Gözaltına alındıktan sonra hakkında 'ev hapsi' kararı verilen Kızılçay İHD'de açıklamada bulundu
Nuriye ve Semih için İzmir’den Ankara’ya başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’’ sırasında Ankara’da jandarma tarafından gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece hakkında ‘ev hapsi’ kararı verilen Adem Kızılçay, yaşadığı mahrumiyet ve hakkında verilen hukuksuz karar için Ankara İHD şubesinde bir açıklama gerçekleştirdi.
Yüksel direnişçilerinden olan ve kendilerine de ‘ev hapsi’ verilen Erdoğan Canpolat ve Mazide Onay’la birlikte yine KHK’larla ihraç edilen kamu emekçisi Mahmut Konuk’unda destek verdiği açıklamayı Adem Kızılçay okudu.
“Ankara Katliamı’nda yaşamını yitirenlerden birisi de kardeşim İsmail Kızılçay’dı. O da binlerce insan gibi ülkede barış ve adalet istiyordu” diyerek konuşmasına başlayan Kızılçay, “Dün mahkemesi görülen katliam davasında ihmali olan kamu görevlileri hakkında hala gerekli işlemler yapılmadı. Bir insanın kendisi için adalet istemesi en doğal evrensel haktır. Bu hakkı sadece kendimiz için değil dünyada yaşayan herkes için istiyoruz” dedi.
"15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP binlerce kamu emekçisini haksız ve hukuksuz bir şekilde ekmeğinden etmiştir. Nuriye ve Semih’te haksız ve hukuksuz şekilde işinden ekmeğinden edilmiştir" diyen Kızılçay, “ülkenin yarısından çoğunun adalete olan güvenini yitirdiğini" ifade etti.
Konuşmasının devamında “Şaibeli referandum oylamasının ardından ‘Hayır’ dedikleri için birçok insan gözaltına alındı ve çoğu tutuklandı. İstanbul’da yapılan ‘Adalet Mitingi’ne 3 milyona yakın insan katıldı. Bu da göstermektedir ki bu ülkenin ekmek kadar, su kadar adalete ihtiyacı var” açıklamasında bulunan Kızılçay, son olarak “hükümetin, başta Nuriye ve Semih olmak üzere suçsuz olan tüm kamu emekçilerinin işlerine geri dönmesini ve tutuklu olanların derhal serbest bırakılarak işlerine geri iade edilmelerini sağlaması gerekmektedir” diyerek konuşmasını bitirdi.
Kızılçay’ın ardından Yüksel direnişçilerinden Erdoğan Canpolat da kısa bir açıklamada bulundu. Canpolat: “Nuriye ve Semih’in direnişlerini destekliyoruz. Be bu konuda yapılacak her türlü desteği anlamlı buluyoruz” dedi.
KHK ile ihraç edilen ve hakkında ‘ev hapsi’ kararı verilen Mazide Onay ise şu açıklamalarda bulundu:
“Nuriye ve Semih’in ihraç edilmesinin ardından bende ihraç edildim ve direnişe İstanbul’da başladım. Onlar tutuklanınca da direnişimi Yüksel’e taşıyarak oradaki boşluğu doldurmayı kendime bir borç bildim. Nuriye ve Semih’in talebi ihraç edilen yüzbinlerin, adalet isteyen milyonların talebidir. Bizler için direniş haktır ve bundan daha meşru bir mücadele olamaz.”
Yine KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinden Mahmut Konuk ise “Bu ülkede mahkemeler kalmamıştır. Hak arama yolu kalmamıştır. Gidin ‘ağaç kabukları yiyin’ diyen bir siyasi iktidar vardır karşımızda. Nuriye ve Semih gibi bizlerde adalete açız. Bizim hak arama çabamızı gözaltı ve tutuklamalarla engelleyemezsiniz” dedi.
Konuk’un ardından Ankara İHD temsilcisi Sevinç Koçak’ta yaptığı açıklamada şunlara değindi:
“İHD olarak bu durumun bir takipçisi değil, bir parçasıyız. Arkadaşlarımıza dönük hukuksuz bir süreç var. Gözaltına aldığını tutuklayabiliyorsa tutukluyor, tutuklayamadığını ev hapsine çeviriyor. Ülkenin ne kadarını hapsedebilecek, ülkenin üzerine gerçekten kocaman bir hapishane mi örmeye çalışıyorlar. Böylede olsa tutuklananların yerine yenileri gelmeye devam edecektir. Bunu da önleyemezler."
Konuşmaların ardından açıklama sona erdirildi.