OHAL'de 1963 işçi...

İSİG Meclis'i OHAL dönemi raporunu açıkladı, bu dönemde 1963 işçinin iş cinayetlerinde öldüğünü tespit etti

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 26 Temmuz 2017 (8 yıl 8 ay önce)

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG) OHAL dönemine ilişkin yayınladığı raporda iş cinayetlerinin görünür biçimde arttığını belirterek, bu bir yılda 1963 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini tespit etti. 



 



2013 yılında uygulanmaya başlanan 6331 Sayılı İSG Yasası’nın devlet görevlilerince büyük bir tezahüratla “müjdelendiğini”, artık hiç iş cinayeti yaşanmayacakmış duygusu yaratıldığı belirtilerek başlayan raporda, bunun aksine o tarihten sonra iş cinayetlerinin hızla arttığı ve Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’da, Şirvan’da toplu iş cinayetlerinin yaşandığı vurgulandı.



 



Raporda, iş cinayetlerinde özellikle 2016 Şubat’ından başlayarak OHAL’le birlikte tırmanan bir artış olduğu kaydedildi. Bu tarihler arasında tespit edilen iş cinayeti sayısının 2000’i bulduğu ifade edildi. OHAL sonrasında toplu iş cinayetlerinden ziyade tek tek gerçekleşen cinayetlerin çoğaldığını ve bunun giderek seri-sistematik bir karakter kazandığını belirten rapor, bu durumun işyerlerinde işçilerin söz ve karar süreçlerinden dışlanmasıyla ilişkili olduğu tespit edildi.



 



İş cinayetlerinde ilk sırayı yine inşaat, tarım ve taşımacılık işkollarının aldığının belirtildiği raporda, sadece tarım işkolunda yüzde 10 oranında düşüş olduğu ve bunun da rantçı ve tarımı yıkan politikalarla üretim alanlarının daralmasıyla birebir ilişkili olduğu söylendi.



 



Metal, madencilik ve enerji işkollarında ölümlerin her geçen gün daha da arttığı kaydedilen raporda bunun



 



Dikkat çekici olan en önemli husus ise metal, madencilik ve enerji işkollarındaki ölümlerin her geçen gün artış gösterdiği, yine gıda, kimya, tersane/liman, cam/çimento, ağaç/kağıt gibi sanayi işkollarındaki ölümlerin de oransal olarak çoğaldığı belirtilen raporda bu durumun sanayideki büyüme oranlarının artmasının manidar bir ifadesi olduğu ifade edildi.



 



İş cinayetlerinin nedenlerinde trafik/servis kazaları, ezilme/göçükler ve yüksekten düşmelerin her zaman olduğu gibi ilk 3 sıraya yerleştiği kaydedilen raporda, fakat özellikle elektrik çarpmasına bağlı iş cinayetlerinde de oransal bir artışın olduğu tespit edildi. Elektrik çarpmalarına karşı alınacak önlemlerin maliyetlerinin çok az olduğu düşünüldüğünde bu gelişmenin önlemlerinin iyice rafa kalktığını gösterdiği vurgulandı.



 



Raporda aşırı-yoğun-fazla çalışmaya bağlı olası ani ölümlerin (kalp krizi, beyin kanaması vb.) artık kalıcılaştığı belirtilerek, bu durumun OHAL’de çalışma koşullarında bir iyileşme olmadığı gibi, eskiyle kıyaslanınca daha da kötüleştiğini, kalıcılaştığını gösterdiği ifade edildi.



 



Yine bu süreçte mobbing, borç ve işsizlikten kaynaklanan trajik sonuçlarda artışlar olduğu vurgulandı.



 



OHAL döneminde çocuk işçi ölümlerinin aynı oranda devam ettiği, çocuklara dair politikada hiçbir değişikliğin sözkonusu olmadığı vurgulandı. Fakat 28-50 yaş grubundaki işçi ölümlerindeki kısmi artışın dikkat çekici olduğu belirtildi. Bu yaş grubundaki artışın, deneyim ve birikimleri de düşünüldüğünde aslında OHAL’de işçi sınıfının ana gövdesine dönük saldırıların arttığının göstergesi olduğu kaydedildi.



 



OHAL’de iş cinayetlerinin Ardahan dışında tüm Türkiye kentlerine yayıldığının belirtildiği raporda, özellikle sanayi kentlerinde belirgin bir atışın yaşandığı vurgulandı.



 



OHAL sürecinde kamu kurumları ve 50’den az işçisi olan az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğunun 1 Temmuz 2020 tarihine ertelendiği kaydedildi. Yine endüstriyel kazalara dönük yönetmelikte bazı maddelerde değişikliğe gidildiği ve bazı zorunlulukların 2019 yılına ertelendiğini hatırlatıldı.



 



İş cinayetleriyle ilgili davalardaki gözle görülür adaletsizliğin sürdüğü, asıl sorumluların mahkemelere çıkartılmadığı gibi tali sorumluların da kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldıkları, o cezaların da para cezasına çevrilerek 24 ay taksitlendirildiği hatırlatıldı.



 



Bu dönemde işçi sağlığı ve güvenliği mücadelesi veren çalışanlara atıf yapılan raporda İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde Taş-İş-Der Başkanı ve İSİG işyeri temsilcisi hastabakıcı Cemal Bilgin ve İSKİ’de taşeron sayaç okuma işçisi olan Enerji-Sen İSİG Sekreteri Tarık Yüce ile Çerkezköy’de bulunan Bony Çorap’ta patronun tüm engellemelerine rağmen İSİG temsilcisi seçilen Hakan Gürses’in yaşadıkları anlatılarak, bu gelişmelerin OHAL’in işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki uygulamalarının en somut ifadesi olduğu kaydedildi.



 



OHAL döneminde 5 grevin yasaklandığının hatırlatıldığı raporda bu tutumun aynı zamanda sendika ve örgütlenme hakkına dönük saldırıyı ifade ettiği belirtildi.



 



Tüm bu verilerin devletin tepesinin “halka ve işçilere OHAL yok” söyleminin sadece sözde kaldığını gösterdiği belirtilen raporda, her şeye rağmen sınıf mücadelesinin devam ettiği vurgulandı.



 



Raporda bu dönemdeki işçi cinayetleri verilerle şöyle:



 



Temmuz (2016) ayının son on gününde en az 63 işçi, Ağustos ayında en az 206 işçi, Eylül ayında en az 150 işçi, Ekim ayında en az 169 işçi, Kasım ayında en az 196 işçi, Aralık ayında en az 141 işçi, Ocak ayında en az 161 işçi, Şubat ayında en az 133 işçi, Mart ayında en az 152 işçi, Nisan ayında en az 151 işçi, Mayıs ayında en az 146 işçi, Haziran ayında en az 165 işçi, Temmuz (2017) ayının ilk yirmi gününde ise en az 130 işçi yaşamını yitirdi...





OHAL’li bir yılda iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı:



 




İnşaat, Yol işkolunda 449 işçi; Tarım, Orman işkolunda 360 işçi; Taşımacılık işkolunda 287 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 126 işçi; Metal işkolunda 105 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 96 işçi; Madencilik işkolunda 86 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 71 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 59 işçi; Enerji işkolunda 48 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 36 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 36 işçi; Petro-Kimya Lastik işkolunda 35 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 34 işçi;  Çimento, Toprak, Cam işkolunda 30 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 27 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 23 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 4 işçi; İletişim işkolunda 4 işçi; Banka, Finans ve Sigorta işkolunda 1 işçi; çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 46 işçi yaşamını yitirdi...






İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı:



 




Trafik, Servis Kazası nedeniyle 486 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 358 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 335 işçi; Kalp Krizi/Beyin Kanaması nedeniyle 180 işçi; Silahlı Şiddet nedeniyle 118 işçi; Elektrik çarpması nedeniyle 104 işçi; İntihar nedeniyle 87 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 80 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 43 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 35 işçi; Diğer Nedenlerden dolayı 123 işçi yaşamını yitirdi...






İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı ise şöyle:



 




14 yaş ve altı 15 çocuk işçi,



15-17 yaş arası 36 çocuk-genç işçi,



18-27 yaş arası 278 işçi,



28-50 yaş arası 1032 işçi,



51-64 yaş arası 350 işçi,



65 yaş ve üstünde 81 işçi,



Yaşını bilmediğimiz 171 işçi yaşamını yitirdi...