Anayasa Mahkemesi, SGK'nın bazı maddelerini iptal etti. TÜSİAD: Reform, temel esasları korunarak derhal Meclis’ten geçirilsin. Deutsche Bank: Türkiye'nin bu reformdan geri dönmek gibi bir alternatifi yok. IMF: Ne kadar yıkım o kadar para.
Emperyalist mali sermayeye verilen sözler Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Ocak 2007'den itibaren hayata geçeceği yönündeydi.
IMF 5. gözden geçirmeyi bunun üzerine sonuca bağlamış ve 900 milyon dolarlık krediyi serbest bırakmıştı.
Fakat, Anayasa Mahkemesi'nin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun emeklilik yaşı, prim gün sayısı gibi maddelerini kamu çalışanları yönünde iptal etmesi yasanın hayata geçeceği Ocak 2007 tarihini rötarlar nitelikte. Önümüzdeki yılın seçim yılı olması meclisteki bütçe tartışmalarını alevlendirmişken araya bir de SGK'nın iptal edilmiş maddeleri sokulamıyor.
Daha önce Danıştay tarafından sağlıkta tasarruf tedbirleri kapsamında reçetelere en fazla 7 günlük kullanıma yetecek ilaç yazılması uygulaması iptal edilmişti.
Reçeteler üzerinde olmayınca, ilaç ambalajları üzerinde oynama yapılmış ve ilaç tekellerine ilaçlar 7 günlük kullanıma yetecek şekilde ambalajlatıp uygulama hayata geçirilmişti.
Fakat, hükümet Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddeleri için henüz bir ara formül bulabilmiş değil.
Bu durum tekelci burjuvaları çileden çıkardı. Yazılı bir açıklama yapan TÜSİAD, sosyal güvenlik reformunun elzem olduğunu vurgulayıp, reformun temel esaslarından geri adım atılmayarak seçim sonrasına bırakılmadan yeniden Meclis’te ele alınmasını buyurdu.
Sadece TÜSİAD değil, Deutsche Bank ve IMF'de konuyla ilgili görüşlerini açıkladı!!
Uluslararası yatırım bankası Deutsche Bank, kanunun bazı hükümlerinin iptal edilmesinin, Türkiye için önemli bir reformdan geri dönüş anlamına geldiğini belirtti. IMF ise hükümetle görüştükten sonra açıklama yapacağını bildirerek sopa sallamayı sürdürdü.
Bu açıklamalar üzerine ise Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu bugün için acil toplantı kararı alırken, toplantıyı beklenmeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu tarafından IMF ve TÜSİAD'a güvence sunulan bir açıklama yapıldı. Başesgioğlu, Sosyal Güvenlik Reformu'yla ilgili kararlılıktan vazgeçmediklerini, reformu rafa kaldırmadılarını beliterek bir hafta içinde gereken adımların atılacağına dair güvence verdi.
Patronların ve emperyalist sermayenin asıl derdi ise kendini TÜSİAD açıklamasında çok net bir şekilde ortaya koydu:
Sistemdeki finansman sorunu, 1999 yılında yapılan düzenlemelerle çözülmeye çalışılmasına rağmen, sosyal güvenlik kurumlarına Hazine’den yapılması gereken transferlerin hem miktarı, hem de milli gelire oranı artış eğilimini sürdürmüştür. Bu transferler, AB’nin Maastricht kriterlerine göre toplam bütçe açığının milli gelire oranı için öngörülen yüzde 3 seviyesini bile tek başına geçen boyutlara varmıştır.Mezarda emeklilik, alınamayan ilaçlar, tedavi edilemeyen hastalarımız için; Yüzde 3.