Cezaevlerinde yok yok!

Seydişehir'de tekbir dayatması, Tekirdağ'da çıplak arama, Tarsus'ta özel birim, Urfa'da ayakkabı araması

GÜNCEL
Çarşamba, 23 Ağustos 2017 (8 yıl 10 ay önce)

Tek tip elbise saldırısının da gündemde olduğu cezaevlerindeki hak gaspları ve diğer saldırılar hız kesmeden devam ediyor.



 



En son Antep H Tipi Cezaevi’nden Tekirdağ 2 No’lu F Tipi’ne sevk edilen tutsak Ahmet Seçak zorla çıplak aramaya maruz kaldı ve gardiyanlar tarafından ölümle tehdit edildi.



 



Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ise tutuklular avukat görüşü sırasında ayakkabı aramasına maruz kaldıkları için çıplak ayakla görüşle çıktılar.



 



Konya Seydişehir T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsakların sayım öncesinde gardiyanların “tekbir getirin” baskısına maruz kaldıkları öğrenildi.



 



İşkence ve baskılarla gündemde olan Tarsus Cezaevi’nde ise bazı gardiyanların tüm yasa ve kuralların üstünde bir keyfilikle hareket ettikleri avukatlar tarafından aktarıldı.



 



“Hepinizi öldüreceğiz”



 



dihaber’de yer alan habere göre, Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nden Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen tutuklu Ahmet Seçak, gardiyanlar tarafından elbiseleri çıkartılarak zorla çıplak aramaya tabii tutuldu.  Avukatının verdiği bilgiye göre, çıplak aramayı reddeden Seçak, gardiyanların hakaret ve küfürlerine maruz kaldı. Gardiyanların Seçak'ı, “Kürtlerin hepsi teröristtir. Ölümü hak ediyorsunuz. Hepinizi öldüreceğiz” diye tehdit ettiği belirtildi. 



 



Seydişehir’de tekbir baskısı



 



İşkence ve darp iddialarıyla gündemden düşmeyen Van T Tipi Cezaevi’nde 9 siyasi tutuklu sevk edildikleri Konya Seydişehir T Tipi Kapalı Cezaevi’nde baskı, hak gaspları ve gardiyanların “tekbir getirin” dayatmalarına maruz kaldıkları öğrenildi.



 



Ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşadıklarını anlatan Yılmaz Uçar, Seydişehir’e vardıklarında çıplak bir şekilde x-ray cihazından geçirildiklerini, cuma gününden bu yana da her gün kendilerine temizlik yaptırıldığını anlattı. Gardiyanların sayım öncesi “Tekbir getirin" dayatmasında bulunduğunu belirten Uçar, ailesine şunları anlattı: “Siyasi tutsak olduğumuzdan dolayı kötü muamele görüyoruz. Cuma’dan bu yana getirildiğimiz yerde 3 gündür sadece kuru ekmek veriyorlar. Yemek vermiyorlar. Her gün zulüm görüyoruz. Bizi öyle kaybederler ki siz asla bulmazsınız. Van’da da duruma ilişkin dilekçe verdik. Burada da veriyoruz. Kimse ilgilenmiyor.” 



 



Urfa’da tutuklulardan çıplak ayaklı protesto



 



Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ise tutukluların avukat görüşü sırasında ayakkabı aramasına maruz kaldığı belirtildi. Müvekkili ile görüşen Avukat Yasin Aktaş, kadın tutukluların bu uygulamayı çıplak ayakla görüşe çıkarak, protesto ettiğini söyledi.



 



Katliamcı müdürün görev yaptığı Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi



 



Özgür Gelecek gazetesindeki habere göre işkence, baskı ve hak gasplarıyla gündemde olan Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde bazı gardiyanlar her türlü yasa ve kuralın üstünde hareket edecek bir rahatlığa sahip oldukları belirtildi.



 



24 Eylül 1996 tarihinde 11 PKK’li tutuklunun demir sopa ve çubuklarla katledildiği, 24’ünün de yaralandığı katliam sırasında Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1. Müdür olarak görev yapan Mahmut Çaça’nın müdür olduğu bu cezaevinde tutsaklara zorla çıplak arama dayatılıyor, tüm hakları keyfi şekilde gasbediliyor, gardiyanlar sık sık tek tip elbise tehdidini gündeme getiriyor ve her türlü keyfiliği rahatça sergileyebiliyorlar.



 



12 siyasi kadın tutsağın süresiz dönüşümsüz açlık grevine devam ettiği hapishanede yaşanan gelişmelere dair Özgür Gelecek’e konuşan Av. Rıza Yalçın Koçak, müvekkilleri ile yaptığı görüşmede müvekkillerinin; en ufak bir hakkın alınması, örneğin içme suyunun koğuşlara verilmesi için bile günlerce direnmek zorunda kaldıklarını belirttiklerini aktardı. Öte yandan Koçak, müvekkillerinin “Hapishaneye sürgün ve sevk ile gelen bütün tutsaklar darp edilerek çıplak arama işkencesine maruz bırakılıyor ve bu uygulama kalıcılaştırılmaya çalışılıyor” dediğini belirtti.



 



Gardiyanların “ben yaptım” rahatlığı!



 



Koçak, gardiyanlar tarafından tek tip elbise tehditlerinin yaşandığını, yanı sıra hapishanedeki uygulamalarda bir günün diğer bir günü tutmadığını ancak baskının sürekli olarak farklı biçimlerle yaşatılmaya çalışıldığını belirtti. Tutsakların aktardıklarına göre; tutsaklara müdahale için hiçbir şey bulamayan gardiyanlar sudan sebepler yaratmaya çalışıyor. Örneğin bazı gardiyanlar tutuklulara ait fotoğrafları toplamak için koğuşlara gelip provokasyon yaratmaya çalışıyor. Bu gibi sorunlar uzun uğraşlar sonucu ve bazen de başka gardiyanların araya girmesiyle çözülebiliyor.



 



Koçak, tutukluların bazı gardiyanların yaptıklarının ve konuştuklarının karşısında “bunlar bu cesareti nereden alıyorlar” diye düşündüklerini aktardı. Av. Koçak, müvekkillerinin yeni tutuklanan ve bebeği ile birlikte hapishaneye gönderilen bir tutsağın çıplak aramaya maruz bırakıldığını ve çıplak arama sırasında bebeğine de gazete kağıtları üzerine yatırılarak çıplak arama yapıldığını aktararak, bunu gardiyanlara sorduğumuz da bir gardiyanın “evet ben yaptım! İsterseniz gidin şikayetçi olun” diye rahatlıkla yaptığı suçu üstlendiğini söylediklerini belirtti.



 



Tarsus Hapishanesi’nde özel birim mi var!



 



Av. Koçak’ın müvekkillerine dayanarak, TBMM’ye bağlı İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinin hapishaneye ilişkin tuttukları raporlar sonucu çoğu gardiyan hakkında soruşturma başlatıldığını belirtti. Koçak soruşturmalar sonrasına ilişkin müvekkillerinin; “Bu soruşturmalar sonrası birçok gardiyan eskisi gibi baskı politikalarını uygulamaya cesaret edemezken bazı gardiyanlar ise hiçbir şey dinlemeden saldırılarına devam edebiliyor. Örneğin soruşturması olan bir gardiyan ‘evet, ben yaptım’ diyebiliyor. Bunun yanısıra saldırgan olan gardiyanların isimleri hiç değişmiyor, saldırgan olan gardiyanlar her durum da saldırgan oluyor” dediklerini belirtti.