10 Ekim, 22. ay...

Katliamın 22. ayında Gar'da yapılan anmada 25-26 Eylül’de görülecek olan 5’inci grup duruşmalara çağrı yapıldı

Perşembe, 10 Ağustos 2017 (8 yıl 8 ay önce)

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da düzenlenecek Barış ve Demokrasi mitingine katılmak için çeşitli illerden gelerek, Gar önünde toplanan kitleye dönük gerçekleşen IŞİD saldırısında hayatını kaybeden 102 kişi, katliamın 22’inci ayında aynı yerde anıldı.



 



Anma sırasında yolları trafiğe kapatan polis, katliamda ölümsüzleşenlerin fotoğraflarından oluşan sembolik anıtı da kuşattı.



 



KESK yöneticileri, katliamda ölümsüzleşenlerin aileleri-yakınları, yaralananlar ve  10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin temsilcileri katıldığı anmada, “10 Ekim’i unutma unutturma!”, “Savaşa hayır barış hemen şimdi!” sloganları atıldı. “Barışı umut edenleri unutmadık unutturmayacağız” ve “İnadına barış” yazılı pankartlarının açıldığı anmada ayrıca 102 kişinin resminin basılı olduğu 10 Ekim-Der imzalı pankart ile yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı.



 



Anmada konuşan KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, katliamda yaşamını yitirenlerin mücadelelerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirterek, Gar önündeki meydanın adının 10 Ekim Barış ve Demokrasi Meydanı olarak değiştirilmesi için talepte bulunduklarını, değişmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.





Bozgeyik’in konuşmasının ardından katliam saati olan 10.04’te yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından konuşan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun basın açıklamasını okudu. “Bu ülke adaletini bu meydanda kaybetmiştir. Türkiye tarihinin en büyük katliamı şu an bulunduğumuz alanda herkesin gözleri önünde yapılmıştır” diye belirtilen açıklamada, 25-26 Eylül’de görülecek olan 5’inci grup duruşmalara çağrı yapıldı. Anma anıta bırakılan karanfillerle anma sona erdi.



 





 



Okunan basın açıklamasında şunlar belirtildi:



 




10 Ekim Katliamı’nın üzerinden 678 gün, 22 ay geçti. Türkiye’nin dört bir yanından “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne” gelen onbinlerce yurttaşa yönelik yapılan bu saldırının üzerinden aylar, mevsimler, yıllar geçiyor. 102 canımızın öldürüldüğü, 500’den fazla kişinin fiziken yaralandığı bu katliama dair çok şey konuşuldu, söylendi. Ancak ne yitirdiklerimizin acısı söndü ne de yaralılarımızın yaraları dindi. Annesini, babasını evladını yitiren “Biz, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği aileleri” bu onu dolu acı yükü taşmaya devam ediyoruz. Bu ülkenin daha demokratik ve barış dolu bir emek ülkesi olması için bedel verenlerin “ailesi” olarak bizler bugün burada ve her ayın 10’unda, 10 Ekim anması için demokratik kamuoyu, siyasi partiler, sendikalar ve diğer tüm kurumlardan destek bekliyoruz.



 



Biz biliyoruz ki, Diyarbakır-Suruç ile başlayan 10 Ekim’le bizi de yaralayan ve Antep’de bir düğüne ve çocuklara bile saldıran bu karanlık ordu ve destekçilerine karşı bir arada kalınarak mücadele edilmelidir. 10 Ekim Katliamı Türkiye’de emek, barış ve demokrasi diyen herkese yapılmıştır. Bugün burada bunun anması yapılmaktadır. 10 Ekim’i ve diğer katliamları unutursak, hesabını sorumlularından sormazsak, bu anmalara gelmezsek, IŞİD karanlığına ve destekçilerine teslim olmuş olacağız. Karanlığa teslim olmayacağız!



 



Bu ülke adaletini bu meydanda kaybetmiştir. Türkiye tarihinin en büyük katliamı şuan bulunduğumuz alanda heresin gözleri önünde yapılmıştır. Türkiye bu alanda karanlığa ve adaletsizliğe savrulmuştur. Hiçbir adalet, yitirdiklerimizi bize geri getiremez yani ne olursa olsun eksik bir adaletle karşı karşıyayız. 10 Ekim mahkemesinin 5’inci tur duruşmaları 25-26 Eylül’de Ankara’da devam edecek. Mahkeme salonuna henüz bu katliamın tüm sorumluları getirilmiş değil. Doğrudan suç fiiline dahil olan sanıkların çeşitli operasyonlarda öldürülmesi, yurtdışına kaçabilmesi bu davaya gölge düşürmektedir. Ayrıca IŞİD saldırıları sonucu ortaya çıkan katliamlarda açılan mahkemelerde biz dernek olarak müdahil olmak istiyoruz. En son 5 Haziran Diyarbakır Katliamı için bu yöndeki talebimiz mahkeme tarafından reddedilmiştir. Reddedilsin veya edilmesin bu saldırılara karşı açılan davalarda tarafız.



 



Ayrıca bu davanın üzerindeki en büyük gölge, kamusal sorumlulukları gereği Türkiye tarihinin en büyük katliamını önlemesi gereken kurumların, bu kurumların başlarında bulunanların ve siyasal olarak sorumlu olanların hesap vermemesidir. Bu hesap da er geç sorulmalıdır. Sorulacaktır. Karanlık bir vahşet örgütünün binlerce kilometre yol katedip gelip bu katliamı gerçekleştirebilmesi bu sorumluların sadece utancı değil aynı zamanda hesap vermesi gereken bir konu olmalıdır. Katliam anında nefes almakta güçlük çeken yaralıların ve onlara yardım etmeye çalışanların üzerine biber gazı sıkanlar, ambulanslardan önce TOMA gönderen bir kamusallık bu ülkenin toplumsal vicdanında mahkum edilecektir.



 



10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği ve bu alan gelen onbinlerin talebi olarak; bu meydanın “Emek, Barış ve Demokrasi” temasını içerecek şekilde anıtlaştırılmasını talep ediyoruz. Bu meydanda kaybettiğimiz adalet duygusunun yeniden inşa edilmesi için bu alanın bir bütün olarak, bir hafıza olarak bu amaçla anıtlaştırılması gerekmektedir. Bu ülkede demokrasi, barış ve emek mücadelesine duyulan saygı bu alanda sergilenmelidir. Burada yitirdiklerimizin talepleri, ilkeleri ve mücadeleleri bu alanda karşılık bulmalıdır. Bu meydanın adı “10 Ekim Barış Meydanı” olmalıdır.