Suruç Katliamı'na ilişkin her yeni ayrıntı ortada ihmalden ziyade bilinçli bir "seyirciliğin" olduğunu gösteriyor
6 Haziran 2015’te yapılan genel seçimlerden sonra tırmanan devlet terörünün de milatlarından biri olan Suruç Katliamı’yla ilgili olarak ortaya çıkan her yeni bilgi onun göz göre göre gerçekleştiğini açıkça ortaya koyuyor.
Milliyet yazarı Tolga Şardan’ın köşesinde yer alan ve müfettiş raporlarına dayandırılan ayrıntılara göre canlı bomba Abdurrahman Alagöz, emniyet istihbaratının takibindeydi, bir eylem hazırlığı içinde olduğu biliniyordu. Emniyet istihbaratı kendisine gelen bilgileri MİT’e bildirmesi gerekirken bildirmedi. Dahası bir istihbarat elemanı Suruç'taki patlamadan kısa bir süre önce Şanlıurfa'daki ünitesini arayıp Suruç'ta bomba patlatılacağı bilgisini verdi. Ancak tüm bunlara rağmen gerekli önlemler alınmadı.
Milliyet yazarı Tolga Şardan’ın bugünkü köşesine taşıdığı ayrıntılar, bir ihmal varmış gibi görünse de aslında ihmalden de öte bilinçli bir seyircilik halinin sözkonusu olduğunu gösteriyor. Şardan’ın yazısında şunlara yer veriliyor:
Aldığım bilgilere göre, müfettişler, Suruç’taki canlı bomba eylemcisi Abdurrahman Alagöz’ün devletin bildiği bir isim olduğunu tespit etti.
Çünkü, Alagöz hakkında bazı yazışmalar devlet kayıtlarında bulunuyordu. Adıyaman’daki DEAŞ yapısı içinde olan Alagöz’ün “kayıp” olduğu yönünde ailesinin polise başvurması sonrasında, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü bu gelişmeyi Ankara’daki Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildirmişti.
81 İLİN EMNİYETİNE BİLDİRİLDİ
İstihbarat Dairesi, Türkiye’deki eylemleriyle ön plana çıkan ve adını duyuran DEAŞ hücrelerinden birisinde yer alabileceği kuşkusuyla Alagöz’ün adını 81 ildeki emniyet müdürlükleri bünyesindeki yerel istihbarat ünitelerine bildirdi.
Ancak, tam da bu noktada bir atlama yaşandı.
O BİLGİ MİT'LE PAYLAŞILMADI
Müfettiş tespitlerine göre, Emniyet İstihbarat Dairesi, bu bilgiyi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile paylaşmadı. Bu bilginin MİT’le paylaşılmaması önemli bir ihmal.
"SURUÇ'TA BOMBA PATLAYACAK" TELEFONU
Kaldı ki, canlı bomba eyleminden çok kısa süre önce MİT’in bir elemanı, teşkilatın Şanlıurfa’daki ünitesini telefonla arayıp Suruç’ta bomba patlatılacağı bilgisini verdi. Bu iki durumu birbiriyle bağlantıladığımızda ortaya bir ihmal durumu çıkıyor.
***
Emniyet İstihbaratı’nda Suruç saldırısı çerçevesinde MİT’le bilgi paylaşımı konusunda yaşanan “atlamanın” kaynağı ise, yazışmaları yapan polis olarak gösteriliyor. 17-25 Aralık sürecinden sonra Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde göreve başlayan polis memurunun, diğer kurumlarla yapılacak yazışmalar konusunda yeterli birikime ve bilgiye sahip olmadığı gerekçesi ortaya konuluyor.