İzmir BB'nin davalarını geri çekmeyen 100'e yakın işçiyi işten atmasına karşı bugün eylem yapıldı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde belediyeye bağlı İZELMAN, İZENERJİ, Grand Plaza, İZULAŞ ve İZFAŞ gibi şirketlerde çalışan 100'e yakın işçinin kadrolu işçilerle aynı işi yaptıklarını belirterek, belediyenin kendilerine de aynı hakları sağlaması ve geriye dönük kayıplarını karşılaması talebiyle açtıkları davayı geri çekmemeleri üzerine “performans düşüklüğü”, “disiplinsizlik” “verimsizlik” gibi nedenlerle işten atılmalarına karşı Genel İş İzmir ve Sosyal İş İzmir şubelerinin aldığı yarım günlük iş bırakma eylemi kararı, polis ablukasıyla karşılandı.
Sendika yöneticileri ve işten atılan işçiler dün bu kararı bir basın açıklamasıyla açıklamışlardı. Buna göre belediye otobüsleri saat 06:00-08:00 arasında iş bırakacaktı, diğer birim çalışanları da yarım gün şeklinde devam edeceklerdi. Belediye yönetiminin geri adım atmaması koşullarında da eylemler büyüyecekti.
Fakat eylem sabah iş bırakacak şoförlerin örgütlü olduğu Genel İş 1 No’lu Şube’nin bu kararından vazgeçmesiyle başladı. Memurlar da katılım göstermezken, belediye yönetiminin katılacak herkese soruşturma açacağı tehdidi savurduğu öğrenildi. Memurlar birim müdürlüklerinin gelen-gelmeyen-geç gelen listeleri hazırladıklarını, bu fişlemenin belediyenin tüm birimlerinde çalışan işçi ve memurlara yapıldığını belirttiler.

Bu arada Genel-İş İzmir 1 No'lu Şubesi’nin temsilcilere “bugün eylem olmasın, alana gitmeyin” mesajı yolladığı da belirtiliyor.
Sabah saat 09:00 sıralarında Konak Pier önünde bir araya gelen işçiler sadece sendikaların bu tutumuyla değil, eylemin zayıf başlamasından da güç alan ve yığınak yapan polisin birçok dayatmasına da maruz kaldılar.
İBB, Konak Pier ve Konak Belediyesi binası önünde yığınak yapan polisle yapılan görüşmelerden sonra belli dayatmaların kabul edilmesi karşılığında yürüyüşe izin verildi. Polisle yapılan görüşmelerde basın açıklamasının İZSU önünde mi İBB başkanlık girişi önünde mi olması konusunda pazarlık döndü. Polis İBB Başkanlık girişi önünde açıklama yapılmasına, orada Başbakanlık İzmir ofisi olması nedeniyle izin vermeyeceğini, İZSU önündeki açıklamaya ise pankartsız-slogansız yürüme koşuluyla izin vereceğini söyledi. Pankart açılması koşullarında ikaz etmeden müdahale edeceğini söyledi.

İşçiler bu dayatmalara rağmen İBB önüne doğru yürüyüşe geçtiler. İlk elde slogan yerine alkışlarla birlikte pankart açan işçiler, polisin müdahalesiyle pankartı topladılar. Konak Köprüsü’nün tahtalarına vurarak başlayan yürüyüşe katılım giderek kalabalıklaştı.
Bir süre sonra İBB Başkanlık kapısı önüne gelen kitle burada, “İş, ekmek yoksa barış da yok!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!”, “Atılan işçiler geri alınsın!”, “Hak, hukuk, adalet!” sloganlarını haykırdı.
Bina önünde yapılan ilk açıklamada “Hak hukuk adalet için hükümete karşı mücadele etmemiz gerekirken CHP’li belediye için mücadele ediyoruz... “ vurgusu yapıldı.
İzmir Genel-İş 2 No’lu Şube başkanı yaptığı açıklamaya, “AKP faşizmine boyun eğmeyen Ahmet Şık’ın selamıyla başlıyorum” sözleriyle başladı.

“Hakkı olan davayı açtığı için 40, sudan sebeplerle 60’a yakın, toplamda 100 yakın işçi atıldı. Dün baskılarla işçilerin eylemini engellemeye çalıştınız. İktidarın yaptığını sosyal demokratlar yapıyorsa sizi İzmir halkına şikayet ediyoruz.
Sınıf sendikacılığı yaptığını iddia edenler, yapamadığınız belli bırakın bu işi.
Bir ay önce yaptığımız basın açıklamasında AKP iktidarının uygulamalarının işçi ve emekçi yaşamlarını zorlaştırdığını belirtmiştik. Baskı ve zor pençelerini iktidara boyun eğmeyen herkese yöneltiyor. KHK bir yönetim biçimi halini alıyor, buna karşı çıkan cezaevine konuyor.
Bu dönemde herkesin talebi olan, CHP Genel Başkanı tarafından başlatılan adalet yürüyüşü toplum tarafından kabul gördü.
Ancak işten çıkarmalar ne KHK ne de kayyumla atanan belediye tarafından değil, sosyal demokrat olduğunu söyleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldı.
Biz atılan işçilerin geri alınmasını beklerken belediye işten atmaya devam etti. Bu işçiler hakkı olan tazminat hakları için dava açan isçilerdi. Son atılmalarla performans gerekçesi gösterilmiş, hatta bazı arkadaşlarımız da gerekçesiz işten atmıştır” dedi.
İşten atılan işçilerin asıl olarak haklarını arayan işçiler olduğunu vurgulayarak, bu kıyımın da anayasal haklara ve toplu sözleşme maddelerine aykırı olduğunu vurguladı.
“İşçilerin bir kısmına dava geri çekilirse işe geri alınacağı söylenmiş, ancak davayı geri çeken işçiler dahi işlerine geri alınmamıştır” diye belirterek, “Belediye yönetiminin uygulamalardan geri dönmesini bekliyor, hukukun vereceği karara göre davranmaya davet ediyoruz. Toplu sözleşme maddelerini ihlale son vermeye çağırıyoruz. Bunlar yapılmadığı sürece her türlü mücadeleye hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. Son olarak bu süreçte kafasına kuma gömen Türk-İş ve DİSK’e bağlı sendikalara sesleniyoruz. İşçilerin haklarını koruyamayan sendikacılar bırakıp gidecek” diye söyledi. Bu son sözleri alanda bulunan yaklaşık bin işçi, “Satılmış sendikacı istemiyoruz!” sloganıyla karşıladı.
Genel-İş 2 no’lu Şube Başkanı 3 No’lu Şube adına da yaptığı konuşmaya, “Kafasını kuma gömen sendikacılar sesleniyoruz. Korkunun ecele faydası yok. Gelin hep birlikte bu işe dur diyelim, sesimizi gür çıkaralım” vurgusunu yineledi.
Sendika şube başkanı daha sonra KHK’yla atılan TÜM BEL-SEN 1 No’lu Şube Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin, Genel-İş 4-5-6 ve Sosyal-İş şube başkanlarının, DİSK Ege Bölge Başkanının, Maden Sen ve Güvenlik-Sen’in de açıklamaya destek verdiklerini belirterek, “Kalemini iktidara satmayan basın emekçilerine de teşekkür ediyoruz. Bir dahaki eylem için bizden haber bekleyin. Alanlarda, sokaklarda görüşmek üzere...” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Bu arada şoförlerin örgütlü olduğu 1 No’lu şubenin dün belediye yönetimiyle yaptığı görüşmede çıkışları durdurması nedeniyle iş bırakmadığı, ortak kararı bu nedenle uygulamadığı öğrenildi! Fakat genel olarak işçilerin sendika yönetimine güvensizlikleri ve eylem nedeniyle işten atılmaları durumunda gerekli tutumun alınmayacaklarını düşünmeleri nedeniyle eyleme isteksiz oldukları belirtiliyor.
Eylemin yarım günlük iş bırakma şeklinde devam edeceği öğrenildi.