haklı ve onurlu direnişini kıramadılar.Tecritin kaldırılması için Av. Behiç Aşçı, Gülcan Görüroğlu ve Sevgi Saymaz'ın Ölüm Orucu eylemini sürdürdükleri hatırlatılan açıklamada Erol Zavar, Mesut Deniz, Yaşar İnce, Kemal Ertürk ve Gökçe Otlu gibi ölümcül hastalıkları devam eden tutsakların hala hücrelerde tutulduğu belirtildi.