Kentin-doğanın-tarihin talanı yağmura teslim olan İstanbul gerçeğiyle bir kez daha fotoğraflaştı
“AKP’li yılların propaganda dağarcığında en fazla hangi sözler yer alır?” diye sorulsa bir müteahhit partisi de olması hasebiyle hareket ettiği ve en çok da “duble yollar”dan, yeni havalimanları ve köprülerden, yollardan, dev plazalardan, itici AVM’lerden, tamamlanmadan açılan raylı taşıma güzergahlarından dem vurulduğu yanıtı verilir sanırız.
Onların tüm bu övünç kaynaklarının kentlerde nasıl bir hezimet yarattığının resmiyse bugün yağmura teslim olan İstanbul’la bir kez daha görüldü.
Yetersiz altyapısı, hava sirkülasyonunu mümkünsüz kılan gökdelenleri, yağmurun değebileceği birkaç karışlık alanların bile giderek betonla işgal edildiği gerçeğinin bu açık fotoğrafı sosyal medyada da çarpıcı paylaşımların konusu oldu.

Kentlerin, tarihin, doğanın talanına dayanan bu açgözlülüğün İstanbul’da somutlanan bugünkü fotoğrafına ilişkin yapılan bazı çarpıcı paylaşımlarda şunlar ifade edildi:

Su basmayan tek yer kaldı o da deniz.
İstanbul'da vatandaş işyerine yüzerek gitmek zorunda kaldı.
Belediye İstanbul'a deniz getirmiş, daha ne istiyorsunuz!
Metro istasyonlarında yürüyen merdivenler dışında artık akan merdivenler de hizmette...
İstanbul yağmura teslim; trafik kilitlendi, araçlar mahsur kaldı!
Kıskanıyorlar büyük Türkiye’yi! Denizli Metrobüs başka nerede var?
Caddelerde yüzen araçlar
Metro istasyonlarını su bastı, Avrasya Tüneli trafiğe kapatıldı.
İETT artık bu işi İDO'ya devretmeyi düşünüyor mı?
İstanbul'da yollar göle döndü: Üsküdar'da deniz ile kara birleşti... ne mutlu Üsküdarlılara
HES yapmak için artık çok uzağa gitmeye gerek yok. Üsküdar, Kadıköy, Metrobüs yolları her yer HES yapılabilir, buyrun!
Sokaklar, alanlar OHAL, sıkıyönetim, KHK'lerle zaten yasaklanıyor. Artık bugünden itibaren yüzme bilmeyen camdan seyretsin sokağı. Nasıl suların bastığını. Sakın kapınızı da açmayın yoksa evinizde boğulursunuz.
Yüzme bilmeyen sokağa çıkmasın.
