Cezaevlerinde tek tip elbise saldırısının hazırlıkları yapılırken kervana CHP de eklendi
Dün gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısından sonra tehditlerle dolu açıklamalar yapan hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanlığı’nın Tayyip Erdoğan’ın cezaevlerinde tek tip elbise giyilmesi buyruğunu anında işleme koyduğunu duyurdu.
İdam cezasının, “kafalarını koparacağız” gibi sokak ağızlarının bol bol olduğu o konuşmasında Erdoğan, darbe girişimcisi askerlerden birinin mahkemeye getirilirken giyindiği “Hero/Kahraman” yazılı tişörtü bahane ederek tutuklulara Guantanamo tipinde elbiseler giydirilmesi direktifi vermiş, havuz medyası bu direktifin realize edilmesi için çamur gibi yayınlar yapmış, kimi dalkavuk modacılar rüyalarında gördüklerini söyleyerek tek tip elbise tasarladıklarını ve binlercesini üretip devlete hibe edeceklerini medyatik şovlarla dile getirmişlerdi.
Tüm açıklamalar, bunların hızla pratikleştirileceğine dair tutumlar, son KHK’yla binlerce emekçinin ihracı ve OHAL’in 3 ay daha uzatılması da gösteriyor ki önümüzdeki süreçte devlet terörünün tüm alanlarda tırmandırılacağını gösteriyor. Numan Kurtulmuş’un Erdoğan’ın saldırgan retoriğinin tekrarı olan diğer açıklamalarının yanısıra, “Mahkemelerimiz açık, hukukun üstünlüğü prensipleri içerisinde hareket ediyor ama bunların tek tip elbiseyle mahkemelere getirilmesi daha doğru bir yoldur. Bununla ilgili çalışmalarda Adalet Bakanlığımız tarafından yapılacaktır” demesi de bu gerçeğin altının çizilmesi dışında bir anlam taşımıyor.
12 Eylül’de gerek fiili direnişler gerekse Mehmet Fatih Öktülmüş, Haydar Başbağ, Hasan Telci, Abdullah Meral’in ölümsüzleştiği 1984 Ölüm Orucu direnişiyle püskürtülen bu onursuzlaştırma saldırısının esas hedefinin bir kez daha devrimci-yurtsever tutsaklar olduğu, zindanların önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaştırılmış bir saldırganlığın mekanı haline getirileceği açık. Bu ne kadar açıksa dayatma ve saldırıların görkemli direnişlerle bir kez daha püskürtüleceği de o kadar açık.
Bu gerçekler bu kadar netken “Adalet” talebiyle Ankara’dan İstanbul’a yürüyen devlet partisi CHP her zamanki refleksleriyle bu saldırıya destek vereceğini açıklamakta geç kalmadı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “büyük devlet”, “güçlü devlet” tanımlarının altını çizdiği,
Türkiye büyük bir devlettir, güçlü bir devlettir. Konumu, durumu, pozisyonu ne olursa olsun kimsenin devlete meydan okumaya hakkı ve haddi de yoktur. Ancak darbe girişiminde bulunmuş terörist sıfatıyla ceza evinde bulunan birinin öyle bir tişörtle girmesi kamu vicdanında zaten olumsuz refleks almıştır. Türkiye büyük devlettir, devlete zarar getirmeyecek şekilde kimi tedbirler alınır. Teklif geldiğinde bakarız, şu anda neyi getireceklerini bilmediğimiz için bir şey söyleyemem. İnsan hakları, temel hak özgürlükler önemli ve önceliklidir. Ama devletin bekası büyük devlet olmanın özelliğini de dikkate alarak yapılacak uygulamalar önümüze geldiğinde değerlendiririz
açıklamasıyla kirli sicillerine yeni bir çentik atmaya teşne olduklarını ortaya koymuş oldu.
Devletin tüm burjuva partileriyle birlikte aynı saldırgan reflekslerle hareket edeceğinin anlaşıldığı tek tip elbisede somutlaşan saldırganlık toplumsal direniş hattının örülmesinin zorunluluğunu bir kez daha gösteriyor. Yarın cezaevlerinden toplumun üstüne ölümlerden yükselen kara bir gölgenin çökmemesi için bu şart.