Dershanede geçer yaşamaya ayrılmış tüm zaman.. Haftanın altı günü, sabah sekiz, akşam dokuz... Neden böyle, ne yapmalıyım?
Mutsuzum, çok mutsuzum! Neden böyleyim? Ben yoksa hep böyle miydim acaba? Ruhsal dengemi mi yitirdim? Ya da benim ruhsal dengem hep bozuk muydu?
Düşünüyorum…
Geçmişe dönüyorum. Ben böyle değildim adrenalin salgıladığım dönemlerim de vardı benim. Hatta mutluluğu yasadığım zamanlar yavaş yavaş aklıma geliyor. Nerede koptum o zaman ben? Bilmiyorum… Bildiğim tek şey acıyorum, acı çekiyorum. Ve bu acıdan kurtulmak istiyorum. Yasadığım ortam bana mutsuzluk veriyor. Yasadığım ortamdan kurtulmak istiyorum. Neden dershanede çalışmak istedim ki ben? Başka çarem yok diye mi? Zorunluluk muydu? Neden dershaneci oldum? Evet ben çok iyi biliyorum bu meslek benim için BİLİNÇLİ BİR TERCİHTİ. Öğretmen bir anne babanın, idealist bir anne babanın kendince idealist bir evladı olarak tercih ettim bu mesleği. Ne para kaygısı ne kişisel kaygılar sadece ve sadece toplum hayatına anlamlı bir katkı yapmak. İnsanların geleceklerini kurmalarında katkıda bulunmak. Aslında bunu anlatmak çok zor. Daha fazla uzatmayacağım. Bu satırları okuyan öğretmenler bunu çok iyi anlayacaklar, neyden bahsettiğimi…
“Aslında emeğimizin karşılığı bu değil, bizim emeğimizin karşılığı parayla ölçülemez, öğretmenlik çok kutsal bir meslek…”
Bu yıl 100 milyon lira para veriyoruz. Bizimle bir süre çalışın biz sizleri yetiştireceğiz. Siz yetiştikten sonra çok güzel koşullarda iş bulabileceksiniz. Aslına bakarsanız hocam bu işte aslolan da tecrübe. Emin olun birileri sizi iyi eğitip geliştirsin, geleceğinizi çok iyi kurarsınız. Emeğinizin karşılığı değil biliyoruz; ama malum bizim ekonomik durumumuz da belli. Biz size 300 milyon lira verelim. Biz başka yere benzemeyiz. Biz söz verirsek tutarız.burada çok samimi bir ortam var . Öğretmenler birbirleri ile kardeş gibidirler. Birbirlerini çok severler…Vay be bu sefer sanırım şansım bana gülüyor. Geleceğimi kurtarıyorum. Galiba az kaldı biraz dişimi sıktım mı 3 yıla kadar buraların en iyisi ben olurum.
Hocam biz senden gayet memnun kaldık. Senin matematikçiliğine diyecek bir şeyimiz yok. Sen iyi bir matematikçisin; ama önümüzdeki yıl bizim durumumuz belli değil. Yani kaç öğrencimiz olur, işi yürütebilir miyiz, bilmiyoruz. Onun için eylülde biz seni ararız ama sen kendine bir iş baksan daha iyi olur…Üzerimden kaynar sular döküldü. Ağlamak istiyorum, ağlamak istiyorum… Bunun için miydi her şey? Hasta yatağımdan kalkıp gelmem, her gün aksam 9’lara kadar çalışmam, her şey bunun için miydi?
dershane öğretmenleri bülteni, Sayı: 1
www.dershaneogretmenleri.org