Cuma, 21 Ekim 2005 (20 yıl 10 ay önce)
Cenevre kenti, 15-19 Ekim günleri arasında DTÖ görüşmeleri kadar küreselleşme ve sistem karşıtı aktivistlerin eylem, etkinlik, gösteri ve toplantılarına tanıklık etti. (15 Ekim gösterileri için bkz. /index.php?p=319)
Tarım sübvansiyonları üzerinden elde edilen rantın paylaşımında ve G-7 emperyalist ülkelerinin dünyanın tüm tarım alanlarının soğurulmasında ipi elinde tutması, G-19 ülkeleri açısından ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Bu rahatsızlıkları küçük tarım üreticileri ve çeşitli sivil toplum örgütleri üzerinden dillendirmeye çalışan G-19 temsilcileri, 17 Ekim’de bunlarla lobi görüşmelerinde bulundu.
Küreselleşme karşıtı hareket
Küreselleşme ve sistem karşıtı hareketler, farklı ülkelerden (Brezilya, Küba, Meksika, Filipinler, Hindistan, İtalya, Fransa, Belçika, Almanya, Güney ve Batı Afrika, Güney Kore, Kamboçya, Türkiye…) farklı örgütlenme temsilcileri olarak
18 Ekim günü,
Dünya Sosyal Forumu’nun iletişim ve koordinasyon işlerinden sorumlu
Brezilya Sendikalar Konfederasyonu’nun gündem önerileriyle toplandı. Toplantı Kasım ayında Hong Kong’da gerçekleşecek olan
DTÖ zirvesinin engellenmesi eksenli eylem programına dair bilginin paylaşılması ve bunun üzerine görüş alış verişiyle başladı. Küreselleşme karşıtı hareketin açmazlarının ve çıkış yollarının tartışıldığı toplantıda 2001-2003 yıllarında, emperyalist saldırganlık ve savaşla birlikte tüm ülkelerde atakta olan hareketin son yıllarda bir durağanlık ve parçalanma yaşadığı tespitleri yapıldı.
“Radikaller-ılımlılar” saflaşması olarak tanımlanan ayrışmaların nedenleri tartışıldı.
Oradaydık
Emperyalist tekel karşıtlığı ile simgeleşen Fransız çiftçi lideri
Jose Bove gibi simaların,
“her ülke kendi tarımıyla kendini besleyecek durumda olmalı”yı savunduğu toplantıya, Türkiye’den, sosyalizmin kaçınılmazlığında ısrar eden
Devrimci Proletarya Enternasyonal Büro aktivistleri katılmıştı. Hareketin sınıfa ve halklara karşı fiili saldırıların gündeme geldiği kesitlerde bir tepki olarak kitleselleştiğini,
“başka bir dünya mümkün” şiarında birleştiği ve
mümkün olanın adını koymadığı, bir gelecek perspektifinden yoksun olduğu içinde tıkanma noktasına gelindiğinin altı çizildi. Bir hedefte ortaklaşmayan harekette ayrışmanın kaçınılmaz olduğu ve aynıların aynı yerde toplandığı uğruna mücadele edilecek bir hedefin belirlenip onun etrafında kenetlenilmesi gerektiği vurgulandı. Bugün Fransa’da özelleştirmeye karşı direnen liman işçileriyle, Türkiye’de özelleştirme karşıtı hareketin çıkarlarının ortaklığına ve buluşma zeminlerine atıfta bulunuldu. Türkiye’de
DÖS-G ve sınıf içerisinde yeni bir devrimci sendikal hareket yaratma faaliyetlerine dönük aktiviteler anlatıldı.
2006 yılındaki uluslar arası etkinlik ve eylem programına dönük bir metnin hazırlanması, bunun Hong Kong sonrası bir netliğe kavuşturulması, IMF-DB-G8 zirvelerine karşı bir hareketin örgütlenmesi için koordinasyonun oluşturulması kararlarıyla toplantı tamamlandı. Bir sonraki toplantının
2006 yılında
Kenya’da yapılacağı belirlendi.