'Medeniyet 30 yıl içinde çökebilir'

Facebook'un eski üretim müdürlerinden Antonio Garcia Martinez: Gelecek 30 yılda medeniyet tamamen çökebilir

GÜNCEL
Pazartesi, 7 Ağustos 2017 (8 yıl 8 ay önce)

Vahşi rekabet ve eşitsiz gelişimle karakterize olan kapitalist sömürü sisteminin her yapısal kriz döneminde üretim maliyetlerini daha da azaltmak için üretimin teknik altyapısını yenileme yönelimine girdiğini biliyoruz. Şimdilerde aşılamayan krizle; “yapay zeka” çalışmaları ve kızışan tartışmalar da bunun somut ifadesidir.



 



Bazıları determinist bir yaklaşımla kapitalizmin krizlerini teknolojik gelişmeyle aşabildiğini, onun bir “yaratıcı yıkım” sistemi olduğunu iddia etseler de bunun böyle olmadığını, bu gidişatın artık bir çöküşe doğru ilerlediğini bizzat bu gelişmelerin çekirdeğinde çalışanlar ifade ediyor. Hem de en çarpıcı biçimlerle…



 



Onlardan biri de “yapay zeka” üzerinde çalışmalar yapan Facebook'un eski üretim müdürlerinden Antonio Garcia Martinez…



 



Yıllarca teknolojik gelişmelerin kalbi Silikon Vadisi'nde çalıştıktan sonra bir anda her şeyi bırakıp, inzivaya çekilen Martinez, “gelecekten geldiğini” belirterek “her şeyin çöküşe doğru gittiğini” belirtiyor.



 



'İnanılmaz gibi gelen şeyler çok yakında gerçek olacak'



 



Martinez’in çekildiği adadan fısıldamadan, bağıra bağıra tasvir ettiği “gelecek”, insanda sarsıcı distopik romanların içindeymiş duygusu yaratıyor.



 



BBC'nin 'Silikon Vadisi'nin sırları' belgeseli ekibine ABD'nin Seattle kenti açıklarındaki Orcas Adası'nda satın aldığı geniş arazide konuşan Martinez, "Gelecek 30 yıl içerisinde dünya nüfusunun yarısı işsiz olacak. İşler çirkinleşebilir. Medeniyet tamamen çökebilir. O yüzden ben de buradayım" diyor.



 



Silikon Vadisi'nde geliştirilen yapay zeka ve robot teknolojilerinin sanılandan çok daha kısa bir süre içerisinde küresel ekonomik dengeleri alt üst edeceğini düşünen Martinez, "İnanın ben gelecekten geliyorum. Daha yeni San Francisco adlı zaman makinesinden çıktım. Dünyanın gelecek 5-10 yıl içinde neye benzeyeceğini gördüm. Şu an size inanılmaz gibi gelen şeyler çok yakında gerçek olacak" diyor.



 



"Çok kısa bir süre içinde dünyanın neye benzeyeceğini gördüm ve bu bana yetti” diyen Martinez, küçük Orcas Adası'ndaki arsasını kendi kendisine yetebilecek şekilde tasarlamaya çalışıyor. Barınaklar, temiz su, tarımsal ürün ve hatta mühimmat dahi stokluyor.



 



"Yaşanacak sosyal patlama sonra insanlar paraya değil, 5.56 mm'lik mermilere değer verecek" diyen Martinez, çekildiği adasından kapitalist sistemin çöküşünü ilan ediyor.



 



'Çok sayıda insan işini kaybedecek'



 



'Medeniyetin çöküşü' riskine karşı poligonlar kuran eski Facebook yöneticisi, aşırıya gidip gitmediği sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:



 



"Siyaset ve teknoloji arasında ciddi bir yarış söz konusu. Şu anda teknoloji açık ara önde gidiyor. Teknolojik gelişmelerin sonucunda çok sayıda kişi işini kaybedecek. Bu durumun önüne geçip oluşacak sefaleti önleyecek sosyal politikalara dair ise hiçbir çalışma yok.”



 



"Sadece ABD'de 300 milyon silah var. Bu da neredeyse kişi başına bir silah düşüyor demek. Bu silahların büyük kısmı da ekonomik açıdan avantajlı konumlarını yitiren kişilerin elinde."



 



‘Gelecekten korkuyorlar’



 



Martinez kendisinin inzivaya çekilen tek Silikon Vadisi yöneticisi olmadığını da ifade ediyor ve pek çok eski teknoloji uzmanının medeniyetten uzak bir hayatı seçtiğini ifade edip, "Gelecekten korkuyorlar" diyor.



 



Marx söylemişti



 



Martinez’in söylediği her şey Marx’ın o eşsiz kapitalizm çözümlemelerinin çarpıcı bir özeti gibi.



 



Her kriz döngüsünü rekabetin mantığına da uygun olarak teknik yeniliklerle aşmaya çalışan, canlı emek gücünün yerine makineyi koyarak maliyetleri düşürmeyi hesaplayan ve bu yolla hızlı-ucuz üretim olanaklarına kavuşmayı hedefleyen kapitalistler, tam da bu noktada yine kendi duvarlarına çarparlar. Keza makine artı değer üretmez, onu sadece işçi üretebilir. Canlı emek tarafından üretilen robot ya da genel olarak “makine” dondurulmuş değerdir. O değer, ancak yeni ürüne aktarabilir, kendisi yeni artı değer üretemez. Bu yeni ürünlerdeki “eski” değerin realize olabilmesiyse (gerçekleşebilmesi) satılmalarına bağlıdır.



 



Fakat her yenilik aynı zamanda büyüyen işsizler ordusu anlamına gelir. Üretilenin tüketilemediği bir toplumsal tablo oluşur. Mevcut halde bile devasa boyutlara ulaşmış işsizliğin, işçinin yerine “yapay zeka” ya da robotların “istihdam” edildiği koşullarda nasıl bir uçuruma dönüşeceğini öngörmek zor olmasa gerek.



 



Ütopya ve mücadele olmazsa



 



Martinez gibileri bu çıplak gerçeği sınıf mücadelesinden ve kapitalist barbarlığın ebediliği kabulü üzerinden resmediyorlar. Bu distopik tabloyu sınıf hareketi ve genel olarak kapitalist barbarlığa karşı gelişecek uluslararası bir toplumsal kalkışmadan bağımsız düşünerek resmediyorlar. Kapitalist sömürü sistemini ebedîleştirerek...



 



Fakat böyle bir hareket bu vampirlik düzenini yerle bir edemediği koşullarda insanlığın geleceğinin o ve onun gibilerin resmettiği bu gelecek tasviri gibi olması da kaçınılmazdır. İnsanın, doğanın alabildiğine yağmalanıp, çoraklaştırıldığı, her açıdan sınırlarına dayandığını haykıran bu sistem yerle bir edilmedikçe insanlık kendi cehennemine doğru sürükleneceği açık.